• görseller

    • liman von sanders
    • liman von sanders
    • liman von sanders
    • liman von sanders
    • liman von sanders
    • liman von sanders
  1. birinci dünya savaşı'nın bir kısmında osmanlı orduları komutasına getirilmiş alman subay.
  2. çanakkale savaşında atatürk'ün şarapnel tarafından kırılan cep saatini hediye ettiği 5. osmanlı ordusunun komutanı
  3. ikinci meşrutiyet'in ilânından sonra ordunun büyük ve küçük bir çok mensubu, siyaset üzerinde söz sahibi olmaya çalıştı. bu da beraberinde ordu içi anarşiyi getirdi.

    bu esnada dünya 1. dünya savaşı'na yaklaşıyordu. savaş patlayınca osmanlı kabinesi üçe bölündü. bir taraf rusya-fransa ittifakına, bir taraf almanlara katılmak istiyor, diğer taraf(sızlar) ise şartların olgunlaşmasını beklemeyi tavsiye ediyordu. almanların askeri gücüne hayran olan ve savaşı kazanacağına inanan harbiye nazırı enver paşa, alman elçisinin başbakan talat paşa üzerindeki baskısını kullanarak almanların yanında savaşa girmeyi kabul ettirdi.

    akabinde alman general von sanders başkanlığında getirilen heyet 1. ordunun komutasını üzerine aldı. ingiltere, fransa ve rusya'nın şiddetli protestoları ise sonuçsuz kaldı.

    sonra birinci dünya savaşı oldu. (bkz: birinci dünya savaşı)

    birinci dünya savaşını kaybettikten sonra imzalanan mondros ateşkes antlaşması'nın ağır şartları mustafa kemal'i tarih sahnesine çıkmaya zorladı. von sanders'i de bi daha duyan gören olmadı.
  4. osmanlı ile yaşadıklarının ardından türkiyede 5 yıl adlı kitabı çıkarmış, kitapta mehmedimizin büyük başarılarında alman subayların büyük pay sahibi olduğunu söyleyerek asıl başarıları onlara mal etmeye çalışmıştır.

    (bkz: afkurmak)
  5. bırakın alman ordusunda general olmayı, mutfakta patates soymayı bile beceremeyecekken, mahalle maçlarında kaptanlık bile yapamayacakken osmanlı ordusuna general olmuş adam.

    bu adam yüzünden nice aklı başında, ilim irfan sahibi türk subayının alacağı görevlere ossuruk alman askerleri getirilmiş, mustafa kemal'in kurduğu savunma düzenini tamamen değiştirerek kara harekatının ilk gününde onbinlerce şehit vermemize sebep olmuş, çanakkale savaşı bu adam yüzünden 2 yıl uzamıştır. kimseyi dinlemeyen sikinin keyfine göre hareket eden bir subaydır ama çanakkale savaşlarının sonlarına doğru bir taraflarına giren şemsiye açılmaya başlayınca bütün komutayı mustafa kemal'e bırakmış ve olay yerinden koşar adımlarla kaçmıştır. kendisine göre yaşça ve rütbece küçük mustafa kemal ise sorumluluktan kaçmamış ve savaşı kazanmıştır. bütün bunlara rağmen hala da başarıyı kendi taktik(!) zekasına mal etmeye çalışmaktan da geri kalmamıştır. övülecek tek yanı iş işten fazlasıyla geçmiş olsa da mal bir insan olduğunu kabul edip mızmızlanmadan görevi mustafa kemal'e bırakmasıdır.

    sevmiyorum bu adamı, o kadar.
  6. bilinenin aksine, çanakkale savaşı'nı yönetmiş asker...
    mustafa kemal'i miralay rütbesine de bu asker atamıştır...
  7. https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/...

    “anafarta civarında toplanan bütün birliklerin komutasını, arıburnu cephesinin kuzey kanadında bulunan 19. tümen komutanı albay mustafa kemal beye verdim
    ilk askeri başarısını trablusgarp’te gösteren mustafa kemal, sorumluluk ve görevden sevk duyan bir komutan özelliğine sahipti. daha 25 nisan sabahı 19 tümen ile ve hiçbir yerden emir almaksızın kendiliğinden muharebeye müdahale ederek düşmanı sahile kadar püskürtmüş ve bundan sonra üç ay süre ile kırılmaz bir azimle devamlı düşman saldırılarına karşı koymuştu. ona tam anlamıyla güvenilebilirdi.”
    yine liman von sanders 1915 yazında enver paşa’ya gönderdiği yazıda da şu tespitleri yapmıştır:
    “mustafa kemal bey, 5 ay önceki ilk karaya çıkış hareketinden beri 19. tümenin başında parlak şekilde savaşmış ve ingilizlerin anafarta kanadında son büyük çıkarma hareketleri esnasında müşkül bir anda kumandayı ele almak zorunda kalmıştır. (…) albay mustafa kemal bey burada da görevini büyük bir cesaret, iyi ve açık tertibat alarak ifa etmiştir. öyle ki kendisine –vazifem gereği olarak- tekdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade ettim.”

    “filistin muharebelerinde ordumuz bozuldu. ordu kumandanı liman von sanders paşa kaçtı. ve zorlukla kendini esaretten kurtardı. bunun üzerine üç ordu kumandanı cevat, mersinli cemal ve mustafa kemal paşalar enkazı dera’da topladılar. fakat daha kıdemli oldukları halde cevat ve cemal paşalar ordu kumandanlığını mustafa kemal’e bıraktılar. kendileri çekilip gittiler. mustafa kemal ise en buhranlı, en nazik bir zamanda bu döküntülerden ibaret ordunun kumandanlığını alma cesaretini gösterdikten başka olabildiği kadar düzenlediği bir ordu ile halep civarındaki istila ordusunu durdurmaya da muvaffak oldu ki, bu gerçekten hayrete şayan bir olaydır.”