sansévérino'nun harika bir şarkısı. ilk kısmı bittikten sonra çok alakasız, komik olan ikinci kısmı başlar.
ilk kısmının sözleri
je pêche sans espoir des poissons
sans canne à pêche sans hameçons
en mer tout peut encore changer
sur terre tout peut aussi changer
piétiner sur place ne sert plus à rien
piétiner sur place ne sert plus à rien et ça m’énerve
pour garder mes idées noires je
bois des bières blanches bien glacées
je montre la mer du nord du doigt
le plat pays qu’on doit chanter
j’oublie l’argent des marrées noires
j’englue des ailes meurtries et
je vais remplir mon réservoir de diesel meurtrier
piétiner de rage ne sert plus à rien
piétiner de rage ne sert plus à rien et ça m’énerve
je mate de la lune la planète bleue
devenir la planète dégeu
lasse que tous les jours on s’oublie
a lui tchernobiler la vie
piétiner sur place ne sert plus à rien
piétiner de rage ne sert plus à rien et ça m’énerve
et ça m’énerve et ça m’énerve et ça m’énerve…
nine inch nails'ın iki cd'den oluşan the fragile albümünde ilk cd'de yer alan; enstrümantal görünümlü, ama 2-3 satır söz de içeren huzur verici güzel şarkısı.
şarkının arkaplanında yer alan melodi, aynı albümün 2. cd'sinde bulunan into the void'in melodisiyle birebir aynı olmakla beraber, iki şarkıda kullanılan enstrumanlar ciddi farklılıklar gösterdiği için bu benzerlik pek dikkat çekmemektedir.
şöyle güzel sözleri vardır:
and when the day arrives
i'll become the sky
and i'll become the sea
and the sea will come to kiss me
for i am going home
claude debussy'nin en meşhur eseri. üç parçadan oluşsa da genellikle birinci part en bilinenidir. doğa hayranı empresyonist bir sanatçıdan beklenen durgun fakat farklı temalarla iç içe geçirilmiş şahane bir dokuz dakika... mutlaka dinlenmeli.
ilk kez 1946'da charles trenet tarafından kayda alınmış buram buram nostalji kokan bir şarkıdır. bir kadeh kırmızı şarapla dinlenmesi dahilinde kişinin kendisini denize bakarken bulması muhtemeldir.
fransız müziğinin en somut örneklerinden, naif ve sakin bir charles trenet şarkısı. lost'ta da danielle rousseau karakterinin dış dünyayla kopmamak için tutunduğu şarkı olmuştur. fakat herhalde kullanıldığı en çarpıcı alan, the dreamers filmindeki sahneleridir.