|
|
- laik sisteme allah'ın emirlerinin yok sayıldığı bir sistem olarak bakan kişinin haykırışı. bu tip düşünceyle dar bir pencereden etrafa bakan müslümanlar; demokrasi, eşitlik, saygı, sevgi, özgürlükler ismindeki evrensel insaniyet duygularını, özerk yaşamı yok sayarlar. ayrımcılığın, kavgaların aktörleri aktristleridirler. şefaat dilemezler, kafalarının dikine giderler... toplumsal yaşama entegre olmamak için kategorileştirirler insanları. diyoskür egolarını tatmin etmek için rüyalarında gerçeklik ararlar. imani hal ve duruşlarıyla insanların akıllarını karıştırarak beyin göçüne neden olurlar. islamda örtünme zorunluluğu vardır derler. islam bir bez parçasını üzerine giydirtecek kadar dar bir inanç sistemi mi? islam; 'din devletini hoşgörür, diğerlerini(din ve insan) dışlar, egemenlik yoktur hatta ehemmiyet yoktur(recm)' diyenler için midir ? evet... evet...
senin islam anlayışın bu mudur?
''sen kim oluyorsun da müslümanlar adına konuşuyorsun! müslümanların da laiklikten yana olduğunu söylüyorsun! hiçbir müslüman laiklikten yana olamaz! haddini bil! kimliğini netleştir! müslümanlardan mı yanasın laiklerden mi, allah'tan mı yanasın tağuttan mı yanasın?! müslüman isen müslümanca davran!şu duruşun iman duruşu değil! aklını başına al. adam gibi müslümanca davran! böylesi kaypak sözler ve duruşlar ile müslümanların akıllarını, gönüllerini karıştırarak onları dinlerinde fitneye düşürmeye çalışan şeytanın, tağutun askerliğine soyunma! sen şu anda çağdaş tağut laik sistemin işletme müdürüsün! haddini bil! müslümanlar adına hiç konuşma! allah'tan kork! safını belirle!...''
insanlığın, düşüncenin, aklın, fikrin önünü tıkayan bu zulme yazıklar olsun. bugün rabbim beni geri döndür isminde inanılmaz derecede insanların üzerine korku ve kölelik yayan bir film izledim. ürperiyorum artık şeriat kelimesini ağzına alanlardan, onlarla aynı havayı soluyarak ciğerlerinde bir nebze nefesimin olmasının olasılığından. laik savunucuları dine biraz saygı duysun diyorsun da affedersin de bunların alayı duygu sömürüsü... sen o güzelim antik eserleri, politeizm tapınaklarını, agoraları bilir misin? bilirsin de herşeye hikaye dersin gülüp geçersin değil mi... yıkarsın, yoluna bakarsın. sen kaz dağını para için deşersin, mahvedersin doğayı. cami dersin, kilise, havra vb.. dendiğinde saygıdan bahsetmek çekinirsin. laik olmak yakışmaz zaten böylesine. insani sevgi, saygı kalmamış ki...
- gol olduğunu söyleyen spikerdir,
gol olur derse rıdvandır.
mutfakta biri mi var diyen reklamcıdır,
bi tıkırtı mı var! diyen yanında uyuyan gülyüzlü sevgilidir,
sıkıtı var diyen ahmet çakardır.
gel kıyılarıma diyen nazan önceldir,
al ananı git diyen başbaşkandır,
gündüz çıkan güneştir,
gece beliren aydır.
laik olduğunu söyleyen kişi dinsizdir,
bunu söyleyen dindardır,
dindar cumhurbaşkanı olsun
hayat bayram olsun
insanlar elele tutuşsun,
bekçi gelsin hop ayrılın desin...
işte böyle bir şeydir.kımıl kımıl tüylü ama boş bir önermedir.(agustos, 20.04.2008 04:27 ~ 04:32)
- diyene ya bi siktir ol git denilesi önermedir.
sen diyorsun ki bilim adamları dinsizdir, dinle yönetilmek istemeyen yaptıkları işi (profosyönel hayatta) din kurallarına göre değil anayasaya göre yapan da dinsizdir ancak ybsg denir bu önermeye başka da bir şey denmez
- kendi içinde çelişen önerme. laikseniz türbana engel olmayın deniliyor. ey gıdısından makas aldıklarım hala türbanı siyasi simge olarak kullananları 3-4 kişiden ibaret mi sanıyorsunuz? madem inancın var git inan, ama ilim irfan yuvasında zekanı, bilgini ön planda tutmayıp, dinini ön planda tutmayı düşünüyorsan zaten türbanı siyasi simge haline getirmiş, bir din sömürüsü yapmışsındır.
