bazen açık mavi,bazen kapkara,bazen bembeyaz;fevri,lanet mi lanet,hoşsohbet mi hoşsohbet,dolu mu dolu adam. altı aylık kızağa çekilme sırasında özlenecekler listesindekilerden.
bu adam da benle aynı eziyete katlandı (bkz: esbie van heerden).
o değil de, bunla aynı dersi aldığımı daha yeni keşfettim, daha doğrusu o yeni keşfetti, ben bilmiyordum. *
tanışalı iki sene oldu ama tanıyalı ne kadar oldu bilemiyorum hatta büyük ihtimalle tanımıyorum. ama bildiklerim (görürsün deşifre ediyim de seni):
hazırlıkta aynı sınıftaydık ama hatırladığım yurtta çamaşır yıkamak zor oluyo konulu bi muhabbetimiz. bi de -aklıma gelmişken- adanalıdır kendisi.
neyse sonra bi gece kafası bozuktu hatta, msn listesini düzenlerken beni de eklemiş. o gündür muhabbet ederiz. hatte sözlüğe ben çağırdım ne iyi etmişim. aklımda olan en büyük özelliği yardımsever olmasıdır hakkaten öyle. cevap vermeye hiç üşenmez. ayrıntılı bir şekilde cevap verir. tabi zamanının bol olmasını da göz önünde bulunduruyoruz(ehehe). anlıcağınız boş gezenin boş kalfasıdır benim gibi.
samimi bir insandır, bazen hiç beklenmedik tepkiler verir beni güldürür. bana sürekli "seni pataklıcam, sinirlendirme beni şimdi" der. selamı sabahı olan insanlardandır.
dünyanın çeşitli dertlerinden o da nasibini almıştır. ama çok ama az almıştır. bir şey anlatırken anlayacağını düşünürsünüz. attığınız taşın sesini duyarsınız. bilirsiniz boşluğa atmamışsınızdır. söylediklerinizin tercümesi vardır onda. gayet iyi çevirir.
çok fazla görüşemeyiz ama yine de ihmal etmez. biraz daa tanıyım daa ayrıntılı bilgi vercem.
şöyle bir şeydir(kendisi dedi): http://www.reich-der-spiele.de/images/rds/essen2003/impressionen-gollum.jpg
öncelikle iyi bir insan..bu devirde herkes iyi, herkes çiçek belki ama, iki kelam laf edilebilecek, söylenen sözün gayet güzel paslanabileceğini hissettiren bir renkli (bkz: lightblue) şahsiyet kendisi..kebap diyarından kopmuş gelmiş, evine dönmekle beni tehdit! de eden acayip bir insan..hadi bakalım..hayırlısı artık..
-merhaba ben blue, betty blue!
-merhaba , ben de blue, lightblue
diyaloğuyla başlayan ve evrensel arkadaşlık yasası gereğince aşk acılarımızı paylaşarak devam eden arkadaşlığımız, uzun yıllar süreceğe benzer. zira kendisiyle sohbet etmek keyifli çünkü anlattıklarınızın havada kalmadığını hissediyorsunuz.
hazretle vicahi olarak tanıştıktan sonra zihnimdeki adana'lı profili netleşmiş bulunuyor. türdaşları gibi bu muhterem de keyifçi, vefalı, söznünün eri, anadolu insanının doğal gerçekçiliğine sahip bir zat-ı hasenül adattır. her ne kadar zirve sonrası köfteyi değil de tostu şeçerek beni üzmüş olsa da delikanlılığından şüphemiz yoktur. öyledir böyledir vesselam.
bir tuvalet muhabbeti esnasında kaynaştığım, ısındığım, sonra da adanalı olduğunu öğrendikten sonra daha bir ısındığım, fakat mahalledaş olduğumuzu öğrendikten sonra kucakladığım insan, hemşom, toprağım...
süper şahsiyet. adamı tanımak isteyin ya da istemeyin içinizde bir şeyler sürekli onu kurcalamak için dürter. gizemlidir. bünyesinde her şeyi barındırır. en ilginç bulduğunuz şeyler bile onun kadar ilginç olmayabilir. ona ablalık veya abilik yapmak çok keyiflidir çünkü sizi takmıycak bile olsa kırmaz, kafa tutmaz.
maskesiz bir adam; kabuklu ama hassas bi yengeç.
ayrıca analog ya da dijital farketmez her manada melek.
elmanın yarısı; ruha huzur veren açık mavi deniz...
periyodik olarak adana* yolcusu olan, bundan mütevellit sürekli bir taşıma~taşınma halinden kurtulamayan insan. en sonunda kendisi için nakliye şirketi kurucaz.
(bkz: @940537) bahsi geçen giriyle küfür konusuna optimum çözüm getirmiş mühendis zat-ı muhterem. gönül gözügibidir bu adam, sizin söyleyemediklerinizi ifade eder, topu göğsünde yumuşatıp nefis goller atar, puan toplar...
ayrıca 2006 microsoft güzelidir kendisi.
kendisine sözlük aracılığı ile seninle bir dakika şarkısını armağan eder, konuyu toparlarım.
beni geçen gördü kitap okuyordum. bilmez o ama ben gerçekten kitap okuyordum. sevdiğim kitapları okumadığımı hissettiğinden mi inanmadı, ben de bunu bilmiyorum. bu adamdaki bilgelik şaşırtıcıdır. bazen hayatın sırrına bile erdiğini düşünürüm. geçen yine gördü beni kitap okuyordum. bir gün gördü beni, kafkanın balkonundan uzandık diyarlar ardına, paylaştık paylaşılması gerekenleri. geçen gördü beni kitap okuyordum, başkasının gizini gizlediğimden kızdı bana. "oynama benimle" dedi kapattı telefonu suratıma.
bu adamdan öğrendiklerimi mi sıralayayım şimdi. o bende. kimseye verilmeyecektir!
kırdım istemeden, yine de güldürdü beni ben yazamazken.
severim ben onu hem de çok.. sevgi göstermek için değildir oysa..