21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 905 tane
günün başlıkları: 905 tane
- ·ırkçılık (2)
- ·
- ·fakir ama güzel kız (20)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·uludere katliamı (6)
- ·
- ·
- ·neverlander (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·adnan aybaba (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·survivor anıl (5)
- ·ösym (4)
- ·arda kalan (3)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·zaman (6)
- ·
- ·
- ·
videolar
lie to me
- jonny langin güzide eseridir.
klibini ilk izleyip,şarkının solosunu atarken,yüzünün aldığı
şekli görünce karar vermiştim kendilerinin müdavimi olmaya
(bkz: bir işi en iyi yaptığın an kendinden geçtiğin andır)
şöyle der:
lie to me and tell me everything is all right
lie to me and tell me that you'll stay here tonight
tell me that you'll never leave
oh, and ı'll just try to make believe
that everything, everything your telling me is true
come on baby won't you just
lie to me, go ahead and lie to me
lie to me, it doesn't matter anymore
ıt could never be, the way it was before
ıf ı can't hold on to you
leave me somethin' ı can hold onto
for just a little while won't you, won't you let me be
oh, anyone can see
that you love him more than me
but right now baby let me pretend
that our love will never end
lie to me, go ahead and lie to me - these days albümünde bulunan pek leziz bon jovi şarkısı.
sözleri;
rumour has it that your daddy's coming down
he's gonna pay the rent
tell me baby, is this as good as life is gonna get
it feels like there's a stronger standing in these shoes
but, i know i can't lose me, 'cause then i'd be losing you
i know i promised baby
i would be the one to make our dreams come true
i ain't too proud of all the struggles
and the hard times we've been through
when this cold world comes between us
please tell me you'll be brave
'cause i can realize the danger when forgiveness fades away
if you don't love me - lie to me
'cause baby you're the one thing i believe
let it all fall down around us, if that's what's meant to be
right now if you don't love me baby - lie to me
pour another cup of coffee
babe i got something to say to you
i ain't got the winning ticket
not the one that's gonna pull us through
no one said that it'd be easy
let your old man take you home
but know that if you walk out on me that darling
i'd be gone
if you don't love me - lie to me
'cause baby you're the one thing i believe
let it all fall down around us, if that's what's meant to be
right now if you can't love me baby - lie to me
baby, i can take it
it's a bitch, but life's a roller coaster ride
the ups and downs will make you scream sometimes
it's hard believing that the thrill is gone
but we got to go around again, so let's hold on
if you don't love me - lie to me
'cause baby you're the one thing i believe
let it all fall down around us
if that's what's meant to be
right now if you can't love me baby - lie to me
lie to me
baby, i can take it
c'mon lie to me - dave gahan 'ın sesini kısarak buğulu gizemli hale getirmesiyle söylediği, çekici, temposuna kapılmamak elde olamayan, tapılası depeche mode şarkısı.
böyle kısık kısık amanın. - tim roth'un başrolde oynadığı yeni bir dizi.
21 ocaktan itibaren çarşamba akşamları fox'ta.
(bkz: http://www.bakiniz.com/...) - aynı zamanda çok güzel bir devics şarkısıdır.
you're wasting all your time here
riding around in the sun
alone and idling
come wander back to me
you know i'll always be there
lie to me, lie to me
make like you love me
lie to me, lie to me, oh
with this one you never go
and this one you never show yourself
with this one you tell it all
and turn your world into a ghost town
lie to me, lie to me
make like you love me
lie to me, c'mon it's easy
don't think of what we can't be
i know what you need and you know that you like it
the name you were born with
your soul on your sleeve
let me believe in something - ilk bölümü ile güzel bir dizi olacağının sinyallerini veren dizi, vücut dilini aşırı iyi analizliyor tim roth. umarım yayından kalkmaz.
(görsel: lie to me/58673)
(görsel: lie to me/58674) ["shame, shame, shame"*]
(görsel: lie to me/58675) ["contempt, these expressions are universal. the truth is written on all our faces."]
(görsel: lie to me/58677)
(görsel: lie to me/58678) ["sakın burnunu kaşıma, kaşırsan bir şeyler saklıyorsun demektir."] - house md'den sonra takip edilesi ikinci bir dizidir.
tim roth başrolde döktüredursun, senaryosuyla tüm beğenimizi kazanmış bir dizidir.
gerçek kesitlerle süslenmesi ne kadar devam edebilir, o şüphe konusu. - s1e4 ile dehşet örnekler veren dizi.