- dincilerin, kelimelerin anlamlarını saptırarak ideolojilerini destekleme çalışmalarından birisi daha. bu tanımımdan sözün sahibine dinci yakıştırması yaptığım sanılmasın, sadece bu sözün dincilerin ortaya attığı bir saptırma olduğunu söylemeye çalışıyorum. kendisini laik bir kimse olarak tanımlayan insan kendisinin "laiklik yanlısı" olduğunu söylemeye çalışıyordur, bu kadar basit. bunu saptırmanın kime ne faydası olduğu ortada. aynı şey şeriat kelimesi için de geçerli. şeriat dinin kurallarıdır, iran'daki suudi arabistan'daki gibi yönetimler şeriat değildir denilerek şeriat kelimesini sempatik göstermeye çalışıyorlar. oysa ki insanların gelmesinden korktuğu şeriat iran'daki, suudi arabistan'daki yönetim biçimi, kelimenin anlattığı şey bu. kimsenin dinin kurallarından korktuğu yok elbette.
- oturma uvzundan uydurulan, laikliği anlamayan anlamadıkları içinde yok etmeye çalışan birilerinin ortaya attığı ve yine oturma uvzuyla gülünesi bir önermedir.
(helen, 20.04.2008 12:06 ~ 12:07)
- mutlak din anlayışım ile bütünü ile çelişen söylemdir. dinden ve laiklikten anladığımız nedense bir zıtlık, bir tezatlık barındırıyor kendi içinde. ne kadar da aptalca?
neden? çünkü dinimiz der ki kul ile allah arasına kimse giremez. bu ne demek? (yahu 1500 koca sene geçmiş, hala bunu anlayamayan beyinlerin varlığını ben anlayamıyorum) bir insanın, allah ile iletişimini gerektiren her türlü aktivitesi, ibadeti ancak ve ancak onu ilgilendirir. üçüncü kişi, varlık, vb. araya giremez. şimdi kalkıp hristiyanlara, "sen nasıl onca günah işledikten sonra iki dakika bir din adamı ile konuşup arınabilirsin? pür-i pak olabilirsin?" diye soranlar kalkıp bir cenaze sonrası mevlütte "hoca"ya okutup karşılığında para verince ne yapmış oluyorlar bir sorsunlar kendilerine! dinin ticarileştirilmesi değilse nedir bu? sen inancını nasıl materyalize edersin kardeşim? bunu hiç düşünmedin mi? hiç mi aklına gelmedi?
dini gerektiği gibi allah ile kendi aranda yaşamıyorsan sonra kalkıp "laik maik değiliz işte, devlet bal gibi karışıyor dine" dersin çünkü o devlet senin dini gerektiği gibi yaşamadığını fark edip ondan sonra kullanır. sonra da kalkıp devlete bok atarsın.
laiklik işte bunu engellemeye çalışır aslında. laiklik gibi bir kavramın varlığı, senin allah ile olan iletişimin arasına kimseyi sokmamayı amaçlar. zaten bir insan, topluluk ya da devlet araya girdiğinde sen dininin en önemli prensiplerinden birini baştan çiğniyorsun demektir. peki bu durumda sen ne oluyorsun hiç düşündün mü? [başlığa referans...]
edit: cümle düşüklüğü.(memento, 20.04.2008 12:07 ~ 26.04.2008 16:42)
- çağın gerisinde kalmış mermer kafalı insan düşüncesidir.
- emine şenlikoğlu'nu fazlasıyla dinlemiş ve etkisinde kalmış, düşünmekten mahrum insan cümlesi.
(bkz: aferin sana)(billy, 21.04.2008 11:56)
- - laik olduğunu söyleyen kişi dinsizdir
- ee nolduk abi şimdi biz?
- e değişelim abi!..
- bunu söyleyen kişiye hatırlatmak isterim dinimizde en büyük günahlardan biri iftira atmaktır.sen kimsin ki insanları bunu yapan dinsiz şunu yapan dinli diye hüküm verebiliyorsun.böyle kendini bilmez cahiller yüzünden bütün dünya müslüman dünyasına düşmanca bakıyor.size mi kaldı insanlar hakkında hüküm vermek.hiçmi allah korkusu kalmadı sizlerde.bırakın kardeşim allah ile kul arasına girmeyi.bu dünya hayatı bir sınav değil mi?yeri ve zamanı geldiğinde zaten herkes yaptıklarının hesabını verecek.ama iftira atan , gıybet edenler nasıl hesap vereceksiniz?
dinimize göre bir kimsenin, yüzüne karşı söylendiği takdirde üzüleceği eksik ve ayıp taraflarını arkasından konuşmak demek olan gıybet ve dedikodu çok kötü bir davranış olarak nitelendirilmiştir. arkasından konuşulan kimse hakkında söylenenler doğru ise bu gıybet, eğer doğru değilse bu iftira olur. kur’an’da;
“birbirinizin kusurunu araştırmayın, biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır, ondan tiksinirsiniz. allah’tan sakının” (hucurat 12) buyurulmuştur.
