le lys dans la vallee   

adana çık aradan

  1. balzac'ın bir eseridir yoksa vadide bir zambak olması söz konusu bile değildir...
    (bkz. beni yanlış anlama)
    (where is my mind, 27.04.2004 22:36)


  2. balzac 1835 yılında en büyük eserlerinden biri olan vadideki zambak'ı yazmıştır.

    vadideki zambak balzac'ın yaşamına sıkı sıkıya bağlıdır. felix de vandenesse büyük ölçüde
    balzactır.
    karşılaştırırsanız; ikisininde okul hayatında paralellik vardır. aynı sıkıntılar, aynı aile sevgisinden ve anne ilgisinden uzak büyüme.
    henriette de mortsauf, balzac'ın hayat hikayesindeki madame de berny'den başkası değildir.
    tam on beş yıl boyunca kendisine hem dostluk hem danışmanlık yapmıştır. hayatında ve romanda da olduğu gibi giriştiği ticari işlerde para yardımında bulunmuştur.

    balzac'ın çocukluğunda çektiği ruhsal acıların tümünü, yıkıntıların bütün burukluğunu bu romanda vermek istediği söylenebilir. kocasından mutluluğu tadamayan ama ona ihaneti de insana saygı açısından kendine yediremeyen henriette, çocukluğunun bütün acılarını gideren felix, çağlar boyunca insani sevgilere, fedakarlıklara örnek olacak karakterlerdir.
    (kerrigan, 19.06.2004 14:12)
  3. balzac'ın vadideki zambak romanını okurken bir eserin neden klasik olduğunu
    kavrayıveriyor insan.konu ne kadar sıradan olursa olsun anlatımdaki ustalık
    sizi hayret içinde bırakıyor. karakterler:erdemi,azizliği ile madam de
    mortsauf,hırslarıyla arabelle ...ve tüm tezatlarıyla saf insan :felix...
    romandaki bütün bu karakterleri
    kalabalığın içinden seçebileceğini düşünüyor insan ...
    bir dönemin fransası da var romanda.ilginç bir şekilde fransız-ingiliz
    mücadelesini de yakalıyorsunuz felix, henriette,arabelle üçgeninde.kısaca
    mekan,zaman ve kişiler net olarak zihninizde canlanıveriyor.sanırım filminin
    çekilmesini anlamsız kılacak güçte balzac'ın anlatımı.
    yazarın ustalığının yanında cemal süreya'nın çevirisinin de hakkını yememek
    lazım.kitabın bu kadar etkili olmasında büyük emeği var.klasikleri
    1970'lerin tercümelerinden okumak ayrı bir zevk.
    ...
    ve tüm ciddiyetiyle balzac, natalie'nin mektubu ile yaptığı finalde tüm
    acıları tebessümle karşılıyor(anlatılanların balzac'ın kendi hayatına çok
    benzediği düşünülürse...).felix'in yaşadıklarını alaya alan üslup,roman
    boyunca çekilen acıları fazla büyüttüğünü fısıldıyor felix'in ve okuyucunun
    kulağına...natalieye hak vererek kapatıyorsunuz kitabın kapağını.
    ...
    kısaca günün karmaşasından kaçıp bazen clochegourde kırlarında bazen de
    paris'te romanın kahramanları ile zaman geçirmek oldukça dinlendirici.kısacası okunası kitaplardandır
    (rout, 19.06.2004 19:28 ~ 19:49)
  4. ulan yoksa balzac da mı zamanında vadi'de kaldı dedirten kitap. o zamanlar internet varmıymışkine??
    (lightblue, 04.05.2005 03:29)
  5. konusu oldukça sıkıcı sayılır ama yazıldığı döneme göre ihtişamlıda.tek düze devam eder sizli bizli konuşmaları bayar(en azından beni baymıştı).henriette in ölüm döşeğindeki anlarının tasvir edilmesi romanın en etkleyici kısmıdır.ölüm anında başında bekleyenlere bakarak onların sağlıklı yüzlerini ve alıp verdik leri nefesi kıskanma düşünceleri göz yaşartır.
    (şapkalı a, 30.11.2005 03:02)
  6. iki farklı aşkı anlatan balzac'ın realist eseri; cinsel ve ruhani aşk; ikisi arasındakı baglantılar istekler ve fransız burjuvazisi...
    (impera, 21.03.2006 21:41)
  7. (bkz: itü vadi yurtları)
    (lulu, 09.04.2006 00:02)
  8. yazarın adıyla kitabın adı arasında şiirsel bir uyum vardır: honore de balzac, vadideki zambak
    (dbk21, 09.04.2006 00:20)
  9. mamafih ve salt kelimelerini kendisinden öğrendiğim roman
    (ovid, 07.06.2006 23:23)
  10. ilginç olan yurdum insanı bu eseri tuğba özerk sayesinde tanımıştır.
    (betatron, 02.02.2007 17:26)
  11. gençlik dizilerinin bu dönemde popüler olması aslında yeni bir şey değil, pek çok ünlü romancının gençlik "heves" ve "düşüncelerine" ayrıca bir ihtimam göstererek kitaplar yazdıkları ortada. gerçekte geçmişte yaşanan olaylar bugün ki kadar hızlı olmasa da, kuşkusuz gençlik hırsını yansıtacak derecede eğlencelidirler.
    honoré de balzac bu yapıtında kendi çocukluğunun ve gençliğinin sevgisiz aile hayatını anlatmayı ve ilk aşkının ölümsüz hatırasını şad etmeyi amaç edinmiş. bazı yerleri son derece sıkıcı betimlemeler içeriyor olsa da, felix ve henriette'nin aşkı gerçekten insanı duygulandıracak derecede içtenlikle işlenmiş.
    felix'in ilk aşkının evli bir kontes olması ise son derece düşündürücü. düşünsenize, hiçbir ilgi görmemişsiniz, yaşınıza göre olgun ama aynı zaman da tecrübesizsiniz. kendi dayanağınız yine kendiniz. ve hayattan neredeyse hiçbir beklentiniz yok.
    vadideki zambak, güzel kontesin oturduğu güzel vadideki şirin bir şato. elbette beyaz zambakların asilliği yanın da, katlanılması güç yanları da var. felix'i ne kadar istese de, ona bir anne gibi öğütler verse de, bayan de moustauf son derece asil bir kadın.

