|
|
- 1962 yapılı şimdilerde truva kralı priam olarak tanıdığımız peter o'toole'un oynadığı, anthony quinn, ömer şerif gibi mükemmel aktörleri de bünyesinde bulunduran bir film
- dünyanın en mülayim insanı da olsanız bu filmi izlediğinizde içinizden birkaç tane ingilizi ve arabı öldürmeyi geçirirsiniz. gerçi bu rip filmler boldur ama. bu ipne ajana milletçe duyduğumuz nefret nedeniyle bu film daha da bir gaza getirir.
- sanat yönüyle sıfırın altında olan film, oscar'a zaten hiçbir zaman güvenim olmadı, bununla beraber bu film bazı eleştirmenleri de iyiden iyiye sorgulamama sebep oldu. direk propoganda filmi olan bu film kan türkleri kan içici vahşiler, ingilizleri de arapların kurtarıcı melekleri gibi göstermekle büyük bir halt yemiştir. başroldeki şeytani bakışlı peter o'toole hayatımda gördüğüm en berbat oyunculuğu sergilemiştir. filmin 1.5 saati sırf çöldeki kumu seyrederek geçmektedir. üniversitelerin sinema bölümlerinde "sonsuz bütçeyle nasıl taraflı ve sanat değerinden yoksun propoganda filmi çekilir" konusuyla okutulması muciptir.
- yönetmeni david leandir.
- iki dvd'dir bu, izle izle bitmez...
- sinemanın efsanelerinden birisi. 1962 yapımı bu film en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi sinematografi, en iyi sanat yönetmenliği/dekor, en iyi müzik, en iyi ses kaydı ve en iyi kurgu dallarında oscar almıştır.
filmin orijinali 222 dakika iken, 1989'da elden geçerek 216 dakikaya indirilmiştir süresi.(siyah, 11.08.2007 19:40)
- genellikle türkleri aşağıladığı, barbar gösterdiği düşünülüp, türk arkadaşlar tarafından pek fazla sevilmeyen bir film. the bridge on the river kwai gibi çok önemli çok önemli bir savaş karşıtı filme de imza atmış olan david lean tarafından çekilmiş, gayet uzun, etkileyici, görsel anlatımı, kurgusu, hikayesi, müzikleri mükemmel olan bir film..
filmi izleyen zaten kendi karar verebilir güzel olup olmadığına, amma velakin türk düşmanıymış, propagandaymış gibi ipe sapa gelmez iddialarla, türklüğü aşağılama gibi safsatalarla filmi kötülemek yersizdir, boş adam işidir, denyo milliyetçilikten başka da bişey değildir.
filmin konusu arabistanlı lawrence diye tanınan ingiliz ajanının araplar içinde milliyetçilik duyguları aşılamaya çalışarak arapları türklere karşı kışkırtmaktır. biraz tarih bilen adam da bilir ki, ingilizler arapları çok sevdiğinden kurtarmamışlardır. osmanlı devleti de arap yarımadasında olsun mezopotamyada olsun gırtlağına kadar boğulmak üzeredir zaten. ayrıca osmanlının arap yarımadasında ne işi olduğuna hiç girmeyelim. ingilizlerin ne işi olduğuna da hiç hiç girmeyelim.
şimdi bu film, olayların tarihi gerçeklerden alındığı bir 1. dünya savaşı filmi ki içinde çok hüzünlü de heyecanlı da yerleri var. bunun yanında savaş karşıtı denebilecek yerleri de hayli fazla. şimdi ben burdan kimseyi de efendim spoiler verip şeyetmek istemem. o yüzden hiç bir sahneyi anlatamayacağım efendim. saygılar.
öte yandan lawrence gibi şımarık bi subayın savaşın içine girdikçe yaşadığı psikolojik değişim, ölümle burun buruna gelmesi, içindeki canavarı görüp kendinden korkmaya başlaması, kontrolünü kaybetmesi gibi psikolojik öğeler de barındırmakta.lawrence'ın yaşadıklarıyla birlikte karakter gelişimini genel hikayenin içinde ön planda tutması da filmin amacının salt propaganda olmadığını göstermeye yeter olsa gerek.
türklerin ne işi olduğuna gelince bu filmde. tarihi gerçeklere dönersek yine görürüz ki, arap isyanlarını bastırmaya çalışan ve ingilizlerin 1. dünya savaşındaki düşmanlarından biri türkler. savaşın sonunda galip gelen taraflar da araplarla ingilizler.
şimdi sevgili türk ve türklüğün sevicisi, koruyucusu bu mudur seni gocunduran? yani yüce ulusunun yenilmiş olması mı yoksa türklerin yaptığı barbarlıklar mı? ya da üzüldün mü, bu filmde senin ulusunun kötülenmiş olduğu düşüncesiyle, orda binlerce insanın ölümüne üzülmeden? yoksa siz hala türklerin savaşlarda düşmanlarını çok sevdiğini, onlara müthiş saygı gösterdiğini, onların saçlarını okşadığını mı zannediyosunuz? türkler böyle şeyler yapmaz mı diyosunuz hala?
valla kardeşim kusura bakma ama hangi ulus olursa olsun, tarihteki bütün savaşlarda adı geçen her ulus zaten barbarlığın daniskasını yapmıştır. savaş barbarlıktır, hayvanlıktır. bu film de kimin hayvanlığını anlatıyor olursa olsun mükemmel bir hayvanlık filmidir. bayılırım. siz sinir oldukça ben daha çok bayılıyom. oooh çocuk gibiyim.
- "iki şeyi doğru aktarmışlar: develer ve kumlar" -lowell thomas
(camel, 08.12.2007 00:18)
|