- ötekileştirilmiş adına verilmiş olağanüstü bir karar. laiksen dinsizsin. sanırım yobazlar ne olursa olsun "evrim" kavramını reddettikleri için, dinlerin evrimini de kökten reddediyorlar. an itibarıyla geçerli olan kuralların, hukukun, adalet anlayışının bundan binlerce yıl öncesiyle aynı olmasını istemek panthe rhei ye sırt çevirmek bir yerde. "biz bundan 1500 sene önce çaprazlama kol bacak keserdik, bugün ve şu anda da kesmek istiyoruz mümkünse. ve bundan 1500 sene sonra da kadınlarımıza kapatılması gereken ve sadece bize ait mallar gözüyle bakmak istiyoruz. evin içinde tabii. dışarda göremiyoruz çünkü kendilerini. malum, onlar birer şehvet totemi bizim gözümüzde ve üstlerinde sonsuz bir tasarrufa sahibiz."
auschwitz ve hiroşima dan sonra hala adaletli yaratıcılara inananlara karşı sanırım patatesten bir put yapıp önünde eğilmek oldukça mantıklı. gerektiği yerde de putumuzu yemek, elimizde kullanıla kullanıla köhnemiş ve kocamış tanrılara nazaran daha tutarlı bir hareket gibi. en azından bir patates size asla yalan söylemez. tek yapabileceği ödemiş patatesi değilse, biraz geç kızarmaktır, o kadar!
- islam dininin kendi reformunu zamanında tamamlayamamış olmasının getirdiği sorunsalları aşmaya çalışırken yaşanan yaftalamalardan biridir.
dini,dindar geçinen kesim gibi yaşamadığından olsa gerek bu laik kesim,birileri dinin savunuculuğunu ve inanıcılığını kendi tekelinde görmektedir hep.
- iddia edenin argümanlarına bakınca demokratiğim diyen kişi ibnedir ile aynı inandırıcılığa sahip olduğunu gördüğüm iddia.
malumunuz, devletler demokratik olur. demokratik devlet her cinse ve cinsel tercihe saygı duyar. dolayısıyla siz "ben demokratiğim" diyorsanız her cinse eşit mesafede duruyorsunuz demektir. e biz de böyle insanlara ibne diyoruz kendi aramızda.
- (bkz: ybsg)
- birey laikte olur dinsizde olur bu kimseyi ilgilendirmez. dinsiz bir insan laik olmaya bileceği gibi dindar bir insanda pek ala laik olabilir. zaten laiklik ilkesi bu iki tür insanı da korumak için, devletin bu kişiler arasında taraf tutmamasını sağlamak için vardır bu yüzden de son derece gerekli bir ilkedir. türkiye gibi bir ülkede laiklik ilkesini kaldırırsanız her gelen siyasi parti kendi tutumunu sergilemeye başlar ki bu da çok sakıncalıdır. bu işin sonu iran olmaya kadar gider. iran'da hesapta cumhuriyetle yönetilir ama dediğimiz gibi hesapta cumhuriyettir.
- (bkz: laik devlet)
vs
(bkz: laik insan)
- her ne kadar ayakları yere basmayan bir tespit gibi dursa da doğruluğunda da hiç bir şey değişmeyecek önermedir.
bireyin hakkını topluma karşı korumayı da amaç edinen yasalar gereği insanların inançları veya inançsızlıkları gerekçesiyle zarar görmemeleri ve pasifize edilmemeleri için bir takım düzenlemeler yapılmıştır.
bu amaçla da mevcut yada olası herhangibir düzenleme de referans olarak inanç yada anlayışların alınmasının değil, aklın ve bilimin sesinin dinlenmesi tercih edilmiştir.
bu çerçeve dışına çıkan yaklaşımlara da irtica-i yada köktendinci, radikal fundamentalism gibi tanımlamalar konmuştur. geçmiş tecrübeler ışığında bu düşünce ekseninde ki faaliyetlere de hoşgörü gösterilmemiştir.
