görseller
la science des reves 
  
belki ilginizi çeker
  1. · bilinçatı
  2. · parallel synchronized randomness
  3. · goat on the cliff
  4. · fransız filmleri
  5. · la science des reves
  6. · zoe
  7. · the science of sleep
  8. · cocorosie
  9. · michel gondry
  10. · arşivlenmesi gereken filmler
gündem
  1. · 29 kasım 2009 sivasspor beşiktaş maçı
  2. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  3. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  4. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  5. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  6. · colin kazım richards
  7. · bir kadının bilmesi gerekenler
  8. · hatalı giri örnekleri
  9. · makyaj yapmak

la science des reves  

 sayfa  / 2
  1. rüyasal imgeler (bu bir ders adıdır) üzerine kurulu, gael garcia bernal'ın "stephane" adında mülayim bir karakteri canlandırdığı michel gondry filmi. "a tribute to eternal sunshine of the spotless mind" dadında olduğunu da belirmek isterim, altını çizerim hatta.
    (man on the moon, 23.09.2006 20:59)
  2. sil baştanın yönetmeni michel gondrynin yönettiği ve senaryosunu yazdığı, gael garcia barnelin başrol oynadığı film. rüyalarıyla gerçek hayatı karıştıran stephane'in bilinçaltı öyküsü denebilecek ilginç bir film.senaryosu, sil baştanınki kadar çarpıcı ve kurgusal olmasa da çocuksu bir yönü var.hayal gücünün özgürce kullanıldığı anlatımlar var filmde.rüyaya dalma anındaki, insana o an çok mantıklı gelen ama hiçbir şey ifade etmeyen konuşmaların aslında bilinçaltımızın bize söylemek istedikleri olduğu gibi analizler örneğin. ya da stephanenin icatları ve rüya yapım kuralları gibi. insana çok tanıdık gelen deneyimler var ama kapalı bir film olması bakımından da eleştirilebilir.kopuk olaylar, sanırım gondrynin hem yönetmen hem senarist olmasından kaynaklanan bir kapalılıktan doğmuş. hani söylemek istediklerimizi en iyi kendimiz anlarız da herkesin de anladığını sanırız. bunun gibi bir kapalılık var sanki ama çözebilene çok keyifli.
    (elodya, 26.12.2006 04:39)
  3. salonda izlediğim kişilerin geneli beğenmemiş olsa da (eve gidip acile güzel bir film izlemem lazım diyen*lar bile vardı.

    ancak şahsım adına konuşacak olursam, ki kimin adına konuşabilirim başka, resmi olarak taptığım bir film olmuştur. sanırım böyle indie rock gibi, hitap edilen kesime ait değilseniz muhtemelen sıkılacağınız bir film olmuştur. kendimi üstün veya ayrı gördüğümden değil tabii, sadece stephane'ın yaşadıklarını herkes değil, onun gibi hissedenler anlayabilir gibi düşünüyorum.

    gerçekten hayattan çok rüyalarda yaşamayı, en azından orada yaşamayı arzu etmeyi, piyano tuşlarıyla bulutları uçurmayı, oyuncak atımıza atlayıp siyah saçlı prensesimizle sonsuzluğa uçmayı veya ne bileyim, geminin içindeki ormanımızı seyre dalmışken sevdiğimize sarılıp uyumayı..

    isimleri bile birbirleri için yazılmış iki bünyenin düşlerle dolu bir hikâyesi bence. ve kesinlikle herkese göre değil. benim nezdimde hayallerde yaşayan herkes için bir başyapıt, belki de eternal sunshine of the spotless mind'ile yarışabilecek tek eser (yaratıcılık bakımından). diğer insanların gözünde ise, yer yer sıkıcı ve biraz kasıntı, ama yine de güzel bir film olarak kalacaktır sanırım.

