olacak o kadar programı ile herkesi en azından bir kere güldürmeyi başarmış usta komedyen
(okang, 09.04.2004 09:14)
ali kırca ile çoğu dem karıştırılan isim gruplaşması.
halka mesaj verecem illa diye kastığında çekilmez olan adam
halka mesaj vereceğim diye kasmasının sebebi geniş kitlelere ulaşmak istemesidir.
netekim herkes itüsözluk camiası gibi leb demeden leblebiyi anlayamaz. bizim gibilere mesaj vermesi çekilmez gerekirken diğer kişilerin jetonlar ha düştü ha düşecek durumdadır.
"memlekette şu sorunlar oluyor" diyerek kasasını hayli hayli dolduran komedyen..yo,komedyen değil,taklitçi..ha,sezarın hakkı sezara,sarhoş taklidini hakikaten iyi yapıyor..
çocukken çok gülerdik ama artık olmuyor. ilkokul bitti, ortaokul geldi, lise geçti, üniversite bitiyor... halâ aynı
(mavio, 29.04.2005 15:02)
hiç tiyatroda izlemedim tiyatroculuğuna bişey diyemem ama tv de olacak o kadar programları yıllardır aynı şeyleri ortaya koyar. bana göre gayet sıkıcı bir şahıs.
akıllarda güldürürken düşündüren bir tiyatrocu olarak kalabilecekken önce 3-5 saatlik bir açlık grevinin, sonra da eşiyle televizyon karşısında rezalet çıkartmasının onca yıllık birikimi alt üst etmesine yol açan insan.
kendisi:
"bu devlet başımızda olduğu sürece x olması normaldir."
"başımızdaki yöneticiler kendilerine x alır ama halkımız hala aç!"
vs. gibi cümleleri programında sıklıkla kullanan/kullandırtan, her dem mesaj kaygılı sosyal skeçlerle ekran başında gördüğümüz, halkın durumuna bu kadar üzüldüğü halde zamanında bir trilyon gibi bir parayı, şimdi isimi lazım olmayan bir tiyatro oyununu sergilemek amacıyla çadır dekorasyonuna harcadığını iddia eden, kameralar önünde çeyrek gün açlık grevi yaparak ne kadar irade sahibi olduğunu gösteren ve artık unutmak istediğimiz yeteneksiz kişiliktir. bize en büyük iyiliği, sinan bengier gibi bir profesyoneli (ki bilen bilir kameraman
cevat kelle karakterini) televizyona kazandırmasıdır.
1950 samsun doğumlu aktör, 1964'de ankara devlet tiyatrosunda sahneye çıktı, tiyatro oyuncusu olarak orhan erçin'in yanında çıraklık dönemini geçirip ustalaştı, 17 yıl olacak o kadar adlı dizi ile televizyonda izledik onu, ne olacak şimdi ve altın şehir adlı sinema filmlerindeki oyunculukları görülmeye değer.
halkın yanındayım, eşitlik/özgürlük gibi lafları sunup bir yandan da taklitlerinde komedi olsun diye doğu şivesini bastırabastıra kullanıp dalga geçen adam.
(venom, 27.03.2007 22:19)
küçüklüğümde haliyle ilk önce trt'de daha sonra star tv'de ve diğer kanallarda program yapan komedyen. yaptığı makyajlarla canlandırdığı ünlülere tıpa tıp benzerliği ve parodileri ile kendini sevdirmiştir. lakin; daha sonraları medya onu da esir almış gazetelerde yok televizyonlarda eşinden boşanması, birleşmesi falanı filanı her şeyi göz önüne serilmiştir. bunlar belki sanat camiasında yaşanan olaylar olduğu için normal karşılanabilir ama yılların levent kırca'sı çıkıp da herkes tarafından sevilen
cem yılmaz hakkında konuşur da üstelik "ferrari ile dolaşanlar onlar, ben istesem alırdım bu zamana kadar almadım" falan tarzı konuşunca ister-istemez yakışmıyor. konuyla alaksız konuşunca daha da komedi oluyor.
