belki ilginizi çeker
  1. · kafirun suresi
  2. · leküm diynüküm veliyediyn
  3. · türkçe namaz derdi olanların namaz kılmaması
  4. · müslüman sözlük yazarları
  5. · dininize küfrediyorum zaten müslüman da değilim
  6. · kulağıma hoş gelen her türlü müziği dinlerim
  7. · ramazan müslümanları
  8. · dinsizliği bir bok sanmak
  9. · erlikhanın kapkara güneşi
  10. · yüzde 99 u müslüman olan ülke
gündem
  1. · dünyanın en seksi şarkısı
  2. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  3. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · içine 20 milyon konulmuş ruhsat
  9. · 31

lekum dinikum veliye din  

  1. kafirun suresinin son ayetidir. meali "sizin dininiz size benim dinim bana"dır.
    (hansvoralberg, 08.12.2006 19:03)
  2. dinin inanmayan kişi için de önemli bir şey olduğunu düşündüren ayet. ancak inanmayan insan için dinin "kul ile allah arasında" geçen kısmından çok "kul ile diğer insanlar arasında" geçen kısmı daha önemlidir. inanmayan insanın dünyasında, dinin, "tanrı var mı, yok mu?" benzeri, cevapları ispatlanamaz soruların ötesinde, üzerinde yaşadığımız dünya, içinde yaşadığımız toplum ile ilgili çok fonksiyonel, somut bir anlamı daha vardır: sözkonusu dine inanan insanların değer sistemini tanımlamak. veya daha açık yazmak gerekirse, "inanan insanın dünyasında inanmayan insan kimdir, kendisi ile nasıl bir ilişki içinde olunmalıdır?" sorusuna cevap vermek.

    o dini sistem içinde inanmayan insana kafir deniyorsa ve bu insan dindar insanlarin gözünde allah'a inanmamak gibi işlenecek en büyük günahı işliyorsa burda ciddi bir problem var demektir. inanmayan sedece "farklı" değil "kötü" olarak da bellenmektedir kafalarda. dinin amaçlarından biri de kötüyle mücadele etmek değil midir? bu açıdan bakıldığında "senin değer sistemin sana, benim değer sistemim bana" ifadesinin gerçek hayattaki anlamı çok da demokratik ve/veya laik değildir.

    "radikal dinci" denen kesim için bu yazdıklarım gayet kabul edilebilir şeyler aslında. asıl dinin içinden demokrasi çıkararak arabulmaya çalışanlar veya demokrasiyi trene benzetip inecekleri durağı beklemekte olanlar en çok karşı çıkacak sanırım bu yazdıklarıma.
    (nikmikyok, 16.09.2007 10:53 ~ 20.09.2007 08:10)
  3. (asosyal demokrat, 08.04.2008 04:00)
  4. (a horse a horse my kingdom for a horse, 08.04.2008 07:54)
  5. ayetleri türk medyasının yaptığı gibi önünü arkasını bilmeden değil de gerçek bir ilim adamı gibi araştırıp değerlendirirsek ne demek istediği daha doğru anlaşılabilecek olan kafirun suresinin son ayeti.her surenin bir iniş sebebi mevcuttur.bu ayet de kafirlerin peygamber efendimize şu şekilde bir teklifinden sonra nazil olmuştur.

    "ebu hayyan der ki: "peygamber (s.a.v.)'e kâfirler: "bırak bu tuttuğun davayı biz sana istediğin kadar mal, servet verelim, kızlarımızdan dilediğinle evlendirelim ve seni üzerimize melik yapalım, eğer bunu yapmazsan gel bizim ilâhlarımıza tap, biz de senin ilâhına tapalım, müşterek olalım, hayır hangisinde ise ona hepimiz de ulaşmış oluruz" demişlerdi. bir de onun en çok buğzedeni kureyş'ten olduğu ve bir sene kendilerinin tanrılarına ibadet etmesini ve kendilerinin de bir sene onun tanrısına ibadet edeceklerini söylemiş olduklarından dolayı onlardan uzaklaşmak ve o teklifin asla olacak şey olmadığını haber vermek için allah teâlâ bu sûreyi indirdi."

    hak dini kuran dili tefsiri cild 10

    yukarıda da okuduğunuz üzere kafirler karşılıklı din değişimin teklifinde bulunuyorlar. bunun kabul edilmesi ise imkan dahilinde değildir ve bu teklife bir cevap verilmesi gerekiyor ki bu da "lekum dinukum veliyedin" seklinde vuku bulmuştur.

    ayrica hak dini kuran dili adli tefsirde bu ayetle ilgili açıklamalar şu şekildedir.
    manası sizin dininiz size(sizden başkasına değil);benim dinim de banadır(benden başkasına değil) demektir.
    bu ayet hakkında birkaç açıklama yapılmıştır.
    birinci olarak;ibnü abbas demiştir ki: allah'a küfrünüz sizin, ona tevhid ve ihlas da benim. o halde onların küfürlerine izin verilmiş denilebilir mi? hayır, çünkü peygamber (s.a.v.) küfürden men etmek için gönderilmiştir. ona izin vermesi nasıl tasavvur olunur! kastedilen şu emirlerden biridir: birincisi bundan kastedilen "istediğinizi yapın." (fussilet, 40/40) gibi tehdittir. ikincisi şöyle demek gibidir: ben sizi hak ve kurtuluşa davet için gönderilmiş bir peygamber'im. böyle iken kabul edip bana uymuyorsunuz, o halde bırakın da beni şirke davet etmeye kalkışmayın. üçüncüsü: dininiz sizin olsun, eğer helak olmak sizin için bir hayır ise ona sarılın, ben dinimi bırakmam.
    bu ayet ayrıca isra suresinin(17-5) hiçbir günahkar başkasının günah yükünü taşımaz" ayetlerine işarettir.bu da, baştaki "söyle" emri düşüncesiyle şöyle demek olur: "ben böyle vahy ve tebliğ ile yükümlüyüm, sizler de benimseme ve kabul ile sorumlusunuz, ben mükellef olduğum görevimi yaptım, teklifin üstesinden çıktım, sizin küfürde ısrarınızdan bana hiç bir zarar gelmek ihtimali yoktur, bütün zarar size aittir".
    (buyukdusunuryinebuyukdusundu, 08.04.2008 09:46)
  6. bağlı olduğu sure (kafirun suresi) mekke'de inmiştir. anlayan anlasın.
    (salieri ve çiğnenen onuru, 21.08.2009 15:22 ~ 15:22)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil