ülkemizdeki bir sürü hastalıklı şeyden biri de budur. mesela memleketim şarkısı bir israil türküsünden araktır. laik ülkemizin marşı ise koyu dindar memet akif ersoy tarafından yazıldığından marşımızda "hak"la ilgili tabirler, kaderciliğe yönelik anlayışlar geçer. bu da sadece bize özgü şeylerden biridir.. marşımızdan ezanlar falan geçer.. bir düşünün.. onlar zamanında türkçe bile okundu bu ülkede.. ah ah..
laik devlet demek dinsiz demek değildir. laikliği dinsizlikle bağdaştıran insanın ulvi duygularla yazılmış ve ardından "allah bir daha bu millete böyle sözler yazdırmasın" diyen mehmet akif ersoy ile sözümona dalga geçerek başlık açmasıdır.
denecek birşey yok, ayıplamaya bile utanıyorum.
tam da aynı nedenden bu ülkede dini nikahın değil devlet nikahının geçtiğinin hatırlatılması gereken kavram. nasıl ki mesela batıda nikah için özel bir "saray" yoktur. dini mekanda yapılır nikah. biz de bu da tam tersidir.
şahsi fikrimse allah allah diye kazanılan ülkenin kendine karşı biraz daha samimi olmasıdır.. o kadar.
kurtuluş savaşının kazanılmasında din unsurunun yeri büyüktür, millet olgusu değil din olgusu ön plandadır. yani 'gavura' karşı savaşmışızdır. bu durumda, bu savaşı bir nevi anlatan marşta dini unsurların olması normaldir.
laiklik ise devletin dine karşı yaklaşımını tanımlar. devlet tümden din kavramına nötr olmak durumundadır. demokrasi, ilk olarak farklı dinden insanların bir arada yaşamasını tanımlamak için kullanılmıştır. yani demokrasi istiyorsak devlette laiklik şarttır. bu durum ile marşımızın çeliştiği doğrudur. türkiye'de yaşayan ve türk vatandaşı olan farklı dindeki insanların bu marşı benimsemesini beklemek olmaz. ancak baştada söylediğim gibi bu marş kurtuluş savşı ruhunu yansıtmaktadır. yani iki arada bi derede bi durum söz konusudur.
milleti millet yapan din değildir, din millet yapmaz ümmet yapar.
laikliği dinsizlik olarak algılayan insanların rahatsız olacağı sözcükler bütünü.
ayrıca milli marşın yazıldığı dönemde türk milletinin kazandığı savaşlarda millet-din-vatan aşkı üçgenini kavrayamamış bünyeleri üzen sözcüklerdir bunlar.
türk'ü osmanlı ile özdeşleştiren şahıslarla tartışmanın bile rezillik olacağı öğelerdir. ayrıca osmanlı ordusunun "allah allah" diye savaşa girmesi ile "yeni türk devleti"nin marşında dini öğeler olması arasında bir "neden sonuç ilişkisi" kurmak da üzerine yorum yapılmayasıca bir durum.
kurtuluş savaşı'yla bağımsızlığını kazanırken sonuna kadar arkasını dinine yaslayan bir milletin, bir ordunun marşıdır. elbette ki içinde dini ögeler olacak. biz ateist miyiz? hala daha laiklik kavramını bazı şeylere karıştırmayı öğrenemedik. laiklik devletin bilim ve akılla yönetilmesidir. istiklal marşında dini ögelerin geçmesi laikliğe leke sürmez. bu millet laikliğe olduğu kadar dinine de bağlıdır. bunu kabullenemeyen, beğenmeyen, kendisiyle bağdaştıramayanlar gitsin kendi hayalindeki laik devletinde yaşasın. dinin hiç bir şeyin içinde olmadığı bir devlet. ruhsuz, hissiz, maneviyatsız..
bu devletin laik olduğunu yazan millet meclisi* dualarla açılmadı mı? yani aslında laik bir devletin marşındaki dini öğeler bulunması neden garip olsun ki... asıl problem laiklik anlayışında, ki bence laiklik; devletin, din gözetmeksizin her vatandaşına eşit yakınlıkta olmasıdır.
(bkz: http://farabi.selcuk.edu.tr/...)
not: edit gelecek... klavye olmadan yazmak zor oluyor!
açık ve net bir biçimde görülebilen, islami öğelerdir. herkes laikliğe olduğu kadar dinine de bağlı olmakta özgürdür ama devlet dediğimiz şey de bu dinlere eşit mesafede duran, ne herhangi birini yücelten ne de yeren bir kurum olmalıdır. akp gelmesin diye chp'ye oy verecek kadar sığ görüşlü biri olmayarak söylüyorum ki istiklal marşında dini öğelerin geçmesi elbette laikliğe leke sürer. bir milli marşta geçen herhangi bir dini öğe, devletin resmi dinini ilan eder ve bu dine mensup olmayan vatandaşları ötekileştirme politikasına işaret eder. sonra gazı alan insanlar ya sev ya terk et bağnazlığına düşerler, gidin kendi hayalinizdeki laik devlette yaşayın diye naçizane fikirlerini muştularlar. bu politikanın daha abartılı yansımalarını katliamlarda görürüz. dinin kurtuluş savaşında birleştirici bir öğe olması bir tutum eleştirisinin önünde engel değildir, tıpkı milliyetçilik durumunda olduğu gibi.(bkz: @1159128) kimsenin istiklal marşına hakaret ettiği falan da yok oysa, haklı bir eleştiri ve bir vatandaş olarak benimseyememe durumudur masaya yatırdığımız. kör bir saldırganlıkla yaklaşmanın tartışma ortamına hiçbir katkısı olmadığı da açıktır. burada bir saldırı olduğu yanılgısına kapılanlar olabilir, eleştirmek ve daha iyisini istemek saldırı değildir. bayrak da milli marş da dokunulmaz olmamalıdır, yeter ki amaç doğru ifade edilsin ve doğru anlaşılsın. bunu yapma kapasitemiz olduğunu düşünüyorum. kendi adıma istiklal marşında geçen islami öğelerin beni rahatsız edişini ve bunun gerekçelerini açık bir biçimde ortaya koymaya çalışmak vatan hainliği olarak addedilecekse buyrun devam edin, benim iletişim kurmaya çalıştığım, bu kapasiteye ve özveriye sahip vatandaşlarım sizler değilsiniz demek ki. belki bir başka sefere der yoluma devam ederim.
günümüzde bile laikliği dinsizlik olarak gören insanlar varsa o günlerde halifeliğin osmanlı devleti'nde olması ve imparatorluğun din kurallarıyla yönetilmesi zamanında insanlara laikliği nasıl anlatasınız? o zamanlarda atatürk bile insanlara laikliği, egemenliğin halkta olduğu bir yönetimi yavaş yavaş anlatmıştır. bu şiir günümüzde yazılmış olsaydı belki şeriatçı bir tutumla ele alınırdı; ancak o günlerde eminim tam da tadında bir marş olmuştur; zira insanları alışkanlıklarından bir çırpıda ayırmak imkansızdır.
laiklik, okulda öğrendiğimiz haliyle: "din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması"
istiklal marşı'ndaki 'devlet işi' nerede onu söylesin biri bana.
adı üzerinde istiklal marşı, devlet işleriyle bir ilgisi yok, bir ulusa, bir millete, bir halka sesleniyor, yazılma amacı da, kahraman türk halkı'nı onurlandırmak, yüreklendirmek.
(şimdi çıkıp bana türk halkı yoktur bu topraklarda bilmemkaç etnik kökenden insan var demeyin, ben de üzerim)
hakkıdır hakk'a tapan milletimin istiklal demiş şair. hakk'a tapmayanın hakkı değildir dememiş; 'halkım hem hakk'a tapıyor hem de istiklal'i hakediyor' demek istemiş. tabii anlayana...
yapma kardeşim, yapma arkadaşım!
adı üstünde istiklal marşı. "istiklal" yani? bağımsızlık. sevgili mehmet akif ersoy'un kurtuluş savaşı yıllarını dile getirdiği, bağımsızlığımızı kazandığımız, kurtuluşumuzun ertesindeki olayları irdelediği şiirinin bestelenerek marş haline geldiği bir kombinasyondur. niye bu kadar üzerine gidiliyor? devletin yönetim şekli ile ne alakası var? madem öyle, ezanları da susturalım, dini bayramların resmi tatil olmasını da kaldıralım olur mu? bu kadar mı sığ kafalıyız biz? coşku ile söylediğimiz marşı'ımızın içinde geçen kelimelerin devletimizin özelliğini etkilediğini düşünecek kadar?
bireylerin laik olamayacağını, laiklik'in devlete, kurumlara has bir özellik olduğunu anlata anlata bayıldık burada. bu inat nedir? mehmet akif ersoy, ya da biz(milletimiz) laik o-la-maz!!! anlayın artık yahu. ilkokuldaki adama 1 kere söylesen anlar. defalardır söylüyoruz!!!
bu marşı yazanlar bu zaferleri kazananlardır. onlara güç veren budur ve güçlerini dizelere yansıtmışlardır. bu marş önemli değildir önemli olan bu hissiyatın savaşı kazandırmasıdır. şimdi beğenirsiniz yada beğenmezsiniz.
burada atıp tutmak, geçmişine değerlerine küfretmek nasıl da kolay.
(bkz: sütçü imam bir nick değil kahramandır)
varolmasında sakınca bulunmayan öğelerdir. devlet laik olsa da marş "milli marş"tır ve milletin kültürünü, yaşadıklarını yansıtır. din de bu milli kültürün bir parçası olduğuna göre milli marşların dini öğeler taşıması normaldir. devlet marşı olsaydı iş değişirdi.