- zamanında akılsız halkın ayaklanıp dönemdeki durumlarından laleleri sorumlu tuttukları devir. bu dönem sonunda bir çok lale çeşidinin soyu yokedilmiştir. katliamdan kurtarılıp yurt dışına kaçırılan lalelerin bir kısmı da hollanda'ya götürülmüştür. şu anda ekonomisinde önemli bir gelir kaynağı olan laleler bu ülkeye bu yolla gelmiştir.
(data, 23.11.2004 23:34)
- (bkz: lale)
(scarlet, 23.12.2004 19:04)
- sibel can'dan dinlediğimde farketmediğim, sezenden duyunca sözlerine kulak verip işte sanat budur dediğim, sözleri müziğinden çok daha güzel olan, kendimi bulduğum şarkı...
(bkz: sezen aksu)(neyzeni, 06.03.2006 03:17)
- eloğlu kitap basıp teknoloji kasarken bizim saraylar yapıp yan gelip yattığımız devirdir.neden böyle lale gibi güzel bir isim almış anlayamamışımdır da.lale değil nane olmalıdır bu sonucunda naneyi yediğimizden dolayı.
(zaknafein, 06.03.2006 03:31)
- türklerin ilk itfaiye teşkilatının kurulduğu dönemdir.bunun nedeni gece yapılan alemlerde kaplumbağaların üzerlerine mumlar dikilirdi.sonra çatıya çıkılırdı ve kaplumbağaların üzerindeki ışığın yavaş hareketi izlenilip içilip coşulurdu.sonra herkes sızardı.e tabi kaplumbağaya laf dinletemezsin...olan bu yangınlar yüzünden itfaiyeye ihtiyaç doğmuştur
(dinazor kafa, 23.04.2006 17:55)
- arif susam abimiz de nefis yorumlamış. adam kalvyeyle kanun çalıyor.
http://www.youtube.com/...(easy company, 10.09.2006 03:28)
- ismini yahya kemal'in koyduğu devirdir..
(gölgeningücü, 19.05.2007 16:31)
- osmanlı'nın lale devri varsa,
yeni osmanlı'nın da gül devri var
melih aşık
(bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)(jack nicholson, 30.08.2007 18:47)
- sezen aksu'nun son zamanlarda yazdığı muthiş şarkılardan birtanesidir. bestesi bülent özdemir'e aittir. sibel can hanfendi söylemektedir.(biraz arabesk söylemiştir ama hoş olmuş) ama sezen'in beyaz showda canlı olarak okuması da kesinkes dinlenmelidir.
e hadi buyrun bakalım..
http://www.youtube.com/...(optimist, 03.09.2007 18:05)
- osmanlı'nın (bkz: üçüncü ahmet) döneminde görülen bir dönem .önemli olayları:
*batı'nın askeri eğitimi ve teknolojisi bilgilerine önem verildi.
*mehmet çelebi, nişli mehmet ağa gibi görevliler elçi olarak avrupa ahvalini öğrenmek amacıyla çeşitli başkentlere yollandı.
*itfaiye kurumu oluşturuldu.
*batı'nın kişinin refahına verdiği önem osmanlı idareci sınıfına da geçti.
bu yaşayış tarzını bir üst kesitin imtiyazı ve aynı zamanda mahalli kültürün kösteklenmesi olarak algılalayan istanbul'un alt ve orta sınıfları, devletin bu sırada ortaya çıkan zaafı karşısında yeniçerilerle ve sadrazamnın düşmanlarıyla ayaklanmışlardır ve bu da ünlü (bkz: patrona halil isyanı)dır(nanokozmos, 15.11.2007 17:52 ~ 17:57)
- sezen aksuya hiç gitmeyen, ama sibel canın mükemmel söylediği şarkı.
sezen aksu'nun sesini zorladığı o kadar belli ki, dinlerken rahatsız oluyorsunuz. ama sibel can zarifçe ve içli bi şekilde söylüyo şarkıyı.
ki sibel canı günahım kadar sevmem, ama hakkını yememek lazım..(undeuxtrois, 06.04.2008 21:13)
- sezen aksu'dan bir kez dinledikten sonra sibel can yorumunu çöpe atacağınız şarkı.
evet evet, o kadar güzel.
ekleme: ama tabii söylemezsen sezen seviniriz, çok dinledik yeter.
bak aykırı çiçek bekliyor bir köşede.(bimekan, 06.04.2008 22:02 ~ 22:05)
- sözleri yazılmamış, alla alla..
