partinin diğer üyeleri birbirini yerken oturup romanlar okuyan,şiirler yazan entellektüel.meksika'da sürgündeyken stalinin bir adamı tarafından öldürülen,keçi sakalının çok yakıştığı gözlenen kişilik.frida kahlo'nun kendisine ithaf edilmiş bir resmi bulunmaktadır.
lunaçarski'nin aşırı kibirli,insanlara yardımcı olmak adına kılını kıpırdatmayan biri olmasına rağmen gayet zeki,kabiliyetli bir yazar ve konuşmacı olduğunu kabul ettiği kişi.çocukluğu için "hayat zayıfları vurur.bir çocuktan daha zayıf ne olabilir ki?bu yüzden çocukluğunu sömürü haline getirenleri sevmiyorum" demiş,iki kere sibiryadan kaçmış,stalinin yönetimini sistematik bir biçimde eleştirmiş,1929da rusyadan zorla sürgüne önce türkiyeye sonra fransaya sonunda da meksikaya gitmiş insan.
sürekli devrim teorisi aslında rus marksistlerin çelişkisinden dolayı ortaya çıkmış kişi.rusyada en bi hareketli protestolar sahne alırken,solun sosyalizmi bir "sosyal" gelişimin ürünü değildi.rus marksizmi direkt olarak sosyalizm veya komünizme atlanamayacağını söylüyordu.troçki bunu kabul etmeyerek devrimin ulusal sınırların dışına taşınmasını,sosyalizmin rusyada yaratılması için batının zenginliğiyle doğunun radikal politik düşüncesinin birleşmesi gerektiğini düşünüyordu.bu da bir nevi gelişmemiş ülkelerde sosyalizmin nasıl kurulacağı sorunsalına bir çözüm gibidir.
tam adı “lev davidovich trotsky”dir, rus devrimine ve sonrasına çok büyük katkıları vardır. kızıl ordunun kurucusuydu. stalinin aksine tek ülkede sosyalizmi değil, dünya devrimini savundu. ve lenin’in ölümünden sonra bunun için mücadele etti, fakat stalinle girdiği iktidar yarışını kaybedince sürgüne gönderildi, 30’lu yılların başında türkiye’de yaşamıştır, hatta büyük ada’da evi vardır.
öldürülmesinden iki yıl önce yandaşlarıyla "4. enternasyonel’i" örgütleyebildi. ve ölmeden önceki son cümlesi de 4. enternasyonelin başarısına olan inancı oldu.
1940 yılında stalinin bir adamı tarafından başına kazmayla vurularak öldürülmüştür, suikastı “assassination of trotsky” adlı filmde anlatılmaktadır.
günümüzde trotsky’nin görüşleri sovyetlerin dağılmasından sonra daha da önem kazanmıştır.
ismi bazı yerlerde lev bazı yerlerde leon olarak geçiyor.meksikada saklanırken frida kahloyla aşk yaşamıştır.frida filminde geoffrey rush tarafından canlandırılmıştır.
mart 1998'de rıfat behar'ın ''tarih ve toplum'' dergisinde yazdığı yazıya göre;mustafa kemal atatürk 1930 yılında büyükada'ya yaptığı ziyaretlerin birinde troçki'nin kaldığı köşkün yakınlarında oturan bir devlet adamını ziyarete gelmiş,yaverini troçki'ye göndererek kendisi ile görüşmek istediğini dile getirmişti ancak troçki ülkedeki komünistlerle arası hiç iyi olmayan atatürk'ün bu görüşme talebini ''rahatsızlığını'' gerekçe göstererek geçiştirmişti.
kızıl ordunn kurucusu,devrimci,marksist,büyük adam.1917 rus devriminin en önemli adamıdır.stalinin görüşlerine karşı en büyük muhalefeti oluşturmuş ve onunla girdiği mücadeleyi kaybederek ülkeden sürülmüştür..rusyanın leninden sonra gelen en önemli ismi,saygı duyulması gereken yüce bir insandır..
kendisi ramon mercader denilen zat-ı naşerif tarafından öldürülmüş olup sanki çok yakışıklıymış gibi - ramon mercader canım- beyaz perdede allain delon tarafından canlandırılmıştır. meraklısı için bu filmin adı troçki cinayetidir.
lev troçki
bu zat, devrimin enternasyonel çizgisini savunmakta olan troçkizmin çıkış noktasıdır.tekelci kapitalizmde ülkeler arasındaki iktisadi ve siyasi farklılığın büyük ölçüde azaldığını iddia etmiştir ve bu suretle devrimin dünya çapında gerçekleşebileceği ilkesini ortaya atmıştır.
devrimin, tekel öncesi kapitalizmde olduğu gibi (bkz: 19. yy) ingiltere benzeri çok büyük kapitalistlere karşı dirilmesi gerektiği görüşündedir.oysa kapitalizm, tekelin getirdiği son nokta olan emperyalizm çağını yaşamaktadır.olguları güne uydurabilmek yerine şablon davasına düştüğü için çok sağlam bir oportünist olarak tanımlanabilir.enternasyonel devrimin imkansızlığını algılayamamış olmakla birlikte rus proleteryasının avrupadan destek almadan hareket edemeyeceği gibi saçma sapan fikirlere kapılmıştır.avrupanın desteği olmadan başarı sağlanamayacağını ısrarla vurgulamıştır ve çok sevgili leninle en çok bu noktada ters düşmüşlerdir.lenin devrimin tek bir ülkede yapılabileceğini ve bu düzene ayak uyduran, onu benimseyen proleterya ile başarıya ulaşabileceğini savunmuştur.ancak devrimdeki tam başarının global ölçüde gerçekleşebileceği kanısındadır.bu ülke çapındaki devrim, diğer ülkelerin proleterya sınıfına destek olacak, ayaklanmaları için onlara güç verecektir.
leninin devrimi iki aşamalıdır.birincisi burjuva devrimi olup yönetimdeki burjuvaziyi aşağı çekmekle sonuçlanır.ikinci aşaması ise proleterya devrimidir ve işçi sınıfının iktidara gelerek devrimin aydınlık geleceğine ulaşması amaçlıdır. troçki ise bu görüşe sürekli devrim teorisiyle karşılık vermiştir.
öyle geveze bir adamdır ki,çarın kışlasına giderek konuştuğu her askeri kızıl orduya getirebilme kapasitesinme sahiptir.l
enine sövmeyi göze alamadığından stalinizm şeklinde bir iddiada bulunmuştur.oysa stalinin stalinizme sebebiyet verecek yeni bir fikri, teorisi bulunmamaktadır.
sovyet rusyanın sonunu getiren de stalinizm değil, revizyonizmdir.bu çok değerli şahsiyet stalinin yoldaşları tarafından kafasına vurulan demir benzeri materyal eşliğinde ölüme uğurlanmıştır...
allah rahmet eylesindir...
troçki amca, kızıl ordu'nun kurucusu ve sevimli mi sevimli bir yoldaşımızdır.
şimdi tanımı yaptık ya gelelim stalinist yoldaşların saldırılarına cevap vermeye:
derlerki 19 yy.'da emperyalizm peyda oldu amma velakin kendilerinin 19. yy. hakkında zerrece ne fikri ne de zikri bulunmaktadır. ne engels amca'nın "ingiltere'de işçi sınıfının durumu" adlı eserinden haberdardırlar ne de karl polanyi gibi bir liberalin "büyük dönüşüm"ü konusunda fikir sahibidirler. onların okuyacağı tarih stalin yoldaş'ın sibirya steplerinde yazdığı kanlı tarihten öteye geçemez; insana, sadece insana asla ama kat'a yer yoktur!
emperyalizm denilince lenin yoldaşın eserlerine balıklama dalarlar ama ne plekhanov ne rosa luxemburg okumak ve dahi tartışmak akıllarının ucundan bile geçmez... enternasyonel'i ulusallaştırmak yetmez onlar için illa ki millileştirmek gerekir. o kadar milliyetçilik belasına saplanmak gerekir ki oportunizmin allah'ını yapıp dünya devrimi'nden vazgeçip yalta'da en büyük düşman (!) abd ile dünya'yı paylaşmaktan zerrece hicap duyulmaz...
bütün bunlar yetmez stalinist yoldaşlar'a daha çok kan, daha çok feda gerekir. 1943 yılında sovyetler birliği'nin marşı olan enternasyonel'i millileştiriverirler. canım sovyet rusya! sen çok yaşa emi! çar öldü, yaşasın yeni çar! korkunun ve sindirmenin bir sosyalist ve dahi komünist devrim olamayacağının farkına varamayacak kadar kendinize yabancılaşmayı nasıl başardınız?..
troçki yoldaş'ın kafasına indirilen buz kıracağının dünya'nın geleceğini nasıl kararttığını görmemek için ancak kör olmak gerek ama zaten yaşadığımız dünya'da tek gözlüler imparator oluyor, fazla söze ne hacet!..
tam adı, lev davidovich bronstein trotsky. gürcüdür.