    biz hayalperestler olarak mutluyuz. ve seni seviyoruz gondry.. hep böyle devam et sen.
    (eglaia, 26.12.2006 12:34)
  4. eger hayalleriniz varsa gondry den etkilenmemek mümkün değil.dünyada varlığına sevindiğim insanlardan biri bence müthiş bir zeka..eternal sunshine of the spotless mind ve şimdi the science of sleep harika filmler keşfetmemiş olanlar mutlaka incelemeli..film gael garcia ile doruklara ulaşırken sizi kaybetiiği dünya dan uyanmak istemeyeceksiniz ve aylarca ritmler aklınızda kalacak"un dos tres quattro..." ve bateri ve piano..müzik tasarım film üçü bir arada bir rüyada..
    (pilat, 01.01.2007 18:46)
  5. gael garcia bernal'ın ''stephane'' karakteriyle ilk defa karizmatik oğlanı oynamadığı film.
    stephane yaratıcı enerjisiyle filmi beraber izlediğim mimarlık öğrencilerini kıskandırıyor
    (melto, 01.01.2007 21:22 ~ 21:32)
  6. (bkz: la science des reves)

    rüya gibi bir film..
    aylar öncesinden gelmesini dört gözle beklediğim geldiği anda sınav yüzünden gidemediğim film...
    michel gondry'nin hakettiği ilgiyi görmediğini bilmekse en çok üzen şey.. önce eternal sunshine of the spotless mind 2 sene rötarla girdi vizyona şimdiyse bu muhteşem filim tek sinema tek seans oynayınca insan ister istemez üzülüyor bu duruma...
    filme yüzümde kocaman bir gülümseme ile girdim ve film boyuncada sürüp gitti bu gülümseme..
    6 yaşından beri rüyaları ile gerçek hayatı ayırd edemeyen bir kişi ile ilgili bu film (bkz: stéphane) (bkz: gael garcia bernal)
    mükemmel oyunculuğu ile gael garcia bernale aşık olmamak mümkün değil zaten..
    birde o replikler guy tiplemesinin sapıkça konuşmaları mucit olmak isteyen stéphane'ın yarattığı şeyler... hepsi filmi büyülü hale getiriyor...
    film boyunca adam rüyamı görüyor yoksa gerçekmi benmi rüyadayım yoksa karmaşasına düşülüyor.. sonunda filmden çıkıldığında ise sokak ortasında zıplayıp çığlıklar atan "çok güzeldiii" diye bağıran bir insan olunuyor..
    en çokda 1 saniyelik zaman makinası icadına hayran olmuşumdur heralde.. yada felaketolojide olabilir..

    ---spoiler---

    stéphane - why me?
    stéphanie - because everyone else is boring.



    stephane: it's like touching your penis with your left hand.
    stephanie: i don't have a penis.
    stephane: but you have a left hand

    ---spoiler---
    (karışmasınkimselerbana, 08.01.2007 21:43 ~ 16.02.2007 07:27)
  7. eternal sunshine of the spotless mind ın yönetmeni michael gondry nin yanında ekürisi senarist charlie kaufman olmadan çektiği yeni filmi.rüya, bilinç karmaşasının hakim olduğu oldukça kişisel bir hikayeye sahip
    (my life without me, 15.01.2007 23:19 ~ 16.01.2007 14:58)
  8. michel gondry nin yönettiği başrollerinde gael garcia bernal , charlotte gainsbourg'un olduğu fransız italyan ortak yapımı güzel bir film. gondry nin eternal sunshine of the spotless mind dan sonra kendini tekrar etmesini görmek üzücü olsa da film çok eğlenceli.
    (hplovecraft, 14.02.2007 11:53)
  9. insanı bol bol gülümsetiyor. daha ne istenir ki?
    (cappuccetto verde, 17.02.2007 22:32)
  10. ürkütücü derecede güzel film.
    (togisama, 27.02.2007 09:40)
  11. (togisama, 28.02.2007 18:46)
  12. michel gondry'in yumuşak kadife filmi. rüya ve gerçek birbirine girmiştir. masumiyet nerededir bilinmez. tek gerçek aşktır, o da karşılıksızdır. iç burkar...
    (creepy creep, 04.03.2007 01:44)
  13. bliçaltına dair yapılmış en şirin filmdir. şirinliği her mevzuya sinmişti: paylaşılan aşk, yapılan icatlar ve bu icatların çözmeye çalıştığı şeyler, dekordaki her şeyin el yapımı oluşu: oluklu mukavva, pamuk yani ki her evde bulunabilen malzemelrin kullanımı...ve tabi en can alıcı kısmı rüya-gerçek karışımı stephane*. filmi izledikten sonra bilmem kaç gün stephaaane diye bağırıp dolanma sebebidir.
    (pismistavuk, 03.04.2007 12:32)
  14. --spolier--

