fool's garden isimli grubun süper süper süper şarkısı, ilk melodileriyle iç kıpırdatmaya başlar ve her yeri ayrı güzeldir
of harika şarkı, tekerleme gibi sözleri aslında gayet pesimisttir, vaadettiğin masmavi gökyüzü yok, tek görebildiğim yeşil bir limon ağacı dab dadadidab didabdab der sözlerde, ama karamela gibi bir melodisi vardır, ardarda dinlenir icabında. hatta sözleri şöyledir:
i'm sitting here in the boring room
it's just another rainy sunday afternoon
i'm wasting my time
i got nothing to do
i'm hanging around
i'm waiting for you
but nothing ever happens and i wonder
i'm driving around in my car
i'm driving too fast
i'm driving too far
i'd like to change my point of view
i feel so lonely
i'm waiting for you
but nothing ever happens and i wonder
i wonder how
i wonder why
yesterday you told me 'bout the blue blue sky
and all that i can see is just a yellow lemon-tree
i'm turning my head up and down
i'm turning turning turning turning turning around
and all that i can see is just another lemon-tree
i'm sitting here, i miss the power
i'd like to go out taking a shower
but there's a heavy cloud inside my head
i feel so tired, put myself into bed
where nothing ever happens - and i wonder
isolation is not good for me
isolation - i don't want to sit on a lemon tree
i'm stepping around in a dessert of joy
baby anyhow i'll get another toy
and everything will happen - and you'll wonder
limon fobisi olana söylenmeyecek şarkı
her dinlediğimde
sting'in
englishman in new york parçasını hatırlatan eğlenceli şarkı.
(camel, 04.11.2005 17:55 ~ 17:56)
1996 tarihli olup insanda hep daha eskiymiş hissiyatı uyandıran şarkı.
süper bir melodi, güzel bir ses. arşivde kesinlikle yer alması gereken şarkı.
çok çok tatlı, çok çok gülümseten, çok çok yalnızların şarkısı.
fool's garden versiyonunu pek beğendiğim zor zamanlardaki baş ucu şarkılarımdandır.
özellikle arabada dinlenmesi bi başka güzeldir..
neden hayat böyle ,allah kahretsin bu ne biçim şey, niye bugün mutsuzum diye kara kara düşündüğünüz anlarda imdadınıza koşan muhteşem şarkı...mutlu eder,yalnız olmadığınızı hatırlatır,gülümsetir...
ergenliğimin şarkısı. büyüdük de bir şey mi oldu sorusunu sordurur insana.
izole olmak bana gelmez arkadaş der.
gelmez bana, bir tek sen izole edebilirsin dünyadan
sen de edemezsin çünkü dünya sensin
sensiz dünya, dünya değildir limon ağacım.
resmen
beatles kokan bir şarkı, insanlara eskiyi anımsatmasının nedeni de budur kanımca.
bu neşeli şarkıyı
faye wong'dan dinlemeniz tavsiye edilir.
o yumuşacık sese öyle uymuş ki...
bir de başlarken "öhöm" tarzı bir şirinlik yapmış.
sing: tap ta ra ree rap ree rap tap tap ta ta ree rap ree rap rap rap tap teep dee dap...
nasıl bir şarkıdır ki her kıtasında ayrı eğlencelidir, limon gibi ekşitmez de suratınızı, bağırarak söylemek istersiniz işte tam bu kısmında :
i'm turning my head up and down
i'm turning turning turning turning turning around
and all that i can see is just another lemon-tree
her dinlediğimde tabak,bardak ne varsa kırmak istememe neden olan şarkı.haa!öfkeden ya da sinirden mi?kesinlikle hayır.arka fonda kırılan bir şeylerden kaynaklanıyor olabilir.insanın kanını kaynatan,suratına kocaman bir gülümseme oturturan eğlenceli mi eğlenceli şarkı.
yönetmenliğini eran riklis'in yaptığı film. bir bahçe var limon bahçesi babadan yadigar, bir kadın ismi salma, kocası erken vakit ölmüş, boyunca çocukları var ama uzağında. yalnız gibi ama dik, dik ama hüzünlü. bir kadın daha var israil savunma bakanının karısı, mira; o da yalnız ama dik, dik ama hüzünlü bir kadın. limonlar gece patır patır yerlere dökülürek konuşurlar ya, sonunda yüzüklerin efendisine bir gönderme ile duvarı aşıp bakanı bir çevirseler fena olmazdı. fena olmayan bir film netice itibari ile. ha bir de avukat var, öptüğünde acaba dudakları da parmakları gibi mi kokmaktaydı, deyip kadıncağıza üzüldüm.
sonuç; film öyle politik falan değil, tanıtımındaki gibi bir özgürlük çığlığı falan da duyamadım, bu yalnızlık üzerine bir film, çocuklar sizi bırakıp giderler siz de ya limonunuz ya da ilgisiz eşinizle tek başınıza kalırsınız filmi...
(heidi, 08.04.2009 10:25 ~ 10:25)
sıradan bi perşembe gününün yağmurlu bi pazar olmasını isteten süfer şarkı. neden perşembe ben de bilmiyorum.
"isolation is not good for me." diyebilen bir şarkı.
(laein, 19.04.2009 02:56)
bu kadar sıkıcı bir durumu anlatıp da bu kadar eğlenceli olabilen belki de tek şarkı. başa alıp alıp dinlenecek her devrin şarkılarından. ergendim zevkle dinlerdim, kocaman oldum hala aynı coşkuyla dinliyorum.
ailecek öpüyoruz kendisini. sabahtan beri bulamadığımız pasaport'u "şeytan aldı götürdü satamadan getirsin" şarkısını inanarak söyle önerisiyle bulundu. valla ne söylesek ne yapsak az.
altıncı nesil, odtülü olmasından şüphelendiğim yazar. nicki de pek bi hoş efendim.
muradına ermiş yazardır.
*
en mutsuz anınızdan bile sizi sıyırıp alabilecek güzellikteki naif şarkı.
teşekkür edecem diye işe 45 dakika geç kalmama sebep olan yazar
*