(görsel: lie to me/65373) [öldürme içgüdüsü]
(görsel: lie to me/65374) [parmak bir yana, gözler tam ters bir yana doğru iken yalan söyleme ifadesi]
(görsel: lie to me/65375) [korku içeren gülüş]
(görsel: lie to me/65376) [sinir içeren gülüş]
(görsel: lie to me/65377) [nefret içeren gülüş]
(görsel: lie to me/65378) [hasmına çaktırmadan hareket çekme, nefret etme]
(görsel: lie to me/65379) [aynı şekilde, burun kaşıma hareketiyle hareket çekme] - jonny lang'e ait etkilenmemenin mümkün olmadığı bir parçadır. o kadar vurucu, o kadar içten. sözlerini birbirinden ayırmak çok büyük haksızlık olur fakat.. böyle bir bitirişi vardır ki anlatılmaz yaşanır cinsinden;
"oh, anyone can see
that you love him more than me
but right now baby let me pretend
that our love will never end
lie to me, go ahead and lie to me" hele bir de bazen canlı performansların sonunda kısık bir sesle "it doesn't matter anymore" der ki; bu şarkıdan sonra büyük bi sessizlik ihtiyacı yaratır. - bon jovi'nin these days albümündeki müthiş damar parçasıdır. her ruh halindeyken insanı bunalıma sokar ve bireyi itinayla düşünmeye iter. yıllardır bıkmadan usanmadan dinlerim ama hala karar verememişimdir, beni sevmese bile o inandığım tek şey olduğu için beni sevdiğine dair yalan söylemesi mi iyi yoksa tamamen dürüst olması mı? normal zihniyetle düşünürsem tabii ki de 2. ancak bu parça bende mantık bırakmıyor maalesef. büyü gibi bir etkisi var üzerimde işte. hele ki, "hayat rollercoaster'a benzer,iniş ve çıkışlar bazen çığlık atmanıza neden olur. bu korkunun geçeceğine inanmak zor ama tekrar yukarı çıkacağız, o zaman dayan" kısımı tüyleri diken diken eder.
- fox'un yeni dizisi.
not: kısa sürede insanda bağımlılık yaratıyor, şöyle bir kaç bölüm geçsin bir de öyle değerlendirelim. - house md' ye rakip olarak öne sürülmüş dizi. house'un karizmasına, zekasına, hazır cevaplığına hiç bir şekilde rakip bile olamıyacağını düşündüğüm bu dizi; rakip olamasa da insanı bi şekilde içine çekiyor ve izlettiriyor. sanırım bunun nedeni, bolca yalan söylenen toplumda yalan söleyeni bilmek istemek. ne kadar psikoloji kitapları, beden dili kitapları okunsan da; gene de dizideki tahlilleri değerlendirmeye, kafanda sorgulamaya başlıyorsun. gerçekle bir ilgisi olmadığı söylenir dizi başında. buna rağmen, ülen demek bu sallamış ders çalışmadım die; sınavlarda gene öttürücek diye düşünür, kendini yersin dizi sonrası. daha da paranoyaklaşır daha da şüpheci olursun insanlara karşı. bu nedenle opsesiflerin izlememesi tavsiye edilir şahsımca.
- harika ötesi devics parçası.fazla dinlenmesi bünyeye zarar şarkılardan
you're wasting all your time here
riding around in the sun
alone and idling
come wander back to me
you know i'll always be there
lie to me, lie to me
make like you love me
lie to me, lie to me, oh
with this one you never go
and this one you never show yourself
with this one you tell it all
and turn your world into a ghost town
lie to me, lie to me
make like you love me
lie to me, c'mon it's easy
don't think of what we can't be
i know what you need and you know that you like it
the name you were born with
your soul on your sleeve
let me believe in something - freak show albümünden dandik bir silverchair parçası.
