***biraz tarih dersi***
[ama önce tribünler için iki satır ad hominem] güya ırkçılık karşıtı olacağım derken daha baştan "kürtlere x, lazlara y" diyerek, uzak durduğunu sandığı ırkçılık çukuruna, ayrımcılık yokuşundan yaldır yaldır koşarak giden kişinin kendi içerisinde çelişkiler barındıran düşünce yapısının yansımasıdır.
ayrıca bunu söyleyebilen bir insanın tarih bilgisi, iyimser bir tahminle
şu çılgın türkler'den ibarettir. bugünkü kürt sorununu doğuran başlıca etmen, lazlarda olmayıp kürtlerde bulunan aşiret yapısı ve ağalık müessesidir. atatürk kurtuluş savaşı esnasında ileri gelen kürt aşiret liderleriyle yaptığı görüşmelerde, erzurum kongresinde ve sivas kongresinde kendilerine savaştan sonra yatırım ve aydınlık bir gelecek sözü vermiş, fakat bunun için sabırlı olmaları gerektiğini ve tüm yatırımların doğuya yapılmasını beklememelerini de belirtmiştir.
savaştan sonraki dönemde umduğu kalkınma hızını bulamayan türk halkı, çoğu yerde başbakan ismet inönü'nün hatta bazı yerlerde atatürk'ün resimlerini yırtarak gösteriler yapmışlardır.
atatürk'ün tekke ve zaviyeleri kapattırmasındaki amaç, din adamlarının türkiye cumhuriyeti vatandaşlarını devlete karşı kışkırtmasını önlemektir. yoksa orada 3 kişi "sadece" ibadet etse kimsenin sikinde bile olmaz. fakat kürtlerin beraberliği dine değil kanbağına dayandığı için bu tehditin savuşturulması daha zordur.
ne mutlu türküm diyene sözünün birleştiriciliğini şimdi daha iyi anlıyor musunuz?
neyse. bu hükümet karşıtı eylemler doğuda aşiret reisinden emir alan kürtler tarafında daha organize bir şekilde gerçekleştirilmiş, terörist eylemlerin temeli olan dağa çıkmalar yaşanmıştır.
lazlar ise bu derece organize bir silahlı güce sahip olmadıkları için eylemleri kürtlerinkilerle karşılaştırıldığında genelde duvardaki sümük gibi kalmış ve kolay bastırılmıştır.
cumhuriyet sonrası ordu hiç dinlendirilememiş, devamlı iç çatışmaları bastırmak için anadolu kentleri arasında sevk edilip durmuştur. bunların çoğu da doğu anadolu şehirleridir.
nesnel bilgiler ansiklopedisi iyi günler diler.