yapma etme laf polemiğine girme, kendini gençler ile kıyaslama levent kırca, ağırlığın var onu da yazık etme.
son zamanlarda medyanın dikkatini üzerine çekmek için yapmadığını bırakmayan insan.
olacak o kadar'ı zirvede bırakmak yerine, can çekiştirip öldürmesi aslında çok şeyi anlatmıştı. artık her gördüğümde kendi kendime "lan biz bu adama mı gülüyorduk?" diye hayıflanıyorum istemeden. sarhoş taklidi, azer bülbül falan, hatırlamak ağır geliyor. neyse ki bu işlerin çıtası yükseldi de, ortadan kayboldu.
(finch, 19.07.2007 13:43)
eskiden çok güldüğüm ama sonra zenginlere, insanların üzerinden geçinenlere vs.. ye o kadar laf attıktan sonra cici mi cici bir villada oturduğunu görünce al programını biyerine sok diyerek tiksindiğim adam.
çocukluğumuzun efsanesi. ne kadar dönek ve marabatelevole olsa da çocukken cuma akşamları bizi deli dürtmüş gibi televizyona koşturduğu için dimağımda hep iyi bir tadı kalacaktır onun ve işlerinin.
tiyatro işleri ise ayrı bir konudur, üç baba hasan kanımca (bir anarşistin kaza sonucu ölümünden sonra) en iyi tiyatro oyunlarındandır.
bir ara açlık grevine girmişti. hiç unutmam, aynı gün "sikerim ama napıyom ben ya?" diyerek frambuazlı pastayla bozmuştu orucunu. neden bu kadar üzerine gidiliyor anlamıyorum.
silah zoruyla getirmişler gibi katıldığı programa, programın sunucularına, yapımcılarına ve düzeyleri ne olursa olsun konuklarına çok büyük bir saygısızlık ederek programı terk etmiş,
müge anlı'ya etmediği hakareti bırakmamış, kendini dünyanın en başarılı komedyeni zanneden, büyüdükçe küçülmüş kişi.
(bkz:
maraba televole)
(bkz:
bu ne yaman çelişki anne)
dobra dobra gibi, seviyesi,konukları,ve hatta konuşulacak konuları,konuklara sorulacak soruları bile belli olan,bunları tahmin etmenin çok da zor olmadığı bir programa sarhoş kafayla kazaen katılmış imajı vermiş olan şahıstır.oyuncu veya sanatçı diyemeyeceğim..son zamanlarda pek de iyi işler çıkardığı söylenemez.
bahsi geçen tartışma için
http://www.youtube.com/...
levent kircanın en guzel performansı için;
http://www.youtube.com/...
jet ski muhabbetı yıllarca donmustu sokakta
güldür bakalım adlı yarışma programında
peker açıkalın ile aralarında şu diyalog geçen eski komedyen:
peker açıkalın: iki espriyle 8 sene devam eden arkadaşlarımız var
levent kırca: kim bu? ipucu ver. ne renk giyinir?
peker açıkalın: siyah.
levent kırca: küpesi var mı?
peker açıkalın: var.
levent kırca: kalın ayakkabı giyer mi?
peker açıkalın: niye, boyu mu kısa?
levent kırca: ailesinden kimse görüntüye çıkıyor mu?
peker açıkalın: aile ne kelime, sülale...
akıllarınca
cem yılmaz'a laf sokuyorlar ama yıllarca aynı sarhoş esprileriyle bayan kişi
cem yılmazdeğil
levent kırca'dır.
levent kırca esprileri deyince aklıma sadece ünlü taklitleri ve "ne koydun lan kafana" repliği geliyor ki
cem yılmaz'ın ağızlarda dolaşan onlarca esprisinin yanında pek de önemli değildir.