- buffy the vampire slayerın en güzel bölümlerinden biridir,2. sezon 7. bölüm,sonda geçen dialog'un bir bölümü
buffy: ıt'd be simpler if ı could just hate him. ı think he wanted me to. ı think it made it easier for him to be the villain of the piece. really he was just scared.
gıles: yes, ı suppose he was.
buffy: nothing's ever simple anymore. ı'm constantly trying to work it out. who to love or hate. who to trust. ıt's just, like, the more ı know, the more confused ı get.
gıles: ı believe that's called growing up.
buffy: ı'd like to stop then, okay?
gıles: ı know the feeling.
buffy: does it ever get easy?
gıles: you mean life?
buffy: yeah. does it get easy?
gıles: what do you want me to say?
buffy: lie to me.
gıles: yes, it's terribly simple. the good guys are always stalwart and true, the bad guys are easily distinguished by their pointy horns or black hats, and, uh, we always defeat them and save the day. no one ever dies, and everybody lives happily ever after.
buffy: liar. - sözleriyle beni benden alan bir bon jovi şarkısıdır. hüzünlü olduğu kadar romantikdir de aslında:
if you don't love me - lie to me
'cause baby you're the one thing i believe
let it all fall down around us, if that's what's meant to be
right now if you can't love me baby - lie to me - dizimizdeki cal karakteri gişisinin (tim roth) yandan yemiş yürümesi (bkz: yengeç), milletin suratına ebleh ebleh bakması (hatta bazen karşısındakinin burun deliklerine girecek sanıyorum), loker denen malın son bikaç bölümdür kişisel hislerini işin içine karıştırıp öküz öküz çıkarımlarda bulunması; lopez ablanın güldüğünde çıkan çirkin köpek dişleri, disskasinnngggg ifadesini mutlaka her bölümde gözümüze soka soka göstermeleri beni kıl etse de
izliyom o biçim...
napalım house md, lost, nip tuck hepsi sezona ara verdi, elime bu geçti takılıyorum...
şşş, dudağını mı kıvırdın sen?
(bkz: diskasssiinngggggg)
(bkz: tiksiniyorum lan senden) - wicked game albümünden, mükemmel bir chris isaak parçasıdır.
there is a woman, far over the sea
standing and waiting, praying for me
here i lie sleeping, a girl by my side
who am i hurting, each time i lie
lie to me, lie
there is a woman, trying hard to be brave
the way that i hurt her, has made her afraid
things that i'm doing, are breaking her heart
still she's pretending, that we'll never part
lie to me, lie
i don't care what people may say, i know everybody lies
i'm not trying to hurt my love, i'm only trying to get by
there is a woman, far over the sea
standing and waiting, praying for me
here i lie guilty, a girl by my side
who am i hurting, each time i lie - the mentalist in resimlisi.
- fox tv'de ocak 2009'da gösterilmeye başlanmış yeni bir dizidir. the evidence'ın yapımcısı dustin thomason tarafından yazılmaktadır.
- 2.sezonuyla birlikte tam olarak çuvallayan dizidir. burdan senaristlerine ve yapımcısına sesleniyorum, bu kafayla en fazla at kafası olursunuz. mahvettiniz be güzelim diziyi...
- dikkat edin nerdeyse her yüz çözümlemesi için verilen siyasetçi, sanatçı, ünlü örneklemesinde bill clinton var. ne yalancı herifmiş arkadaş.
- bağımlılık yapan dizidir şu an. midtermler falan demem izlerim, öyle de bir dizi. sevdim gayet. supernatural'ı beklerken 5 bölüm lie to me izlemek nedir arkadaş. tim roth pek bi güzel oynuyor bu arada.
- tim roth abimizin cal karakterinde döktürdüğü dizidir. sanırım bu karakter için yüz mimiklerini asgaride tutarak oynayan bir oyuncu düşünülmüş ve tim rorh bu iş için biçilmiş kaftan. vücudunu bu kadar iyi kullanırlarken yüzüne bakıldığında karşılaşılan ifade indirim döneminde yanlışlıkla mango'ya girmiş erkek yüzünde görülebilecek ifadedir ki ben burada ne arıyorum diye şaşkın şaşkın bakmaktadır dizi boyunca. bunun bir de alternatif modeli vardır. (bkz: kevin spacey) ayrıca ekipdeki latin dedektif rolünde monica raymund ile ırmak ünalarasındaki benzerlik inanılmazdır. yüz hatları bu kadar birbirine benzeyen iki kişiden birinin seksapelitesi almış başını gidiyorken diğerinin iticilikte sınır tanımıyor olması nasıl açıklanır bilemiyorum.
- kötü polisiye/dedektiflik dizilerine has olan, bölüm sonunda suçlunun sucunu nedenleriyle itiraf edişini göz ardı edebilirseniz, izlenebilir bir dizi olup çıkıyor




