piranhaları beslemek için ayrı bir akvaryumda yetiştirilen balık türü. işi gücü yoktur bunların, tavşan gibi çoğalırlar. sonra da sahipleri olan sapık bünye bu minikleri yakalayıp üçer beşer piranha akvaryumuna atar. teslim de olmazlar kolay kolay, kaçarlar kuytu köşelere. ama korkunun ecele faydası yok, evet.
müthiş bir sevişgenlik kapasitesine sahip minik tatlısu balığı türü. erkeklerinde kuyruk ve gövde gözalıcı renklerle kaplı olmasına rağmen dişiler genelde kahve gri arası renklidir. riva deresinde bolca bulunur.
dişileri genellikle renksiz ve gösterişsiz, erkekleri ise çok çeşitli renklerde olabilir. ayrıca dişileri erkeklere oranla daha iridirler. cinsiyet ayrımı en kolay yapılan balık türlerinden biridir. yaşlandıkça irileşirler ve bir seferde doğurdukları yavru sayısı artar. damızlık bir dişinin 50 küsür yavruyu bi kerede doğurduğuna şahit olmuşumdur. canlı doğururlar, yavrular doğduğu andan itibaren yüzerler. iyi bitkilendirilmiş bir akvaryumda yavruları korumak için yavruluk kullanmaya gerek yoktur. lepistesler kendi yavrularını yeseler de, akvaryumda kaçıp saklanacak yerler bulabilen yavrular kendilerini kurtaracaklardır. elbette bir kaç adet fire verilir, zira yenen yavrular kendilerini kurtaramayan, nispeten daha cılız ve sağlıksız olanlarıdır. böylece akvaryumda doğal seleksiyon sağlanabilir. bakımının kolay olması bu türün en büyük düşmanıdır. akvaryum hobisine ilk merak salanlar büyük olasılıkla lepistes ya da japon balığı tercih etmekte, bu eşsiz hobide tecrübe kazanırken sayısız balığı da heba etmektedirler. evet, bakımı diğer türlere oranla kolay olabilir ama akvaryumculuktan hiç anlamayanlar için elbette ki zordur. bazı temel bilgilere sahip olmak gerekmektedir.
bazı akvaryumcular, büyük boylardaki balıklarını lepistes ile beslerler.bu balık hem çok kolay üretilir, hemde çok ucuza alınabilir.çeşitli renk varyasyonları mevcuttur.akvaryumunuza dört tane alırsanız haftalar sonra koloni kurabilirsiniz.
akvaryumunuzda beslediğiniz takdirde, yaptığı doğumlara bire bir şahit olabileceğiniz. "naptı şimdi bu sıçtı mı, doğurdu mu?" diye düşünmenie neden olan, bir defada 12 tane yavruladığına şahsen şait olduğum balık.
ısıtıcınızı fişe takmayı mı unuttunuz? havalandırma motoru sizlere mi ömür? devir daim makinesine su mu kaçtı? yem stoğunuz bitti de almaya mı üşeniyorsunuz? akvaryum o kadar çok kirlendide yıkamak için elinizi içine sokmaktan mı çekiniyorsunuz?
çok duygusal balıklardır. bazen hayat canlarına tak eder ve intihar edebilirler.
bir sabah uyandım ve balıklarımın yanına gittim. hepsiyle selamlaşıyorum ama bir de bakıyorum avril yok içlerinde. diğer balıklarıma soruyorum yanıt yok. sadece üzgün ve donuk bakışlar. nereye baktıysam bulamıyorum. kafamda soru işaretleri uçuşuyor. neden sonra akvaryumun üstünde bulunduğu sehpanın arkasına bakmak geliyor aklıma. bakınca karşımda ne göreyim. avril'in cansız bedeni. yanında da bir not. "hoşçakalın..." ancak bunu yazabilmiş zavallı...
çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane balığıdır aslında, akvaryumun çinlileridir bunlar efendim tam olarak tespit edemezsiniz çünkü bunların nüfusunu, haftada iki paket yem aldırtırlar, üstüne bir de yemleri yetmiyormuş gibi her balık kendinden ufak olanını yer de dumura uğratır sizi.
sevişgen balık cinsindendir efenim bunlar. eğer dişi erkek oranı 1 falansa, her dişinin peşinde 2-3 tane erkek görebilirsiniz. erkek milleti işte o olmadı diyip diğerine yönelirler ve bu sayede akvaryum çok hareketli olur. tavşan kaç tazı tut misali, dişi kaç erkek tut oynarlar. bu sevişgenlik beraberinde doğurganlık da getirir tabiki.
duygusal balık oldukları doğrudur,geçen gün bir tanesi yüz vermeyen bir dişi yüzünden sıçradı dışarı zar zor kurtardım hayvancağızı. aslında en bombası da şudur ki: ilk dişi doğurduğun da farkedemediğimden yavruları tek tek kepçe ile yavruluğa aldım, ertesi gün doğuracak olan dişilerden biri yavruluğa sıçrayıp orada doğurdu. inanması güç ama gerçek.