hali hazırda destek gören bu anlayışın temelinde demokrasiyi koruma ve kollama mantığı yatmaktadır.
bu anlayışın yıkılması amacıyla toplumun diğer kesimlerine bu ve bu tip önermelerden de anlayabileceğimiz gibi hiç bir surette tolerans yada hoşgörü göstermeyecek anlayışların faaliyetlerini legalize edebilmek amaçlı hoşgörü kültürü adı altında bir abukluk ortaya atılmış ve demokrasiyle gerekçelendirilmiştir.
oysa ki çıkış noktamız demokrasiyi korumak, koruyabilmek değil miydi?
oysa ki bunların yüzyıllar öncesinde kalması gereken anlayışlar olması gerekirdi.
ammavelakin coğrafyamız özelinde sanayi devrimini ıskalayan devletlere biçilen rol yer altı ve üstü kaynakları, iş ve beyin güçleriyle sömürülmektedir. şu anda dünyanın en medeni ve ferah ülkeleri olan batı medeniyetinin temsilcilerinin, refahlarının devamının tesisini bu sömürüden geçtiğinin farkındalıkları dolayısıyla izledikleri iki yol vardır. yaa suyu ölesiye bulandırmak ki balıklar değil birlik olmak kendilerini çevreleyen suyu bile göremesinler yada totaliter ve katı bir işbirlikçi yönetimle baskı altında tutmak.
işte bu tip rejimlerin kuruluş aşamasında demokrasiyi, demokrasiye karşı bir silah olarak kullanmak yada kullandırmak 20. yy boyunca zevkle icra ettikleri süper bir işlemdir.
senin bu konuda ki duruşun nedir derseniz, teklifim bakidir. adam başı 100 euro verene kendimin ve çevremin anayasal seçme hakkını satarım. toplu alımlarda iskonto yaparım. fatura fiş isteyene girişi olmadığı için fiş veremem. tarih öncesinde kalmış takas sistemini, örneğin para ederi kömür, soğan, patates kabul etmem. veresiye hiç olmaz. bu ücret propagandayı kapsamaz. nasılsa asker raydan çıkmanıza göz yummaz.
propaganda yapmam istenirse, daha ciddi taleplerde bulunurum. öle ihaleyle, tarafıma iş bağlanmasıyla uğraşamam. hali hazırda bu tip işlere meyletsem zaten yaparım. anlayacağınız direk nakit çalışırım. fatura fiş girişi olmadığından gene vermem.
- laiklik; kuranı reddetmek değildir. hz muhammed'i reddetmek demek değildir. sadece, ama sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. "yoksa devletin olması için dini yok edin demek" kesinlikle değildir.
din bilgisi konusunda oldukça yetkin birinden bu konuda şöyle bir açıklama dinlemiştim: bir müslümana dinsiz - kafir demek, bu ithamı yapanın dinden çıkmasına - imanını kaybetmene neden olur. bir dinsize - kafire müslüman demek de, yine dinden çıkma - imanını kaybetme nedenidir.
daha türkçesi şu: laiklik diyen bir müslümana "sen dinsizsin" demek, islama göre müslümanlıktan çıkmak demektir.
bahsettiklerim, "bence" diye başlayan bir yorum değildir. islam bilginlerinin aktardığı ve dine dayanan net bilgidir.
benim imanım kimsenin tapusunda da değildir. kimse kendini tanrı yerine de koymasın lütfen
(bkz: seçmene çuvalla cennet tapusu dağıtmak)
(bkz: seçmene çuvalla cehennem tapusu dağıtmak)
(bkz: cehennet dağıtım bilgi hattı)
(bkz: tapuları cumhurbaşbakanı mı onaylayacak sorunsalı)
edit: tayyip erdoğan'ın belediye başkanlığı * döneminde yaptığı "laiksen müslüman değilsin, müslümansan laik olamazsın" şeklindeki konuşması, tayyip ve havarilerinin ne kadar müslüman! olduğunu tekrar sorgulamamızı gerektiriyor islama göre.
(bkz: dinime söven müslüman olsa)
(bkz: bu ne perhiz bu ne lahana turşusu)(mutant, 23.04.2008 17:50 ~ 26.04.2008 17:34)
- (bkz: yok artık ebesinin a.. ali sami)
- allah a inandığını söyleyen kişi yobazdır önermesi kadar mantıklı olan önerme.
- bilgi eksikliği taşıyan kişidir. önemli noktalar laikliği, laiği, dini ve dinsizi bilmemektir.
|