there's a place in the sun, for anyone who has the will to chase one
and i think i've found mine, yes, i do believe i have found mine, so
close your eyes, and think of someone, you physically admire
and let me kiss you, let me kiss you
i've zig-zagged all over america, and i cannot find a safety haven
say, would you let me cry, on your shoulder
i've heard that you'll will try anything twice
close your eyes, and think of someone, you physically admire,
and let me kiss you, let me kiss you
but then you open your eyes, and you see someone, that you physically despise
but my heart is open
my heart is open to you
morrissey in you are the quarry albümünden,yıllarca unutulmamayı şimdiden garantilemiş enfes parça.nancy sinatra yorumu da fena deil ama bu adamın parçalarını sadece bu adam söleyebiliyor.
platonik bir aşkın sancılarını şahane dile getirmiş bir parça. kişi farkında sevilmediğinin ve beğenilmediğinin ve istenmediğinin. yine de herşeye razı bir şekilde bekliyor sevdiceğinin tam karşısında. muhteşem.
şarkının temposu, morrissey'in yumuşak sesiyle uyumu, mükemmel bir şarkı bu diye düşünmenize yol açar. ayrıca melodinin kolay hatırda kalır gibi gözükmesi ama her dinlendiğinde farklı notalar ve dolayısıyla farklı hisler bulmanızı sağlaması yüzlerce kez sıkılmadan dinlemenize yol açar şarkıyı. her derda devadır.
sözlere ise insan kendini öyle bir kaptırabilir ki morrissey "close your eyes" dediğinde kapatırsınız gözlerinizi ve hayal edersiniz birinin sizi öptüğünü.
sadece nancy sinatra'nın yorumunu dinlemiş; morrissey'in yorumunu dinlememişseniz, bu şarkıyı gerçekten dinlememişsiniz demektir. sanırım irlanda'da gerçekleri morrissey yazıyor.
acaba bir gün bu şarkıdan sıkılır mıyım, diye soruyorum kendime.. cevap bu ara mümkün değil kızım git kendine daha iyi bir fikir bul, diyor..
öyle bir şarkı..
10 haziran günü parkorman'daki morrissey konseri'ne gidene kadar 1 milyon kere dinlediğim, konser akşamında da söylemesini çok istediğim ama umutlu olmadığım, bununla birlikte konserin ortalarında şarkının başındaki insanın kulaklarından hiç gitmeyen melodiyi duyduğum an sevinçten sapıttığım gelmiş geçmiş en romantik şarkılardan biridir..
"there's a place in the sun, for anyone who has the will to chase one
and i think i've found mine, yes, i do believe i have found mine, so"
çok uğraştım cennet dedikleri için, secdeye yattım tırnaklarım söküldü, kafamı kaldırdığımda gözlerimi kaybettim.
buldum sanırım evet, mevlam olduğunu düşünürken sanırım buldum belamı
"close your eyes, and think of someone, you physically admire
and let me kiss you, let me kiss you"
kapat gözlerimi, göremediğimi göreme, hala haleni farkedebiliyorum, görmeyeyim,
bırak en azından bir defa öpeyim, burda öylece dilenirken hiç kimse acımadı bana.
"i've zig-zagged all over america, and i cannot find a safety haven
say, would you let me cry, on your shoulder
i've heard that you'll will try anything twice"
bir dünya kurdum temelini derimin ölüsünden kapladığım, mahluğun derisi sağlam olur,
ama içine sığmadın, ışığın değildi toprağıma uğrayan, izafiyete oldu ispat oldu dünyam,
ağlarsam da mı acımazsın bana
"close your eyes, and think of someone, you physically admire,
and let me kiss you, let me kiss you"
kapat gözlerimi, göremediğimi göreme, sen siyah olamazsın, görmeyeyim
lanetlileri öpmez misin sen, ışırken acımayı öğretmediler mi?
"but then you open your eyes, and you see someone, that you physically despise
but my heart is open
my heart is open to you"
gözlerinde ne var senin, yoksa seni öyle görmeyeyim diye mi kapadın gözlerimi
öptüğüm bu humus, sen değilsin
parçaladığının neresini açayım ki?
...
damnedhouse ingilizce - türkçe sözlük'ten çeviridir..alkol kalp yapar mı?
hakkında o kadar çok kritik yapılmış ki söylenecekler ilham irem kifayetsizliğince çevrelenmiş oluyor; fakat "but my heart is open to you" kısmının yarattığı tesirin ifade edilmemiş oluşu garip.
morrisey'in bu şarkıyı gaylik müessesesine yazdığını düşünerekten dünyanın en naçar hissiyatlarından biri olan "karşı cinse açılamamak" durumunu es geçebilmek mümkünken; aylardır ortalığı kavuran "beni beğenmiyor musun?" edebiyatı parantezinde şu şarkının yapılmış en "hoşgörülü" şarkı olduğunu söyleyebiliriz, zira üzerine bbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbbasılarak söylenmek istenen şey tasavvuf mantığının ikili ilişkiler için arz ettiği önemden başka bir şey değildir. olay sizin gözlerinizi kapatıp brad pitt/angelina jolie tarafınca öpüldüğünüzü hayal etmeniz değil, "öpücem", "öpmek istiyom" diyenin kalbinin buna rağmen size her daim açık olacağı imiş. cool. kanaltürk'e çıkıcam cuma gecesi 00.00'da izleyin tamam mı?
sinirlerimi ameliyatla aldırmadan önce beğenirdim ancak sakin kafayla açıp bakınca görülüyor ki oldukça ezik bir parçaymış. "but my heart is open to you" dersen zaten sana her şey müstahak, verirler muz tarikatının şeyhi gibi ağzına ağzına.
"but my heart is open to you" sözleriyle bir şarkının nasıl bitirileceğini gösteren müthiş morrissey parçası. sesini en iyi şekilde kullandığı şarkılardan biridir morrissey'in.