çok geç kalmışız canım
vakit bu vakit değil
eski radyolar gibi
çatıya saklanmış aşk
öyle sanmışız canım
artık ölümsüz değil
leylayla mecnun gibi
çoktan masal olmuş aşk
lale devri çocuklarıyız biz
zamanımız geçmiş
aşk şarabından kimbilir en son
hangi şanslı içmiş
ben derim unutma iftihar et
sevmeyenler utansın
aşksızlığa mahkum edildiysek
bu dünya yansın(sükun, 09.10.2008 01:09)
- o nasıl bir zevk sefa dönemidir aga?
kaplumbağaların üzerine mum dikmek seyreylemek alemi damlardan falan...
harika. enteresan yani.
dönem sadrazamı(galiba) damdan dama atlayıp neşe içinde kafa bir milyon dolaşırken damdan düşüp ölmüş.
hakkikaten enteresan ne diyeyim ki ben şimdi.
patrona halil yeter ulennnn demişte, kendilerine gelmişler.
sonra da bir batılılaşma, bir özentilik, yol elçilikler falan...derken. böyle işte.(mental retardasyon, 07.04.2009 12:29)
- osmanlı devleti'nin batı dünyasına belirli bir mantık çerçevesinde yaklaşma çabasında ilk kez bulunduğu bu dönemde eğlence toplantıları kağıthane deresi civarındaki sadabad kasrı ve civarında yoğunlaşmış, bölgede barok stilinde onlarca ahşap konak inşa edilmiştir. ancak patrona halil isyanı sonrasında yakılan bu konaklardan bugüne eser kalmamıştır. devirden bugüne kalan tek sağlam yadigar topkapı sarayı girişindeki üçüncü ahmed çeşmesi'dir.
zamanında doğal güzellikleri nedeniyle osmanlı sarayının tercihi olmuş kağıthane şu anki deresinin hali ise içler acısıdır, deyim yerindeyse dereyi bok götürmektedir. sadabad viyadüğünden her geçtiğimde aklıma bu yazdıklarım geliyor, hüzünlere garkoluyorum.(tembel hayvan, 01.08.2009 01:18)
- sezen aksu 'nun yürüyorum düş bahçeleri nde adlı albümünün bir numaralı diskinde yer alan kulak gıdıklayan cazımtırak versiyonu ile daha bir dinlenilesi olan parça olmuştur sanki.
ben derim utanma iftihar et,
sevmeyenler utansın
aşksızlığa mahkum edildiyse
bu dünya yansın(sarafin, 06.01.2010 00:40)
- 1718 pasarofça antlaşması ile başlayıp 1730 patrona halil isyanı ile sona eren dönemdir. bu dönemde;
*ilk türk matbaası ibrahim müteferrika ve said efendi'nin çalışmalarıyla açılmıştır.
*osmanlı devletinde batılılaşma süreci başlamış ve avrupa'nın üstünlüğü kabul edilmiştir.
* avrupai tarzda ıslahatlar yapılmıştır.
*matbaada basılan ilk eser vankulu lügati'dir.
*hattatlık mesleğinin ölmemesi amacıyla matbaada dini eserlerin basılması yasaklanmıştır.(pentagram6761, 20.02.2010 23:15 ~ 23.02.2010 01:05)
- dinlediğimde üniversite yıllarımı, denizli'deki ender dostlarımla olan anılarımı aklıma getiren şarkı.
(çıt çıtlı badi giyen tesisatçı, 28.07.2010 01:45)
- yaz tatilinin suyunu çıkarıp, televizyona gömülüp dizi kusmak istediğim şu günlerde bana sunulan alternatif dizi. ama çok klasik bişeye benziyo senaryosu. senaryoyu boşver oyuncular götürür zaten bu diziyi mentalitesindeki yapımcıların esas oğlan seçimini başarılı bulsam da esas kız bana pek ilgi çekici gelmedi.bi tolgahan sayışman kurtarmaz bu diziyi.
(tabula rasa, 05.09.2010 01:08)
- emina türkcan ın ismi lale olmasaydı kendimi keserdim. tolgahan sayışman ise çınar ılgaz olarak karşımızda. adı süleyman olsa yine kendimi keserdim. benim adım hanzade mesela göbek adım nazenin. soy ismimizde osmanoğlu. saray soyundanız biz. büyük dedem şeymiş sarayda. evet böyle devam edelim sevgili yapımcılar, bu toplumda sınıf farkı diye bişey yok zaten evet evet hep böyle açık artırmada tablo alıyoruz, hobimizdir.
