lions kulüpleri bildiğim kadarıyla 28 yaş üstü üyelerden oluşmaktadır. 28 yaşın altındaki üyeler içinse leo kulüpleri devreye girer ve leo üyelerini birer lions adayı olarak yetiştirir.
leo nun kulüp kapsamındaki açılımı;
leadership,
experience,
opportunity olup, türkçe dilinde; liderlik, deneyim ve olanak yaratmak anlamına gelir.
leo kulüpleri dünyanın her yerinde belli bir kültür seviyesine ulaşmış, yardımsever ve dünyadaki olumsuz gelişmeleri gözardı etmeyen insanlardan oluşur.
ülkemizde neredeyse her şehrinde bulunan, bu özellikleri taşıyan, maddi olanakları elveren ve leo yaşam biçimini kavramış üyelere sahip leo kulüplerinin; asıl amacı hem kendi içerisinde hem de ihtayacı olan insanlar içerisinde olanak yaratmaktır...
gelelim işin gerçek yüzüne;
aylardır ismini ondan bundan duyduğum bu çok saygın kulüplerin kendi şehrimdeki şubesinde düzenlenen bir kaç toplantısına katılma şerefine nail oldum. (bkz:
nail olmak)
zamanla ortam beni ve yakın çevremdeki arkadaşlarımı sardı ve bu olayı canı gönülden kabullendik.
amaç yardım yapmak olunca aileden de kötü bir tepki gelmiyor tabii.
ama işin içinde canımı sıkan bir şeyler var. kendimizi bunca yıl bir şekilde yurtiçinde-yurtdışında, okulda, sokakta, ev yaşamında geliştirmiş; kendimizce belli bi kültür düzeyine ulaşmışız. (bu ben oluyorum) bu bahsettiğim ortamda bulunan güzel ablalarımız-abilerimizin çoğu üniversite mezunu olmakla beraber; işini gücünü almış, maddi özgürlüğüne ziyadesiyle kavuşmuş, hatta sohbet ortamında kendini fazlasıyla belli edecek kadar da olağanüstü hadiselere şahit olmuş sözümona cici insancıklar.
sosyal etkinler fazlasıyla göze çarpıyor kulüp içinde. dolayısıyla insanları her haliyle görme şansını da yakalamış oluyoruz böylece.
bi ara gecenin ilerleyen saatlerinde bi canlı müzik muhabbeti atıldı ortaya... hah dedim işte benim kendimi gösterme sıram geldi. ne de olsa bu kıç kadar şehirde en iyi müziğin nerde olduğunu benden başka kimse bilemez.
tam bizim saygı ve namıdeğer
manha de carnivalve onun şimdilerde kendini halk müziğine adamış saz arkadaşları aklıma gelmişti ki; bu kültür seviyeleri çoook yükseklerde uçan arkadaşlar beni şoka sokan bir bar ortamı ve şokun ardından ayılmamı sağlayan bi kova dolusu buzla birlikte hayatımda dinlemek istediğim son ismi önermişlerdi bile...
kısacası hepsi eller havaya meraklısı çıktı ve tek dertleri içip içip kendini sahneye vurmak olan bi grup aman sabahlar olmasın cılar. şimdi burda bana garipsenecek ne var ya da o ortamdan ne bekliyordun gibisinden yorumlar atmayın lütfen.
ben kendilerini üst düzey, yani elit grup grubunda gören insanların; sanattan, sanatçıdan, gidilecek ortamdan da anlayacağını düşünmüş kısa bi an da olsa hayal kırıklığıyla yüzyüze gelmiştim.
bir de türkiye nin genel sorunu olan çarpık kadın-erkek ilişkileri de burda gözle görülür oranda su üstüne çıkmakta. neden mi?
çünkü hepimiz zengin çocuğuyuz, hepimiz kokoşuz, hepimiz arabamızla, giydiğimiz markayla hava atabilecek kadar da görgüsüzüz. yani hepimiz birbirimize süper karı-koca oluruz mantığı.
bu durumda bu kulüpten beklentilerim beni ne kadar hayal kırıklığına uğratmış olsa da; işin aslını kısa sürede görmüş olmanın sevinci içerisindeyim.
ama bu kulübü bırakacağım anlamına gelmiyor. zaten amacım kulübü kötülemek de değil, zira bir çok şehirde bu işi gerçek anlamıyla yerine getiren bir sürü kulüp var. belki de ben bulunduğum ortamı yadırgadım. belki de gerçek suçlu benim
ama en azından benimle aynı fikirde olan ve onlara gerçek müziği, gerçek yardımı, gerçek dostluğu anlatabilecek kadar kültür seviyesi gelişmiş insalar da bulunmakta bu toplulukta. belki bizim bu kulüptekilere bir yardımımız dokunur.. her ne kadar alt kültür edebiyatı yapan arka sokak çocuğu olsak da...