hiç bilmeyen bir insanı bile
edith piaf hayranı yapabilecek bir biyografi filmi.
filmin kurgusu öyle karıştırılmış ve kronolojik sırayla öyle ustalıklı oynanmış ki, edith piaf ölüm yatağındayken, hayatın önünden film şeridi gibi geçmesi kavramı bambaşka bir güzellik kazanmış. buradan yönetmenine saygılarımızı sunuyoruz. (bkz:
olivier dahan)
oyunculuklara değinmeden de edemeyeceğim. edith piaf rolünde gördüğümüz
marion cotillard adeta film süresi boyunca edith piaf'ın ruhunu taşımış gibi. öyle güzel oynuyor ki, büyülenmemek elde değil. diğer oyuncular da çok sağlam ancak, filmde piaf'ın unutamadığı sevgilisi
marcel'i oynayan
jean pierre martins nam oyuncudan çok sağlam bir jön olabileceğini gördüm.
filmin müzikleri zaten haliyle çok güzel. sabah akşam
non, je ne regrette rien dinlettirecek muhtemelen. edith piaf'ın sesinin eşsizliği insanı alıp götürüyor. hatta filmde piaf'ın performansını yorumlayan bir kadının sözüyle: "bu geceki performansınız beni paris'e götürdü"
filmin uzun olması, görüntünün çok hareketli olması (tripod diye bir şey yok bazı sahnelerde, gözü yoruyor) gibi etkenler insanı kısmen rahatsız etse de, sonlara geldikçe ortamı geren bir ölüm havası, insanın gücüne gitse de, sinemadan çıkarken, insan bambaşka bir dünyaya açılıyor.
kesinlikle izlenesi bir film, bir müzik ziyafeti. edith piaf'a saygı duruşu.