karadeniz ve
marmara'da yaşayanlarının 20kg'yi
ege ve
akdenizde yaşayanların ise 15kg'yi bulabildiği literatüre geçmiş latince adı dicentrarchus labrax olan balıktır. levrek adı da türkçeye, pek çok balık adı gibi rumcadan geçmiştir (lavraki).
levrek
kırmalık,
eriştelik genelde derinliği 30cm-5m olan sığ sularda yaşar. küçük balıklar ve
karides,
mamun gibi deniz böcekleriyle beslenir. dişleri kadife şeklindedir. avı parçalamaktan ziyade çene kapandığı zaman balığın kaçmamasını sağlayacak şekildedir. ağız açıldığı zaman oldukça geniş bir hal alır.
olta ile avcılığı birkaç türlü yapılır. kuzey ege'de, kıyıdan boş, büyük bir iğneye
sardalyenin sarılması ile gece yapılır. kıbrıs oltaya benzer ancak siyah sinek iğnelerden oluşan takımla da tuzlanıp kurutulmuş sardalye ile avcılığı yapılabilmektedir. canlı karides veya oltadan çıkması güç olduğu için yavru
iskorpit veya
kaya balığı ile de avcılığı yapılabilir.
yapay yemlerden
gümüş balığına benzer fosforlu türler tercih edilebilir. (levreğin ay ışığı olmayan gecelerde suda rastgele hareketler yaptığı ve etrafa kaçışan balıkların çıkardıkları
yakamozdan yerlerini anladıkları yönünde hikayeler anlatılır ve fosfoslu yemler bu inançla kullanılırlar)
tekneden avı ise çok sığ sularda kürekle çok yavaş çekilen karides uzun oltası ile mümkündür.
levrek balığının olta ile avında ince (0.30mm ve aşağısı) ve genellikle yeşil renkli misinalar tercih edilir. balık yemi öncelikle dudaklarında tutar ve bir süre gezdirir. balık oltaya yakalandığı andan itibaren oltanın iyi kontrol edilmesi gerekir. balık mücadele ettiğinde yavaşça kalama verilmesi, duraklamalarında ise misinanın çekilmesi gerekir. asla boşluk vermemek gerekir. levreğin solungaç kapağı çok keskindir ve misinayı solungaç kapağına kıstırıp kesmeye çalışmaktadır, buna izin vermemek gerekir. yine oltaya yakalanana levreğin sudan dışarı fırlayıp ağzından oltayı atmaya çalışması görülmeye değer bir sahnedir (bu harekete "kandilleme" denir) ancak bu esnada boşalan oltanın da levreğin galsamasına takılma olasılığı yüksektir.
zıpkınla avı oldukça keyiflidir. genellikle bulanık ve akıntılı suları severler. balığın marmara'daki davranışı daha çok
dalıcının üzerine yüzmesi veya çok yakınına gelip yay çizmesi şeklindedir. hareketi sakin olduğu için
agaşonda kolay av verirler. ancak ege ve akdeniz'de hareketi oldukça değişir. karşıdan direk dalıcıya yüzme ve birkaç metre kala çok ani yön değiştirip kaçma eğilimindedirler. bazı dalıcılar levreğin kırmızı rengi sevdiğini söyler ve elbise ve zıpkınlarında kırmızı renkler kullanmaya özen gösterirler.
çiftlikte yaşayanları grimsi renklere denizde yaşayanları ise zümrüt yeşil tonlara sahiptirler. en lezzetlileri 1kg-2kg arasında olanlarıdır. mevsimine göre ızgarada pişirilmesinin güzel olduğu gibi kremalı mantarlı olarak fırında yapılması da parmakları yedirtir.
ali pasiner,
balık ve olta isimli kitabında, büyük adada en büyük levrekleri fare ile yakalayan bir oltacıdan bahsetmektedir.