biraz geç oldu ama yazmasam sanırım hayatım boyunca içimde ukte kalacağına eminim..
yıllarca aynı kulvarda koştuğum gazeteci gibi gazeteci arkadaşım levent öztürk’ten söz edeceğim bugün….
son olarak gürcistan’da güney osetya’ya giderken başından yaralanan ve ne acıdır ki tek gözünü kaybeden levent , çok şükür ki sadece bir gözle atlattı bu olayı.. metanetle karşıladı..ben olsam bu kadar güçlü olamazdım…
bazıları bunun sadece bir muhabirin gözünü görevdeyken kaybetmesi olarak görebilir..ama bu büyük bir yanılgı …çünkü bu olay türkiye’de gazetecilik kavramının ne kadar boş olduğunu ve çevremizin ne kadar gereksiz gazetecilerle dolu olduğunu gözler önüne serdi…iddia ediyorum…
‘’levent, türkiye’de haber uğruna hayatını tehlikeye atabilecek tek ama tek gazetecidir’’
levent , haberi koklar ve ona ulaşmak için gerekirse yine kurşunlara karşı savrulur..bu uğurda bunu yapacak türkiye’de başka bir gazeteci yoktur..
ve levent’in yaşadığı bu olay aslında gazeteciler ve diğerleri arasındaki farkı da ortaya çıkardı..
göbeğini kaşıyarak köşelerde kalemşörlük yapan bazı gazeteci bozmalarının bu olay karşısında yüzleri kızarması lazım..çünkü levent bu olayla gazetecilik ruhunun yeniden yeşermesine vesile olmuştur.. ama bunun bedeli bir göz olmuştur..
ancak altını çizmek gerek.. levent daha yeni ortaya çıkan yeni yetme gazetecilerden biri değildir.. 19 yıllık bir meslek geçmişi ve başarıları vardır..haliyle eline mikrofon alıp gürcistan’a giden ve hükümet binası önünde anons çekenlerden kalın çizgilerle ayırmak lazım onu....
ve son olarak levent’e sesleniyorum…
sadece laf ebeleğiyle gazeteciliğin olmayacağını ,haberin yaşanması gerektiğini bir kez daha hatırlattığın için sonsuz teşekkürler levent…
soykan bektaş - haber3.com
http://www.haber3.com/...