1. öncelikle “leş” sözcüğünün fiziksel açıdan çirkin, yetersiz, ölü olma halini tekabül etme adına kullanıldığını belirtmekte fayda var. ne çirkin ne ölü ne yetersiz ne de başka herhangi bir sıfat sözü geçen duruma tam karşılık veremiyor. oysa “leş” cuk diye oturuyor. üstelik paçozluk, feminizm feminizm diye bık bık öterek içindeki terk edilmişliği örtme anlamını da kapsıyor. çok faydalı bir sözcük kısaca.

    kaç tane bakımlı-güzel- elit- alımlı kadın yazar tanıyorsunuz? sözlük yazarı değil he, bildiğimiz yazar. on küçük zenciyi okuduktan sonra kitabın arkasında baktığınızda ne düşündünüz? ya da tüm agahta christie romanlarının arkasında gördünüz foto sizde ne gibi hisler uyandırdı? agahta christie’nin fotoğrafına bakarak osbir çeken bir erkek kulağa çok tuhaf geliyor dimi, ergenlikte bile olsa, yahut da o duruşa, pörsümüş tene, ceset surata özenen bir genç kız görebilmek mümkün mü acaba? adalet ağaoğlu’nun tipi sizce nasıl? elif şafak’ın güzelliğine diyecek yok. hoş kadın. lakin o da küçükken arkadaşının olmadığından, sürekli yalnız kalıp can sıkıntısından bir şeyler yazdığından, hayal kurduğundan bahseder. sonuçta onda da bilinçli bir tercih değildi önceleri yazmak, zorunluluktan yazdı, sosyal açısından sıkıntı çektiğinden, tıpkı leş sözlük yazarları gibi.

    gelelim olayın sözlük boyutuna. genel anlamda a ve b kalite kızların oranı ne kadar? açık söylüyorum en iyimser tahminle yüzde 7’i geçmez. ee bunların aristokrat olanlarının düzenli bir cinsel yaşamı, çevresi, etrafından eksik olmayan yalamaları, bakımı, alışverişi, dedikodusu, otu püsürü var da var. zaten çok çok lisede günlük tutmuş, daha başka ilişkileri de olmamıştır yazmakla. pasta azaldı dimi? …aslında detaya girmek istemiyorum ama ufaktan devam ediyim. bu eğilimin bir an önce düzgün bir çerçeveye oturtulması lazım. iletişim fakültesinde okuduğum için adorno’dan derrida’dan ismini kesin yanlış yazacağım chomsky’den focoult’dan söz edildiğini çok duydum. eee haliyle kızlar sınavlara çalışırken anlatıyordu, içlerinde ilik gibi olup nefes kesenler de vardı tabi, ama hiç birinin bu tür sikik şeyleri sözlüğe yazacağını sanmam.

    eee peki geriye ne kaldı? a-b kalite olan ve varoş olmasa da mazbut takılan, açılmamış- keşfedilmemiş güzellikler… ve elit olup da sırf zevkine takılan istisnalar… o yüzden bakınız yazarlarına, aşklarından söz eden duygusal hatunlara, haddini aşmadan yazan, kasmayan nicklere ilgi duyar, bu sevimli gayretlerinden büyük keyif alırım. içlerinde potansiyel a-b kalite barınır. ne kadar okumaya çalışsam da bir türlü üst üste iki cümlesini anlayamadığım, muhtemelen yazarken kendinin de anlamadığı daral getiren giriler yazan hatunlarından tiksinirim.

    bakın açık ve net konuşuyorum. pasta zaten çok az. ve bu eğilim bu hızla devam ederse sözlükler hayatta her şeyde kaybedip inine çekilen bunalım-sıyırmış- leş kızlarla dolacak. üniversite’de okurken kulüp kurar bu salaklar, tiyatro, trekking, felsefe filan, üniversite biter sözlüklere salça olup yok bilmem ne akımı yok adorno’nun yarak teorisi deyip kafa sikerek ter kokan bedenlerini koklarlar. hasbelkader kendileri gibi bir süzme bulup sevişseler ne ala… yoksa hakikaten uzun vadede büyük bir sorunumuz var..

    sözlüklerde gerçekten işini hakkıyla yapan, alımlı yazarlar var, zaten onlar beni bir şekilde buluyor. ve inanın benden çok daha fazla rahatsızlar hemcinslerinin bu zavallı halinden. bu kızlar pis olmasa da insana pis geliyor, sonra kötü giyiniyor, ayakkabıları çok kötü ve bir kızın ayakkabısı güzel değilse siktir gitsin yani. neyse uzamasın bu konu. hiçbir alımlı, bakımlı, a-b kalite hatun, çok ciddi bir sorunu yoksa oturup da sözlüğe yazı yazmaz. ben kendi çapımda bu pastanın dilimleri artırma adına sözlüğe a-b kalite hatun çekmeye çalışırken, bir de böyle paçozların histeri krizleriyle uğraşamam. eee insaf yani ya.
  2. ''kara kara kazanlara, kara yazı yazanlara, kimse sevgi göstermesin ak yazıyı bozanlara''nameleriyle karşılık verilesi tespit öncesi cümle.
  3. sosyal açıdan sözlük yazarı olma eğilimini kişinin bedensel yetersizliğine mana bulmuş, lakin hangi akla hizmet bulmuş bir kayser sozer saçmalığıdır.
    “leş” sözcüğü fiziksel açıdan çirkin, yetersiz, ölü olma haline tekabül edemez, başlığın dikkat çekmesi amacıyla götümüzden tanımlama uydurmayalım..
  4. benim. bende var olan eğilim. okur okumaz sözlükte neden varolduğumun netleşmesini sağladı bu büyük büsbüyük yazar. güngeçmiyor ki yeni bir tespitiyle daha gizli gerçekleri gün ışığına çıkarmasın. bakın dayanamıp açıkladım artık, nasıl olsa açığa çıkacaktı, leşliğim, çirkinliğim zayıflığım ve zavallılığım.aman tanrım nasıl bir acıdır tahmin edemezsiniz. son derece elit ve mükkemmel yazarlar arasında kalakalmak tüm çirkinliğim ve leşliğimle . baktım da şimdi ayakkabılarım da iğrenç bir de pis kokuyorum kaçmış etrafımdaki herkes. ağlamak istiyorum ama olmuyor bunu bile beceremiyorum . hem çirkin, hem iğrenç bir de üstüne beceriksizim .ben niye yaşıyorum bir bilsem ..
  5. bu bağlamda sözlük yazarı olmanın leş olmakla ilintili olduğunu ve dolayısıyla eli ayağı düzgün* insanların sözlükte işi olmaması gerektiği gibi saçma bir varsayımı ortaya koyan sözde tespit.
  6. tehlikeli bir eğilimdir. ne öyle etliye sütlüye karışmalar! kokarsın tabi! öncelikle söz konusu kızlarımız, dünya meselelerinin çoğunu sol çerçevesinde başlıklandıran ve bu başlıklar altında farklı ve özgür düşünceleri barındıran sözlüklerden hızla uzaklaşmalıdır. ardından giyinip, süslenip, en pahalı markaların kokularından birinin taklidini sürmeli ve "piyasa" yapmalıdır ki vaktini geçireceği "cool" ve "clubber" ortamlarda süsü ile dikkat çekebilsin. dikkatini çekeceği leş kız düşmanı bir erkek ile hiç bir konuyu sorgulamadan vur patlasın çal oynasın bir hayat sürmelidir.