    kitabın beni etkileyen üç yeri oldu. felix'in çocukluğu, henriette'den ayrılıp paris'e giderken okuduğu mektup ve henriette'nin ölümü.
    acıklı bir sonu var henriette'nin. kocasına sadık bir eş olarak öldü belki ama gerçek mutluluğu hiçbir zaman yaşayamadı. işin kötüsü arkasında kendisinden de mutsuz birini bıraktı.
    elbette felix'in bütün bu kitab hüviyetindeki öyküyü, bayan natalie için yani sevmeye hazırlandığı kadın için yazması ayrıca bir tuhaf. natalie'nin "henriette'nin hatırası üzerine benden onun gibi biri olmamı beklemeniz, olanaksız. sizi sevmekten acı çekerek vazgeçiyorum" tümcesi de sanırım her şeyi özetlemiş.
    felix'e acıdım...
    (madbrother, 15.06.2007 18:34)
  12. honore de balzac'ın başyapıt niteliğindeki bir eseri.
    (çılgın veyfik, 02.07.2007 14:28)
  13. "bana acı verecek bu sözleşmeyi kabul ediyorum. hiç bir şey düşünmeden kendimi size veriyorum, siz nasıl isterseniz, öyle olacağım..."
    (provezza, 20.07.2007 16:39 ~ 26.08.2007 00:08)
  14. (bkz: lily of the valley)
    (paranoiagenerator, 20.07.2007 17:33)
  15. tek kelimeyle harika bir kitap. son derece sürükleyici ve samimi bir üslupla yazılmış, insan ruhunun doyumsuzluğunu ve çalkantılarını ince mesajlarla okuyucuya aktaran eser. asalet, zerafet, aşk, sadakat, koşulsuz sevgi kavramlarını enteresan betimlemeler ve vurucu bir kurgu ile anlatan eser, yazılmasından uzun yıllar sonra bile güncelliğini korumayı başarmıştır.
    (nisan cadısı, 03.08.2007 12:25)
  16. ismiyle dikkat çeken eser. bu arada somut veriler için şahsa tavsiyem vadi' ye gelmesi. gösterirler zambağı.
    (thisrock, 16.08.2007 01:46)
  17. ortaokul zamanlarında okumaya yeltenip bir şey anlamadığım için bıraktığım ve bir daha okuma teşebbüsünde bulunmadığım eser. sanki yine anlamayacakmışım gibi geliyor.
    (papazeriği, 16.08.2007 14:32)
  18. dünya edebiyat tarihinde betimlemelerin mükemmelliği olarak kesinlikle tek geçilesi balzac romanıdır.balzac o esrarlı gücüyle tam yerinde zamanında ve miktarını gram taşırmadan kullandığı kelimelerle okuyucu ilk başta romana adapte eder.o andan sonra felix sanki sizsinizdir.tasvirlerin mükemmeliyetiyle karakter karşınıza dikilir resmen.fazla söze gerek yok.mutlaka okuyunuz efem
    (tylerdurden, 18.08.2007 16:09)
  19. ilk okuma girişimim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. yazarın ne anlattığını anlayamamıştım. bıraktım, çeviri kötüydü. tahsin yücel çevirisini okumayı denedim. yavaş yavaş, sindirerek okumaya başladım. bazı tasvirler öyle uzun ve karmaşık ki cümlenin sonuna doğru başını unutuyorsunuz. tahsin yücel'in çeviri üslubu ilginçtir, kitaba çok farklı, özgün, asil bir hava katmış diye düşünüyorum. bunu sağlayan şeylerden biri öz türkçe kelimeler kullanmasıdır.
    (santimantal, 03.09.2007 22:10)
  20. (bkz: vadideki zambak)
    (zinzoline, 03.09.2007 22:20)
  21. oku oku bitmez bu roman ama ne hikmetse okuyanlar tarafından kişinin kendini alamdığı roman olarak akıllarda kalır...
    (wadaa, 17.09.2007 15:13)
  22. ilk elli sayfasındaki balzac'ın uçsuz bucaksız betimlemelerinden sıkılarak(halbuki bu betimlemeler bir zaman sonra dikkat edilerek okunduğunda çok güzel gelir) üç kez bırakıp yeniden başladığım fakat devamını getirmeyi başardığımda gerçekten mükemmel bir roman olduğunu anladığım kitap..bittikten sonra bile insanı ağlatıcak kadar dokunaklıdır kendileri..
    (zardanadam, 29.09.2007 15:01)
  23. "başkalarının mutluluğu, artık mutlu olamayacak kimselerin sevincidir."
    (natalya casta, 25.08.2008 21:27)