belki ilginizi çeker
  1. · sylvia plath
gündem
  1. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  2. · dersim katliamı
  3. · sözlük yazarlarının itirafları
  4. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  5. · dinde zorlama yoktur
  6. · aşkın yedi seviyesi
  7. · aşk
  8. · şahin k
  9. · sultançiftliği

lady lazarus  

  1. intiharı kutsayan en güzel dizeler!
    (catpower, 06.01.2007 16:34)
  2. (bkz: archbishop lazarus)
    (zeus, 06.01.2007 16:36)
  3. yeni bir dördüncü nesil arı
    (jamesdean, 12.03.2007 00:49)
  4. sylvia plath'in kendi intihar girişimlerini anlattığı en güzel şiirlerinden. büyüleyicidir.

    i have done it again.
    one year in every ten
    i manage it-----

    a sort of walking miracle, my skin
    bright as a nazi lampshade,
    my right foot

    a paperweight,
    my featureless, fine
    jew linen.

    peel off the napkin
    o my enemy.
    do i terrify?-------

    the nose, the eye pits, the full set of teeth?
    the sour breath
    will vanish in a day.

    soon, soon the flesh
    the grave cave ate will be
    at home on me

    and i a smiling woman.
    i am only thirty.
    and like the cat i have nine times to die.

    this is number three.
    what a trash
    to annihilate each decade.

    what a million filaments.
    the peanut-crunching crowd
    shoves in to see

    them unwrap me hand in foot ------
    the big strip tease.
    gentleman , ladies

    these are my hands
    my knees.
    i may be skin and bone,

    nevertheless, i am the same, identical woman.
    the first time it happened i was ten.
    it was an accident.

    the second time i meant
    to last it out and not come back at all.
    ı rocked shut

    as a seashell.
    they had to call and call
    and pick the worms off me like sticky pearls.

    dying
    is an art, like everything else.
    i do it exceptionally well.

    i do it so it feels like hell.
    i do it so it feels real.
    i guess you could say i've a call.

    it's easy enough to do it in a cell.
    it's easy enough to do it and stay put.
    it's the theatrical

    comeback in broad day
    to the same place, the same face, the same brute
    amused shout:

    'a miracle!'
    that knocks me out.
    there is a charge

    for the eyeing my scars, there is a charge
    for the hearing of my heart---
    it really goes.

    and there is a charge, a very large charge
    for a word or a touch
    or a bit of blood

    or a piece of my hair on my clothes.
    so, so, herr doktor.
    so, herr enemy.

    i am your opus,
    i am your valuable,
    the pure gold baby

    that melts to a shriek.
    i turn and burn.
    do not think i underestimate your great concern.

    ash, ash---
    you poke and stir.
    flesh, bone, there is nothing there----

    a cake of soap,
    a wedding ring,
    a gold filling.

    herr god, herr lucifer
    beware
    beware.

    out of the ash
    i rise with my red hair
    and i eat men like air.
    (wykka, 10.07.2008 23:36)
  5. enis akın'ın çevirisinden :

    işte yine yaptım
    her on yılda bir
    böyle bir tane beceririm

    bir tür ayaklı mucize, tenim
    bir nazi lamba siperliği kadar parlak,
    sağ ayağım

    tüy kadar hafif
    yüzüm ifadesiz, incecik
    yahudi kumaşından.

    çözün kundağı
    ah, sevgili düşmanım.
    korkutuyor muyum?

    burnu, göz bebekleri, 32 dişi yerli yerinde mi?
    acı nefesi
    ertesi gün yok olacak.

    yakında, çok yakında
    vahim bir öldür gücü
    evimde, etimde olacak

    ve ben işte gülümseyen bir kadın.
    daha sadece otuzunda.
    ve kedi gibi dokuz canlıyım.

    bu üçüncü sefer.
    ne lüzumsuzluk
    on yılda bir imha.

    bu ne çok iplik.
    çekirdek yiyen kalabalık
    itişir içeri görmek için

    ellerimi ayaklarımı çözmelerini
    muhteşem soyunmalar.
    baylar, bayanlar

    bunlar ellerim benim,
    bunlar dizlerim.
    bir deri bir kemik olabilirim, farketmez,

    ben de onlardandım, tek tip kadın işte
    ilk seferinde on yaşındaydım.
    kazaydı.

    ikinci seferinde istedim
    bitirip gitmeyi ve hiç daha dönmemeyi.
    üstüstüme kapaklandım.

    tıpkı bir midye gibi.
    tekrar tekrar bağırmaları gerekti çağırmaları
    ve üstümden ayıklamaları inci gibi parlak yapışkan
    solucanları

    ölmek
    bir sanattır, herşey gibi.
    özellikle iyi yaparım.

    bir ölürüm ki, cehennemden gelir gibi olurum.
    bir ölürüm ki, adeta hakikaten olurum.
    sanki gider gibi bir davete.

    bunu yapmak çok kolay bir hücrede
    ölmek ve kımıldamamak
    ölüyü oynadığım tiyatroda sıranın gelmesi gibi

    güneşli bir günde geri gel
    aynı yere, aynı yüze, zalim
    eğlenen çığrışlara:

    'mucize!'
    işte bu yere yıkar beni.
    ama bir bedeli var.

    yara izlerime bakmanın, bir bedeli var.
    kalbimi dinlemenin
    hakikaten çalışıyor.

    bir bedeli var, çok büyük bir bedeli var.
    bir sözün, veya bir dokunuşun.
    ya da biraz kanımı akıtmanın.

    bir tutam saçımın veya elbisemden bir parçanın.
    eee, herr doktor.
    eee, herr düşman.

    sizin eserinizim ben,
    paha biçilmez,
    altın topu bebeğinizim

    bir çığlığa eriyen
    dönüyorum ve yanıyorum.
    gösterdiğiniz alakaya aldırmadığımı sanmayın.

    kül, kül -
    külü eşele bak.
    etten kemikten eser yok

    bir kalıp sabun
    bir nişan yüzüğü
    altın bir diş.

    herr tanrı, herr şeytan
    savulun
    savulun.

    küllerin arasından
    doğrulurum kızıl saçlarımla
    ve çıtır çıtır adam yerim..
    (nightshade, 02.08.2008 09:15)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil