fransızca rüzgar bizi taşıyacak demek olan, dinlerken sözlerinin bir kelimesini bile anlamasanızda üzerinizde tuhaf bir etki bırakan; bertrand cantat' ın (bkz. noir desir ) sevgilisini öldürmekten 8 yıl hapse mahkum olmasıyla canlı dinleme imkanımın kalmadığını düşündüğüm güzel şarkı.
je n'ai pas peur de la route
faudrait voir, faut qu'on y goûte
des méandres au creux des reins
et tout ira bien là
le vent nous portera
ton message à la grande ourse
et la trajectoire de la course
un instantané de velours
même s'il ne sert à rien va
le vent l'emportera
tout disparaîtra mais
le vent nous portera
la caresse et la mitraille
et cette plaie qui nous tiraille
le palais des autres jours
d'hier et demain
le vent les portera
génetique en bandouillère
des chromosomes dans l'atmosphère
des taxis pour les galaxies
et mon tapis volant dis?
le vent l'emportera
tout disparaîtra mais
le vent nous portera
ce parfum de nos années mortes
ce qui peut frapper à ta porte
infinité de destins
on en pose un et qu'est-ce qu'on en retient?
le vent l'emportera
pendant que la marée monte
et que chacun refait ses comptes
j'emmène au creux de mon ombre
des poussières de toi
le vent les portera
tout disparaîtra mais
aslında parçaya noir desir şarkısı demek doğru değil.çünkü şarkının her notası her vurgusu buram buram manu chao kokar.üstat sadece gitarıyla eşlik ederek değil ruhunu da ortaya koyarak parçanın orjinal versiyonunu epey hırpalamış ve ortaya bir klasik çıkartmıştır.albümdeki diğer şarkıları da dinlerseniz aradaki farkı anlarsınız.
sanırım ana teması, deniz bizi götürürden ziyade, "hayatta herşey geçecek, geriye bişey kalmayacak, bütün ıvırı zıvırı da rüzgar alıp götürecek, bu hususta dikkatli olalım, duyarlı olalım ey canlar" olan şarkıdır.
e o zaman adama sormazlar mı neden kırdın güzelim sevdiceğinin ağzını burnunu diye? rüzgar goturecekmiş herşeyi...kafana kafana osuruğu ye de gör rüzgarı, ceryanı mapushanede.
video klibi de oldukça etkileyici olan şarkıdır. devasa bir çukur, ona orantılı devasa bir kumdan kale... her nihayete erimin dolayı itibariyle de tumturaklı bir fırtına...
hergün mütemadiyen 40-50 defa dinlediğim noir desir şarkısıdır. bu şarkı hiçbir şarkıya benzemez. farklıdır.
öyleki ;
- saatlerce dinlediğinizde bile repeat tuşuna basmaktan alıkoyamazsınız kendinizi.
- mutlu olduğunuz zamanlarda coşturur, hüzünlü zamanlarınızda ise pestilinizi çıkarır.
- sürekli kendi kafanızda klipler çekersiniz bu şarkıya (çok güzel bi klibi de var, o ayrı). her çektiğiniz klip farklı olur. ama ne kadar narsist olursanız olun o hayalinizdeki klipte hiçbir zaman "siz" önplanda olmazsınız. garip bir şekilde sadece hissettiklerinizi paylaşabilmek istersiniz.
- bazen herşeyi bırakasınız, müzik yapasınız gelir. hatta sadece bu şarkı için müzik yapmalısınız. düşünsenize 1265 farklı versiyonunu yaptığınızı..o denli etkiler insanı işte.
- solistle(bertrand cantat) cinsiyet farkınız olsa bile, şarkıyı seslendiren sizmişsiniz gibi hissedebilirsiniz bazen. o kadar bütünleşmisinizdir, kavramların, tanımların dışına çıkmışsınızdır yani..
- her ne kadar şarkıların sözlerine direk dikkat kesilmek konusunda takıntılarınız olsa da, le vent nous portera'yı sevmek için onu anlamaya ihtiyaç duymazsınız. varsın ne diyorsa desindir. ben hissediyorum kardeşim, ona bakarımdır.
yani demem o ki; dinlememek büyük kayıp, keşfedememiş olmak ise..tanımsızdır..
denemekte fayda var. reçeteyle satılmıyor ne de olsa.
sabah kalkar kalkmaz dinlendiğinde, bir enerji neyim veren bir şarkı bu.
önce bu şarkı dinlenip, akabinde de suede' den lazy ve de travis' ten my eyes dinlenince, hayat daha bir yaşanılası geliyor insana böyle. evet öyle. sabah sabah bir neşe, bir böyle birşey. uuu!
noir desir'in uçuran parçası.uçarsınız bu şarkıyı dinlerken. arka planda manu chao'nun harika gitarı duyulur .son yirmi yılın yüzakı parçalarından biridir.tekrar tekrar dinlensede bıkılmaz .bira ve deniz manzarası ile birlikte dinlendiğinde esrar etkisi yapar bünyeye.
bir insanın hayatında müziği bu kadar saf bir şekilde anlayabileceği sayılı şarkılardan biridir. fransızcadır. hiç birşey anlamazsınız sözlerinden. ama yine de içinizden birşeyleri alır götürür. güzeldir. defalarca dinlenesidir. ezberlemeye de çalışırsınız zordur ama benden söylemesi.
bu şarkıyı ilk kez dinleyen levent isimli arkadaşlar adlarının anlamının rüzgar olduğunu öğrenerek diğer insanlara hava atmaya çalışırken fransızca le vent yazılan bu kelimenin "-le aslında lö" diye okunduğunu görerek ve öğrenerek attıkları havayı içlerine geri alarak fazla şişlinlikten patladıkları görülmüştür. yazıktır günahtır. bir nesil böyle kaybedilmiştir.
hani derler ya 'osursalar beste yaparlar'. bu noir desir ile manu chao resmen afedersiniz sıçmış (manu chao nun stüdyoda sadece öylesine takıldığını varsayarak) ve ortaya böyle duygular denizinde kopan fırtınalar misali bir şaheser çıkmış!