    stephanie! can you hold my hand?

    --spolier--
    (zarpandit, 10.06.2007 09:00)
  15. guy tiplemesinin ceketine iliştirdiği rozetlerle punkçı diye tanıtılması da ayrı bir komik ayrıntıdır.
    (amphibian, 01.09.2007 02:32)
  16. ---spoiler---

    artık bu filmden sonra herhangi bir rüya sahnesinde renk renk filtreler basıldığını görürsem, hele bi de o rüyaya kararkterin suratını bulandırarak geçiş yapıldığını görürsem, o filmin tüm set ekibini alır yanıma bu filmi izletirim. hem de üst üste 2 defa. artık bu filmden sonra çekilecek bütün filmlerdeki rüya sahneleri böyle olmalı.

    öncelikle film müthiş bir rüya hazırlama tarifiyle başlıyor. izlerken "aa hakkaten lan!" diyorsunuz. filmde geçen rüyanın formülü şöyle ki:

    "first, we put in some random thoughts. and then, we add a little bit of reminiscences of the day... mixed with some memories from the past. that's for two people. love, friendships, relationships... and all those "ships", together with songs you heard during the day, things you saw, and also, uh... personal... okay, i think it's one."

    işte bu mükemmel karışımla hazırlanan rüyalar, tüm film boyunca karşımıza çıkıyor. fakat filmi rüya ve gerçek olarak iki bölüme ayırmak kesinlikle mümkün olmuyor. stephane'ın annesinin belirttiği stephane'ın rüyayla gerçeği ayırma sorunu, bize de yansıyor, ve film boyunca rüyada gerçekler, ve gerçekte hayaller görebiliyoruz. bu nedenle filmdeki her şeyin bir rüya olma ihtimali de var bence. hiç bi şey tam anlamıyla gerçek değil zira. ki buna en iyi örnek zannedersem serge'in patronuna söylediği "guy is making me smell the sperm" lafı oluyor. gerçek zannedilen bir olayda bile, gerçeküstü şeyler olabildiğine en iyi örnek bu sahne sanırım.

    ayrıca bu filmin çoğunun çekildiği ev, aynı zamanda filmin yönetmeni michel gondry'nin 15 yl önce yaşadığı evmiş. işin bi de öyle bi duygusal boyutu var yani.

    son olarak iki tane yaran diyalog eklemek istiyorum:

    stephane: ıt's like touching your penis with your left hand.
    stéphanie: ı don't have a penis.
    stephane: but you have a left hand

    serge: stéphane, talk with the heart!
    martine: yeah, be gentle!
    guy: fuck her!

    not : imdb'den faydalanılmıştır.

    ---spoiler---
    (snitch, 05.09.2007 16:02)
  17. şu aralar hala taksim yeşilçam sinemasında gösterilen eternal sunshine of the spotless mind ın yönetmeni michael gondry nin ilginç filmi.filmde "stephane"adında uyku delisi uyur gezer bir abimizin hikayesi anlatılmaktadır.eğlenceli hüzünlü izlenilesi güzel bir film.
    (yamuk prenses, 08.09.2007 17:03 ~ 16.10.2007 20:54)
  18. izlemeyi özlediğim film
    (melto, 04.06.2008 01:00)
  19. (talen, 03.01.2009 00:09)
  20. yumurta kartonundan bir rüya her an parçalanmaya müsait ama içindekileri kırmayacak kadar korunaklı.
    (heidi, 03.01.2009 00:10)
  21. pamuk şekerinden olay örgüsüyle her tür bünyede sevgi pınarları oluşturmayı başarmış leziz, şahane michel gondry filmi. hani hiç bitmesin istediğiniz rüyalar vardır ya, öyle güzel bir etki bırakır insanda bu film. ağzınızda dünden kalma çikolata tadıyla, elinizde pamuktan bir şeker kapılır gidersiniz filmin rüzgarına.
    iyi ki var bu film, o derece.
    (zahidem gurbanımov, 03.01.2009 00:11)
  22. stephane: ''''rastgeleliği başarmak zordur, biraz hafife alırsan düzen başgöstermeye başlar''''
    (yavixavien, 08.01.2009 16:10 ~ 16:12)
  23. en beğendiğim yönetmen olan michel gondry nin kanımca en güzel filmi. diğer filmleri için ise : (bkz: confession of a dangerous mind) (bkz: human nature) (bkz: eternal sunshine of spotless mind)
    (sleepyhead, 03.03.2009 00:34)
  24. başladığında uyuduğunuz, bitmesiyle rüyadan kalktığınıza sinirlenebileceğiniz film.

    mnskym. çok güzel filmdi lan. kimi zaman filmdeki gerçeklikle, rüyayı bende karıştırdım. eğer film bunu istiyorsa zaten harika bir şekilde başarıyor. charlotte gainsbourg ise ürkütecek kadar güzel. aşık olacak kadar güzel. böyle uğruna boktan bir hayatı yeniden yaşatacak kadar güzel.

    aşık olmadım, zaten olmam. ama aşk gibi bir şeyler hissediyorum kendisine. dasşlkasdşklsd.

    mnskym film çok iyi lan. itörnıl sanşayn of dı sıpotlıs maynd'ı beceren adam yapmış zaten. sikeyim. 1 hafta sonra tekrar izleyeceğim. umarım filmin bütün güzelliğini unutabilirim. aynı hisleri yeniden yaşamak değil ilk defa tatmak istiyorum.

    izlemeyenin götüne baton pasta girsin.
    (tatito, 04.05.2009 16:43)
  25. hayatımın filmi diyebilirim sanırım bu film için.

    bir insanın hayal dünyasında gezinmenin nasıl bir şey olduğunu anlamak, aşkın nasıl maksimum saflıkta yaşanabileceğini öğrenmek, bezden atımıza atlayıp bulutların üstünde sevdiğimizle gezinmek ya da sadece hayallerimizde yarattığımız dünyanın içinde yaşamak...

    ilk kez yalnızca 5 kişinin bulunduğu bir sinema salonunda izledim bu filmi. sonrasında da eğer varsa kaçırdığım ayrıntıları yakalamak için bir kaç kez daha. hiçbir şeyini kaçırmak istemedim bu filmin. çünkü her ayrıntısında bir hayal, bir rüya var. kaçırılmaması gereken bir başka güzel şey, bir başka mutluluk var. sadece rüyalarımdan ve hayallerimden oluşan bir dünyanın hayalini kurdurdu bana bu film. gözlerimi kapadığımda içine düştüğüm, kimsenin göremediği, kimsenin dokunamadığı hayat sadece bana ait.

    hayalperestliğin sınırlarında gezinmek, daha doğrusu onun sınırlarını tamamen kaldırmak isteyen birinin kaçırmaması gereken bir film. mutluluk verici.
    (chubbchubb, 25.05.2009 20:05)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil