"taşı hiç acıtmamış,
acıtmadan iğne yapan iğneciler vardır,
eli ne kadar hafif,ne yumuşak,
bak,görüyor musun?
tıpkı onlar gibi" diyor.
"soluğuyla okşamış mermeri,
dudaklarıyla yapmış sanki,
sıcak sıcak öpmüş taşı.
heykel,olduğu yere nasıl yakışır biliyor musun?
olduğu yeri inkar ederek,
hiçbir yerde durmuyormuş gibi yaparak,
gerçek bir sanat eseriyle karşılaştığımda
dilim alttan yukarı tatlanıyor,
sanat müzelerinde,galerilerde
neden bir sevişme odası yoktur,
hiç anlamamışımdır."
demek suretiyle beni benden almıştır,
muinar kitabında.
hamiş:bunu seven,bunu da sevdi.
(bkz:
@3378901)