1929 yılında ilyiç adlı bir şileple istanbul'a gelir, büyükada'da kalır.
frida kahlo ile meksika'da aşk yaşar.
"geçimsiz, huysuz bir karaktere sahip, yenilgi önünde eğilmeyen, pes etmeyen, başarının, burjuvalaşmanın ve bürokratikleşmenin rahatlığından kuşku duyan, devlet aklına tümüyle teslim olmaya varacak tavizleri vermeyi ısrarla reddeden bir karakter.
yanılsamadan arınmış bu direniş mecburen melankoliktir.
tıpkı yenilgi melankolisi gibi... bu, belirgin bir düşman karşısındaki açık ve görkemli yenilgi değil, içeriden gelen bir yenilgi, içten kemiren, aşındıran, çökerten içini boşaltan ve bitap bırakan, fiziksel olmaktan çok moral bir yenilgidir."
felsefe profesörü daniel bensaid - devrimciler neden melankoliktir
george orwell'in animal farm'ı sayesinde idealist fikirlerine aşina olunan, leninizm ve stalinizme karşı marksizmi savunmuş ama bunu malesef yanlış bir zamanda yapmış politikacı.
komünist partisi’nden çıkarılıp, 1928’de kazakistan’a sürgün edildikten bir yıl sonra sovyetler birliği’nden kovulan kızıl ordu kurucusu. türkiye troçki'ye alengirli ve politik manevralarla istanbul’da oturma hakkı tanır. ailesi ve yardımcılarıyla büyükada’ya, nizam (çankaya) caddesi’ndeki ilyasko köşküne yerleşir. troçki'nin büyükada'da geçen 5 yılı boyunca sıkı bir polis koruması altında geçti ve “hayatım” adlı otobiyografisini yine aynı gergin atmosferde yazdı. köşkte şubat 1931’de çıkan ve suikast sonucu olduğu anlaşılan yangından yara almadan kurtuldu. 1933’te fransa’ya girme izni alınca istanbul’dan ayrıldı.
marksist-leninist ideolojinin, lenin'in ölümünden sonra stalin tarafından tahrip edildiğini öne süren ve buna karşı troçkizmi oluşturan ekim devrimi önderi. troçki, stalinizm'de bulunan "tek ülkede sosyalizm", "bürokrasi", "despotizm" gibi kavramları daima eleştirmiş ve stalinizme karşı çıkmıştır.
sosyalizmin nihai zaferi için dünyadaki tüm işçi sınıfıyla dayanışma içinde olarak dünya devrimi fikrini canlı tutmanın gerekliliğine vurgu yapan troçki, bunun için stalinizmin "tek ülkede sosyalizm" teorisine karşı, "sürekli devrim" teorisini ileri sürmüştür. ve fikirlerini daha iyi yayabilmek için de dördüncü enternasyonali kurmuştur.
kim ne derse desin, troçki'yi karalamaya çalışan birçok kesime rağmen, o lenin'in de dediği gibi "aralarındaki en son bolşevik olmasına rağmen, en yetenekli bolşevikti." troçki'yi karalamaya çalışan stalinistlerin hiçbir şeye saygısı yoksa, dillerinden düşürmedikleri sscb'yi var eden ekim devrimine saygıları olmalıdır.
kendisi elli tane isimle anılır da gerçek adıyla anılmaz. tam adı leon davidoviç bronştayn olup troçki takma adıdır. adından da rahatlıkla anlaşılacağı üzere yahudi'dir. gürcü olan da stalin'dir karıştırılmasın. troçki rus'tur.
fötr şapkalı karşı devrim ejderhasının başını koparan sovyet armalı saint george imgesiyle zihinlere kazınmış devrimci, hatta devrim-i dâimci.
(görsel: lev troçki/64632)
hayin denir kendisine. kaçtı denir. yıllardır polemiği yapılır. stalin'in onu öldürttüğü söylenir vs. yıllardır tartışılan insandır.
kitaplara, tiyatro oyunlarına konu olmuştur.
(bkz: george orwell)
(bkz: hayvan çiftliği)
(bkz: kartopu)