1. "ben bu adamlar için nasıl yazmamışım lan" dedirtti bana başlık bir anda..

    kendi tarzlarını "orchestrated agression" olarak tanımlayan bu güzide grubumuz-ki daha iyi bir tanım yapılabilir mi bu grup için?- dehşet bir vokale, azmani gitar rifflerine ve insan üstü baterilere sahiptir. soloların azlığı her ne kadar bizi üzse de, nevermore'dan aşşağı kalmayan solo gibi rifflerle gönlümüzü almayı başarmışlardır. as the palaces burn albümü dehşet iken, parçası daha da bir dehşettir-özellikle sözleriyle-.

    hiç haz etmediğim slayer ibikleri tarafından, geleceğin slayer'ı olarak tanımlansalar da o kadar kötü olduklarını düşünmüyorum (soldan soldan geliyor eksiler). isimleri isa'nın adlarından birtanesidir ki derin manalar taşır içinde.

    çok merak ettiğim sahne performanslarının ise albümle birebir olduğu iddia ediliyor. şahsen hiçbir insanın böyle riffleri iki saat boyunca çalabileceğine gözlerimle görmeden inanmam..

    gruba ısınamayanların az çok haklı olarak eleştirdikleri nokta ise parçalarının birbirlerine benzeyişi. iki milyonuncu dinlemeden sonra parçaların çok benzemediklerini, hepsinin ayrı güzel olduğunu kavrıyorsunuz tabii ama cidden bir yerden sonra bayabiliyor insanı.
    kendi adıma iki aydır dinlemiyordum bir açtım "oh be gaz gaz gaz" dedim şu an mesela..

    yürüyün koçlarım benim diyorum sizlere..

bu başlıktaki diğer giriler