1. sinirlenen annenin en sık kullandığı 2 sözden birisidir. diğeri: hasbinallahi ve niğmelvekil niğmel mevla ve niğmel mesiyr.

    muhtemelen bunu söylemeye çalışan anne (biraz da isteyerek) neye sinirlendiğini unutup basar yavrusunu kucağına.

    uyarı: siz yine de anneniz sözünü tamamlamadan menzilden uzaklaşmaya bakın. kafanıza oklava, terlik topuğu yahut kallavi bi şamar yeme ihtimaliniz de yok değil.
  2. tamamı "la havle ve la kuvvete illa billâh" kelime anlamı; "allah’tan başka güç kuvvet sahibi hiç kimse yoktur." la havle olarak kısaltılması artık dayanacak güç kalmadı anlamına geliyor olmalı bu bağlamda....
    alliyül azim'i sadece allah'ın büyüklüğünü vurgulamak için değil aynı zamanda söyleyişi biraz daha karmaşıklaştırmak ve böylece sakinleşmek için vakit kazanmak için de sonuna ekliyor olabilirler diye bir şüphelenesim var.
  3. en çok tekrar edilen sevimli kısaltma. öyle ki insan bazen karşısındaki insanı yumruklamak istiyor. sanırım doğu medeniyenin bulmuş olduğu en mükemmel kendine mukayyet olma yöntemlerinden biri. diğeri ise: sabır ya hu!
  4. toplum halinde "küfür" olarak kullandığımıza inandığım dua* kısaltmasıdır.

    uzun halini söylemeyi tercih ettiğiniz durumunda sinirinizi bozan, ya da sorgulanmasını istemediğiniz bir konuyu kapatmaya çalışıyorsunuzdur, karşınızdakinin daha fazla sorgulamasına bu şekilde bir süreliğine engel olabilir ve sonunda caydırabilirsiniz; kısa halini söylemeye tercih ettiğiniz durumda kısaca bsg diyorsunuzdur, zira karşınızdaki canınıza tak ettirmiştir.
  5. yanılmıyorsam salih tuna'nın tv net'teki programı.

    yanılmıyorsam dedim çünkü takipçisi değilim. 2, 3 bölümü ile tesadüfen karşılaştım ve çok da beğendim.

    salih tuna'nın siyasette durduğu yeri beğenmiyorum. hatta tiksiniyorum diyebilirim. ama program -ara sıra siyasete gelse de laf- genelde edebiyat üzerine olduğu için sinirlenmeden - itiraf etmeliyim ki, bazen sinirleniyorum da- izleyebiliyorum.
    konuk seçimi başarılı; dinlemesi keyifli bir program çıkarmış.
  6. tanırım kendisini, bir kaç kere yakından görmüşlüğüm de vardır. boylu-poslu, güler yüzlü çocuktur.
    körpe bir sözlük yazarı, taze bir iç mimar adayı, orta halli alkol sever, yüksek derecede kahve bağımlısı, en yıllanmışından bir adet dost. biraz ağırdan almış bu vakte kadar işleri, aceleyi pek sevmediğinden ama bi şekilde yakalıyor işte bu hayatın ritmini; hırsından olsa gerek.