|
|
- türkçeye protesto diye çevrilmiş olan film. kazaadaki divx lerinin ortalarında bir takılma sorunu vardır ve bu yüzden izleme isteği bırakmamaktadır.
gelmiş geçmiş en güzel girişe sahip filmdir.
giriş:
bu 50 katli bir binadan duşen bir adamın hikayesi, adam duşerken kendini avutmak için sürekli şu sözleri tekrarlar: 'buraya kadar her şey iyi gitti, buraya kadar her şey iyi gitti, buraya kadar her şey iyi gitti'
sonra bir ses :
onemli olan düşüş değil, iniştir. (bu an bir çakılma sesi çıkar)
ve asıl tüyleri diken diken eden şey bütün bu hikaye anlatılırken arka planda dünyamızın uzaydan görüntüsü vardır ve düşen adamın hikayesi anlatılırken, bir molotof kokteyli dünyamızın üzerine düşmektedir. yere iniş anından sonra ise ortalık alev içinde kalır.
jusque ici tout va bien...
l'important c'est pas la chute, c'est l'atterissage(kornish, 15.04.2004 19:19 ~ 19:20)
- mathieu kassovitz adlı şahsiyetin yönetmiş olduğu,vincent cassel,hubert kounde,said taghmaoui adlı oyuncuların rol aldığı,dicey sahnesinden önceki kamera açısıyla beni büyüleyen ve arşivime katmak için üç ay kadar arayıp sonunda onbir milyon para vererek aldığım,en pahalı,en sevdiğim arşiv filmim.
- paristeki olaylar ile tekrar ün kazanan film (ya da ününe ün katan)
- kornishle ilk denememde sonuna kadar izlemeyi başaramadığımız ama bunu hell isnt good ile iki gün önce başardığımız ve çekimlerine hayran kaldığım; anlatımı gerçekten çok kuvvetli olan film. özellikle vincent cassel'in aynada kendisine bakarken "are you talking to me?" repliğini attığı sahnenin çekimi insanı yiyip bitirmektedir.
- nefret kelimesinin fransızcası.
(böcek, 21.12.2005 00:56)
- filmin müziklerinden iam'ın yaptığı şarkı mükemmel ötesidir, dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
- ***spoiler***
ön plan ile orta planda farklı hareketleri sunan birkaç kaliteli sahnesi vardır. ayrıca vincent cassel'in nasıl bir oyuncu olduğunu görmek isteyenler, filmi alıp cassel'in başlarda evinin banyosundaki klasik "you talkin' to me"* diyaloğunu yaptığı ve elindeki hayali silahı ateşlediği anlardaki mimiklerini izleyebilir.
***spoiler***
- daddy nuttea
c'est la 25ème image
et elle s'inspire de vos carnages
c'est la 25ème image
choisis bien ton personnage
c'est la 25ème image
et elle s'inspire de vos carnages
c'est la 25ème image
choisis bien ton personnage
shurik'n
les yeux rivés sur la télé
rien ne m'échappait
j'étais fasciné par les truands et la vie qu'ils menaient
ıls faisaient le mal mais étaient toujours bien sapés
pleins de femmes et tout ce qu'ils voulaient
etre méchant m'étais facile, j'ai donc décidé
d'avoir le premier role dans le scénario dont je revais
j'étais trop jeune pour comprendre où j'allais
agir sans réfléchir, c'est exactement ce que je cherchais
je sentais la puissance affluer en moi au fur et à mesure
que je serrais le 45 entre mes doigts
combien de fois l'ai-je sorti
de la plus grosse à la plus petite embrouille
je faisais parler mes douilles
seulement, je n'étais pas le seul noir à avoir pris une
ıllusion pour une suggestion
ıl fut plus rapide putain, c'était pas dans mon film
ıl a coupé le fil, je tombe dans le vide
ıl n'y a qu'un pas de la fiction à la réalité
j'en ai fait 2 et je suis en train de crever
je m'envole mais mon corps reste au sol aveuglé par une image
j'ai choisi le mauvais role
daddy nuttea
ho yo! alerte à la télévision
ho yo! la réalité dépasse la fiction
ho yo! tâchons d'éviter toute confusion
ho yo! alerte à la télévision
ho yo! la réalité dépasse la fiction
ho yo! tâchons d'éviter toute confusion
tu marches dans ma rue c'est mieux qu'un film d'action
ecoute l'histoire du jeune qu'on appelle andy
situation classique, il habite marseille ou vitry
tout le monde dit qu'il a quelque chose en lui
qui vous dit je suis taré alors me faites pas d'ennui
tout ca est bien banal mais sous l'effet de certains produits
ıl visionne scarface et puis il s'identifie
c'est la panique dans la téci al pacino a sorti son fusil
si t'as vu la fin du film tu sais comment ca finit
la vie est bien plus forte qu'un film de fellini
ho yo! alerte à la télévision
ho yo! la réalité dépasse la fiction
ho yo! tâchons d'éviter toute confusion
akhenaton
quand un enfant s'assied devant sa télé
c'est un épais écran de fumée
qui se développe dans sa tete loin de la vision
réelle qu'un humain ce fait du quotidien
mais est-ce la faute du spectateur naïf
s'il devient comme une victime de malins sectateurs?
la feuille vierge infantile se tâche de noir
absorbe la violence à l'instar d'un buvard
flingue, viol et pulsion pour la création
d'un vrai cauchemar en deux dimensions
hollywood en état de choc est paniquée
braquée par des caractères qu'elle a crées
parce que le bon héros n'a rien à voir
avec le stéréotype du quartier dont il est rejeté
mais le mauvais bénéficie d'un respect
facile à désirer quand on vit dans la pauvreté
angoisse ténébreuse que désormais je vois face à la peur de l'anonymat
24 images de scènes violentes, la 25ème sera réelle
şeklinde sözleri olan, mathieu kassovitz'in filminin soundtrackinden süper bir iam şarkısı.
- (bkz: so far so good)
- 1995 yapımı şiddet dolu bir filmdir. efendim hikayemiz fransanın genelde arka sokaklarında kalan ve göçmen olarak tabir edebileceğimiz insanların kaldığı mekanda geçmektedir.filmin ilk saniyesinden son saniyesine kadar diken üzerinde kaldığımı itiraf etmeliyim. dışavurumun bu kadar şiddetli anlatıldığı pek fazla bir film yok. ne var ki son zamanda yapılan serdar akar filmi olan barda filmiyle ortak noktaları olan bir filmdir. ne var ki eksik olarak addedebileceğim çekimler ve olaya bakış açısıdır. aynı olayı anlatmanıza rağmen hiakyeyi farklı yapan şey onu anlaatma şeklidir ki türk yönetmenlerin çoğu bunu yapmamakta.
- mathieu kassovitz in henüz 25 yaşında cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü hak ederek almasına neden olan olaydır.öyle bir film çekmiştir ki her karesine hayran olursunuz."bu da mı insan,böyle yaratıcılık olmaz" dersiniz...fakat oyunculuk için aynı şey söylenemez şahsen o rollerden her hangi birine aramızdan birini seçsek o kadar oynar.çünkü o kadar gerçek ve o kadar yaşadığımız konular işlenmiş ki. fakat genede vincent cassel in hakkını vermek gerekir diye eklemeleyim. eğer hala izlemediyseniz ve 4-5 saat kendizi özgür hissetmek istiyorsanız kesinlikle hemen edinin derim
- hocamın önerisiyle okulun arşivinden alıp az önce izleyip bitirdiğim film. gerçekten çok etkileyici olmuş. filmin giriş ve bitiş sahneleri inanılmaz iyi. aslında insanın üzerinde ağır bir etki bırakıyor ama o etkiyi kelimelere dökemiyorsunuz. yönetmenin bu filmi yirmi beş yaşında çekmesi ise aynı yaşta olan beni moral bozukluğuna itmekle beraber bir yandan da ateşliyor. ve tabi ki ayrı bir başlık konusu var ki o da vincent cassel
- haksızlık hissinin beraberinde getirdiği paranoya, bir fransız banliyösü, kanı kaynayan bünyeler, itaatsizlik, adaletsizliğe verilen bir cevap olarak nefret. fransa'da, azınlıklara olan değer verilmezliğin doğal sonucu. faşizm ve kapitalizm'in el ele vermesi.
1995 yapımı olan film, kült ve bir çok filme de esin kaynağı olmuştur. içinde barındırdığı sistem karşıtlığının sosyo-ekonomik tarafının dışında tamamen kişisel boyutunu da gösteriyor. tabii ki gerek fransa gerekse diğer ülkelerde ki dışlanmış ve sistem mağduru kitleleri kimse inkar edemez. ama bunu kılıf olarak kullanan asi bünyeleri de görmezden gelemeyiz. belki de bu yüzden fransa başbakanı bütün meclis üyelerini bu filmi izlemeye teşvik etti.
işlediği konunun dışında çekim teknikleri, anlatımı ve trajik sonu da dikkat çekici.
- -spoiler-
filmin sonundaki malum olayın sorumlusu şerefsiz polisin bi boklar yiyeceği,çatıdaki mangal partisinde çıkan arbedede,vincent cassel'le aralarında geçen sürtüşmeden ve oradaki bakışmalardan belliydi.
-spoiler-
bu arada film hakkında fazla yoruma gerek yok,harika bir filmdir.
|