(camsap, 14.09.2010 20:24)
- yayınlanan ilk bölümünün hemen ardından, "özel" bölümü ile tekrar karşımıza çıkan, uzun ömürlü olmayacağı başından belli dizi.
ya arkadaş, benim babam villada yaşamadı, ben yaşamıyorum, ee muhtemel çocuklarım da yaşamayacak.
3 göbek önceki atalarım da havuz başında hangi ihaleyi kimin alacağına dair fikir teatisinde bulunmadı, 3 göbek sonrakiler de bulunmayacak.
hadi hepsini geçtim, o doğumgünü elbisesini hangi insan ne amaçla giyer onu da anlamış değilim.
siz kimin hikayesini, kime anlatıyorsunuz? ağalık sistemini seymen ağalarla meşrulaştırdığınız sesimiz çıkmadı, istanbul masalı dediniz; şehirdeki köleliği meşrulaştırdınız yine sesimiz çıkmadı, hiç bir geçim derdi olmayan üniversite öğrencilerini rotasyona tabi tutup birbiriyle çiftleştirdiniz* yine bir şey demedik, ama artık yiter yav, yiter yav.
küçük emrahla başlayan ekranda piç yaratma geleneği artık o kadar sıradan oldu ki, içinde babası belli olmayan bir çocuğun olmadığı senaryo görmek imkansız. sanki bütün millet kimin eli kimin cebinde belli değilmişcesine entrikalarla yaşıyor.
ondan sonra vay efendim, gençlik kendi kültüründen uzaklaşıyor, 25-30 dakikalık cnbc-e dizileri izlemeden yapamıyor. acaba her iki grubu tarttığımızda hangisi bizim kültürümüze daha uzak? havuz başında ihale hesabı yapıp, kardeşinin karısını düdükleyen mi yoksa evinin altındaki barda arkadaşlarıyla buluşup kız kesen mi?(dahianlamındaolduğuiçinayrıtakılancinyıs, 14.09.2010 22:59)
- aşk-ı memnu ile açılan boşluğumuzu dolduracak olan,yalılı malılı,havuzlu üstüne üstlük aşk-ı memnu'dan artısı sadece istanbul'da değil bodrum'da da çekim yapılmış olan dizi.bence güzel başladı tabi ki eleştiren de çok olacak ama hadi kabul edelim yaşayamayacağımız hayatlara ve aşklara olan ilgimiz hiç bitmeyecek bu masal hep para edecek...bir de daha ilk günden emina sandal öpüşmeye başladı ya,ben dizinin geleceğinden çok mustafa bu duruma ne dedi onu merak ediyorum.
(ayazinyo, 15.09.2010 00:00 ~ 00:03)
- bir dizi bu kadar mı kolpa bu kadar mı çakma olur arkadaş.iki beğenilen dizinin konusunu al harmanla al sana yeni dizi. firdevs hanımın çakması bir anne, babasının ölümüyle yıkılan , kendine sözde gelememiş kız, bu kıza aşık olan zengin çocuk... haciz sonuçu ne varsa kaybetmek üzere olan çakma firdevs hanımın kızını bu zengin çocuğa satması... bir çok sahne de biz bunu bir başka yerde izlemiştik hissiyatı. ayrıca mustafa sandal' ın karısının orada işi ne? hiç mi kadın kalmadı, oyuncu kalmadı ülkemde?
ilk bölümde ben çakmayım, olmaz bu dizi diye bağıran show tv'nin yeni dizisi.(karyatid, 15.09.2010 09:53)
- izlerken gözlerimi fal taşı açtıran dizidir. adamların ev hali mayokini lan tövbe. o küçük kardeşe sokaktaki köpekler bile saldırabilir yani o derece.sonra bişi daha dikkatimi çekti; kızın erkek kardeşi geceden erkenden ayrılıp kız kardeşini yanında dallamanın tekiyle bırakmak suretiyle bir de 'iyi eğlenceler' diyor muzip muzip. ulan ben kendi kardeşimi düşünüyorum da saçımdan sürür yani.esas kızın ses tonu da beni benden almıştır ayrıca.
(angel in cage, 19.09.2010 20:06)
- başrolde oynayan ablanın her bi tarafı estetik yaptırdım diye bağırıyor bu kadar zorlama bir güzellik olsun yani. sevmedim onu hiç. diziyide sevmedim ı-ıh.
(bkz: tıbbiyeli mustafa'yı harcayacaklar matmazel)(leia, 19.09.2010 20:11)