neden bilmem albert camus tasvir yaparken ya da çok basit cevaplarla hikayeye kaldığı yerden devam ederken çok basit paslarla gol yaptıran bileği yumuşak bir futbolcu gibi geldi bu kitapta bana.
çok önemsiz bir şey yapmış gibi, oyunun kaderine etki edecek pası verip sevinmeyen bile.
veba albert camus'un en önemli kitabı, nobeli almasında en büyük etkiye sahip olduğu iddia edilen kitabı, ben
yabancı ya da
düşüş kadar haz alamasam da -ki bunda çevirinin de büyük bir rol aldığını düşünüyorum- bir iki ısrarlı denem ile kitapla beraber soluk alıp vermeye başlıyor insan, dolayısı ile kitaba ilişkin tavsiyem de ara ara değil bi kerede ve sağlam bir niyetle içine girerek okunmasıdır.
az kahramalı ama kaharamanlarının belirgin özellikleri ile ortada olduğu veba, toplum çıkarları ile birey çıkarlarının ne kadar farklı olabildiğini, dinin, bilimin, aklın çaresizlik içerisinde ne tür bir tutum içine girdiğini herkesin gözüne inerek anlatıyor.
mesela inandığı değerlere ters bir şeyler yaşanmasını inandığı değerlere daha sıkı dayanması yolunda bir işaret sayan rahip, çaresizilikte bir kahraman olmak yerine, üzerinde fazla düşünmeden, işini yapmaktan başka bir şey yapmayan bir doktor, ideolojik vebanın iklimlerinde zehri teneffüs eden ve biyolojik vebanın o kadar da korkulacak bir durum olmadığını düşünen bir dost, toplum bahtsızlığını kendi talihi sayan bir suçlu...
okunması gerekenlere artı bir diyerek selamlarım..
- artık kişisel alınyazıları yoktu, vebanın sebep olduğu ortak bir hikayenin içinde herkesin paylaştığı duygular vardı.
- onun işlediği biricik cinayet, kalbinin derinliklerinde, çocukları ve insanları öldüren bir şeyi doğru saymasıdır. geri kalan her şeyde onu anlıyorum ama bunda onu mazur görmemek zorundayım.