galatasaray'ın uefa kupasını aldığı sene arsenal'e son dakikaları inanılmaz heyecanlı geçen bir maçla elenmişlerdir. bu maçın sonunda pascal nouma sarı kırmızı formasına kafasını gömüp hüngür hüngür ağlamıştır.
sözümona gözler için bir çeşit düzeltgeçtir.
tüm gününü bilgisayar başında geçirenlerin yapacağı en büyük aptallıktır lens kullanmak. öğleye kadar gözlerin durumu fena değildir. ahah, ne güzel, lay lay lom. öğleden sonra göz batması, gözlerin ağırması, göz bulanması gibi sorunlarla karşılaşılabilir. iş ortamında öyle çok hijyenik ortamlar olmayacağından lensler değiştirilemez ve akşam eve gidinceye kadar akılsız başın cezasını bu sefer gözler çeker.
şöyle bir düşünüldüğünde göz doktorları neden gözlük takıyorlar? demek ki bir bildikleri var. lazerle göz ameliyatı olabilirler ya da lens kullanabilirler, her imkan ellerinin altında.
ne varsa eskilerde var diye boşa demiyorlar. heyyy gidi camlarına kurban olduğum gözlüğüm.
ilk denemelerimde birtürlü gözlerime değdirmeyi başaramayıp pes ettiğim,aradan aylar geçtikten sonra göz doktoruna gidip taktırttığım fakat evde takmayı tekrar başaramadığım,uzun zaman sonra bu defa "bunu yapmak zorundayım" diyerek en sonunda takmayı başardığım ve 2 haftadır kullandığım gözlük yerine geçen...gözlükten farkı,gözlük gözlerin dışına takılır ,lens ise gözlerin üstüne "yapıştırılır"
göz doktorlarının kaç saat tutuyorsn gözünde bunları dediği ve sürekli 5 saat falan diye bana yalan söylettiren ama görmemi sağlayan saydam yumuşak merceklerdir.
çok fazla süre kullanıldığı zaman gözlerde kanlanma yapan, ilerde lazer ameliyatı yaptırmak isteyenler için küçük de olsa sorun yaratan, temizliği aslında ciddi bir uğraş gerektiren fakat kimsenin sallamadığı ve tükürükle bile temizlediği, benim de yaklaşık bir yıldır kullandığım ve şu an için memnun olduğum saydam mercek.
gereksiz zamanlarda çıkarırsanız gözlere pek de zarar vermiyor.dışarda tüm gün takıp eve gelir gelmez çıkarıp gözlük kullanımına dönerek doktor kontrollerinden doktoru bile şaşırtabilirsiniz sen cidden lens mi takıyorsun diye.
tv başında uyuyakalmak üzereyken gidip çıkarmaya üşendiğim ve uyku sonrası gözlerimle bütünleştiğini farkettiğim,gözlük takmak istemeyen insanlarca tercih edilen;ancak taktığım her seferde bana "galiba ilerde bunlar yüzünden kör kalacağım" dedirten,babamın da bir arkadaşının laboratuvardaki kimyasal maddeler sonucu kör kalan gözünü lens takıyor olmasına yorup bana aldırtmamaya çalıştığı saydam mercek...
renkli olanların niye kullanıldığı henüz tarafımdan anlaşılamamıştır,çünkü takan insanların sonradan patlak gözlü garip göz renkli bir yaratığa dönüştüğünü düşünmekteyim!
9 senedir inatla kullandığım,ilk önceleri baya bi problem yaşatan,ama sonra rahatlığına alışınca asla bırakıp gözlük kullanmayı düşünemeyeceğim hayat kurtarıcı.temizliğini ciddi anlamda yapınca sorun çıkarmaz..lensinizin oksijen geçirgenliği ne kadar yüksek olsa da uyunmasını asla tavsiye etmem!...
benim gibi bi gece bi arkadaşınızda bi gece başka bi arkadaşında kalanlar için çok masraflıdır, zira o gün de dışarıya lensle çıkmışınızdır nasılsa akşama evdeyim solisyon dursun mantığıyla ama son anda arkadaşınız çağırmıştır, çok da cazip bi teklif yapmıştır ve siz geri çeviremez gidersiniz sonuçta ne kadar benim uykum yok hadi bi film daha izleyelim diye çabalasanız da aslında en çok sizin uykunuz gelmiştir,yormuştur çünkü lensler gözü,sonuçta uyumak zorunda kalırsınız ve daha yeni taktığınız o lensi de yatmadan önce çöpe atarsınız (bugün itibariyle aşağı yukarı 20ytl dir bunun bedeli)..
hatta ben ilk kullandığım dönem amaan solisyonun yaptığını su yapamıyomu diyerekten para boşa gitmesin diye çay tabağının içine biraz su koyarak lensleri koymuştum da sabah onların birer cam olduğuna şaşırıvermiştim..
bazı insanları gözlük derdinden kurtardığı için çok sevdiğim,bazılarını da rezil ettiği için nefret ettiğim şey. insanın gözü maviyse mavi siyahsa siyah yeşilse yeşildir bunu değiştirmek istemek en başta zaten saçma birşeydir bir saçmalık yapıp değiştirmeye kalkılsa bile insan hiç mi aynaya bakmaz bakışlarındaki o boş ifadeyi görmez balık gibi baktığını farketmez!
1-lenslerin bazı kişiler için kozmetik faydası ve gözlük takmama rahatlığı yanı sıra optik avantajları vardır.
2-yüksek dereceli kusurlarda kontakt lensler küçük çaplı ve kalınlıklı olmaları yanı sıra gözün direkt üzerinden tashih yapmaları nedeniyle çevresel kısımlardaki görme bozukluklarını azaltırlar.
3-tek gözünde ameliyat veya yaralanma gibi bir nedenle lensini yitirmiş olanlara verilen gözlük camları aşırı büyütme yaptığı için hastanın kullanabilmesi zordur. kontakt lenslerde büyütme faktörü oldukça azdır ve hasta tarafından tolere edilebilir. böylece hasta her iki gözünü kullanabilir hale gelir.
4-her iki gözünde lens olmayanlarda da daha iyi bir çevresel görme temin edilir ve görüntü bozukluğu fazla olmaz.
5-gözlüklerle çok az düzelme kaydedilebilen veya görmesi hiç düzeltilemeyen keratokonuslu veya başka bir nedene bağlı düzensiz korneası olan hastalar kontakt lenslerle sıklıkla iyi bir görme elde ederler.
6-kontakt lenslerin sporcular ve özel iş gereksinimleri olan kişiler için de avantajları vardır.
kontakt lens kullanmaya başlamadan önce mutlak ve mutlak çeşitli muayenelerden geçirilmelidir kişi, zira göz bozukluğu bu duruma göre artabilir ve bu kişi için hiç de hoş bir durum oluşturmaz, büyük pişmanlık yaratabilir, lens kullanımından soğutabilir kişiyi.
muayene olarak;
1-görme keskinliğinin değerlendirilmesi.
2-göz numarasının tespiti.
3-biyomikroskop ile göz muayenesi ve gözyaşı değerlendirmesi* 4-gerekiyorsa korneal topografi, yani korneanın kırıcılık haritasının çıkarılması.
yapılan bu değerlendirmeler ile gözün kontakt lens kullanımına uygun olup olmadığı belirlenir. ayrıca nasıl bir kontakt lens kullanabileceğine de karar verilir.
şirketler sponsor olsun efendim bunlara. @2153718 nolu girimi yazarken aklıma geldi, hemen paylaşayım istedim.
şirketler lens ihtiyacı olan hastalara bedava lens sağlasın. ama verilen lenslerin üzerinde nereye bakarsanız bakın görmek zorunda olduğunuz televizyondaki kenar köşe reklamları gibi reklamlar olsun. cem yılmaz kafası olsun meselâ, ne bileyim. lensi değiştirdikçe de hep yeni reklam. sıkılmaca da yok. üstelik beleş lens.
bence süper fikir valla. noterler kapandı şimdi. yarın ilk iş alıyorum patenti.
yarım saat ya da kırkbeş dakikalık kestirmeleri bile kişiye işkence yapabilen hede. öyle ki gözlerinizde garip bir acı hissedersiniz uyandığınızda. gün içinde kullanım açısından son derece rahat olsa da koltukta ağız tadıyla sızmanıza engel olur. üşengeç bir bünye iseniz hele...
ilk seferinde takmak dünyanın en zor işidir.başaramazsınız.imkansızdır.defalarca denedikten sonra göz artık yerinden çıkmaya yakınken olur,gözünüzü kırptığınız an atar,"of yaa" diye ağlamaklı sinirle bırakırsınız ama aklınıza takılır gözünüzün kızarıklığı geçince tekrar denersiniz yine aynı sorunlar en sonunda başardığınızda birdaha gözünüzden çıkartmazsınız.1(bir) kere yapıldıktan sonra bir daha bukadar zorlanmayacaksınız.
süper bir şey, gözlükten sonra çok büyük bir rahatlık. bir de insana geçici sevinçler yaşatabiliyor, seviyorum. efendim, yaklaşık 10 yıldır gözlerim 6 numara miyop. 14 yaşında lens takmaya başlayan ben, lens takmaya başladığım ilk günlerde lensi çıkarmadan uyuyakalmışımdır. sabah uyanıp aynaya baktığımda uyku sersemi gözümde lensin olduğunu unutup her şeyin net olduğunu görünce nerdeyse kör bir kızın gözlerinin açılmasına sevindiği gibi sevinmiş, "aman allahım görüyorum!!" diye çığlık atmışımdır. sonrasında lensle uyuduğumu anlayıp kendime gülsem de o hissi yaşamak güzeldi. evet lens bana bu duyguyu yaşatmıştı ilk kez...* zaten lazerden de korkuyorum. herhalde ömür boyu lens takıcam.
4 numara gözlükle andaval gibi görünüyorum diyenler tarafından tercih edilsede son günlerde farklı ve karizma olayım diye takan insanlarca 0 numara renkli olanları rağbet gören optik düzelteçtir ancak narin ve kırılgandır, oldukça hassastır. herşeyden etkilenir, toz kapar. sevgiye ve ilgiye muhtaçtır. öyle ha deyince takılcak birşey değildir. dakikalarca temizlemek, ameliyat derecesinde hassas olmak gerekir ve aşamalarını dikkatlice takip etmek gerekir. öyleki;
1- ellerinizi, parmaklarınızı, tırnak aralarınızı dikkatlice yıkayın mümkünse oksijenli su kullanın ve bundan itibaren hiçbir yere dokunmayın.
2- lens kutusunun kapağını açın.
3- lensi yavaş ve nazik hareketlerle alın.
4- lensi sağ elin işaret parmağı üzerine, yatar vaziyette koyun ve sanki parmağında top çevirecek bir basketçi edasıyla havaya kaldırıp ışığa tutun bakın bakalım tersmi zira ters takmanız halinde gün boyu hiçbirşey görmemenize neden olabilecek bir acı ve kaşıntı ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
5- lens doğru ise yani tam bir yarım daire yapıyor ortadan bombelenmiyor, kenarlardan pililenmiyorsa onu avucunuzun ortasına koyun ve içine bol miktarda solüsyon dökün. ve diğer elin işaret parmağıyla dairesel hareketlerle temizleyin.
6- elinizin işaret parmağına geri alın ve sol el işaret parmağı ve sağ el orta parmakla gözünüzü açabileceğiniz kadar açıp içine lensi yerleştirin.
7- gözü kapayın, 2-3 kez kırpıştırın ve birkaç kez açıp kapayın. lensin yerine iyice yerleştiğine emin olun ve lensi takarken yaşaran gözlerinizden akan damlaları silin.
8- aynı işlemi diğer göz için tekrarlayın.
şimdi gelelim ayrıntılara. yanınızda mutlaka lens solüsyonu ve lens kutunuzu taşıyın. zira denenmiş ve test edilmiştir bardağın içine musluk suyu ile koydunuz yada susuz bıraktığınızda küçülüp, büzüşücek ve kullanamayacağınız bir hal alacaktır.