ne köylü kalabilmiş ne şehirli olabilmiş, kimliği olmayan insan.
yılmaz güney için sıkça kullanılan bir kelime.
proletarya'nin, hiçbir olanağa sahip olmayan ve sınıf bilincinin yokluğuyla belirginleşen bölümünü adlandiran
marksist terim.
(akrep, 21.03.2004 00:30 ~ 03.07.2005 19:23)
almanca paçavra anlamındaki sözcük.sosyolojik niteliğini marxın das kapital adlı eseriyle kazanmıştır.
içinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla itici olan
(bkz:
tdk)
engin ardıç çok kullanır bu kelimeyi.
(balta, 10.02.2006 12:08)
hiçbir sınıfa ait olmayan kesimleri anlatan bir terimdir. sadece işçilere dair kullanılmaz, lümpen aydın da olur, lümpen burjuva da. sınıf dışı olan kitleleri, yâni faşizmin tabanını oluştururlar.
(mitya, 14.12.2006 18:42 ~ 19:47)
modern zamanlarda şehir hayatının etkisi altında kalmış ancak kırmançoluğu bırakamayan sonradan görme kişilere verilen sıfattır.
-marksizm akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan.
-entelektüel olmayan
(bkz:
tdk)
oruçluyken sanal seks yapan genç internet kafe işleticisi.
marks'ın tanımıyla bugünkü tanımı arasında dağlar kadar fark olan kavram.
lumpen, kural tanımaz, ne idüğü belirsiz, eğitimsiz, becerisiz, çulsuz, ne köylü ne şehirli, hem tutucu hem yırtık, işine geldiği zaman başkaldıran ama sıkıyı görünce hemen de pısıp sinen, hem ödlek hem edepsiz, arkanı döndüğün anda hemen seni satacak olan bir yaratıktır. kızkardeşinin sokağa çıkmasını ve erkeklerle konuşmasını engelleyecek kadar “prensip sahibi” ama üst katta oturan evli kadına asılacak kadar da çakaldır.
kendi sınıfını bimeyen insanlar için kulanılan bir sifat. isçi emekçi olupta 1 mayısa katılmamak gibi....
500 lira maaşla çalışıp,merkez sağa oy veren zevat.
sadece tartışan, tartıştıkça bir yerlere varılacağını sanan ancak nesnel koşullar yüzünden -aslında bahanesi ile- eyleme hiç bir zaman geçmeyen ve eylemden mücadeleden kaçan insanlardır.
(toumai, 03.08.2008 11:38 ~ 11:39)
sözlüğü olan kimliksizlik durumu.
ya da ya da tersanede arkadaşı ölüp de hiç umrunda olmayan, umrunda olanlar da tuzlaya gelince aha böle işaret parmağıyla küçük parmağını havaya dikip geri kalanları da ortada bi yerde birleştiren şahıs.
mahalle gençliği olarak da adlandırılabilir. maddi ve manevi olarak kendisininkinden daha acımasız ve güçlü bir şiddet dışında yola getirecek güç yoktur bu varlıkları.
mahalle gençliği dediysem sadece
toros mahallesi de değil kastettiğim. doğup büyüdüğüm ve sevgiyle bağlı olduğum izmir'in göbeğindeki
göztepe'ninkiler de dahil buna.
doğduğu evde banyonun bile evin dışında olduğunu, bedenine üç beden büyük gelen kıyafetler, küçüldüğü için ayaklarını yara bere içinde bırakan ayakkabılar giydiğini, sofrasındaki en mükellef yemeğin kurbanda dağıtılan etler, en sevdiği şarkıların üçüncü sınıf arabesk nameler olduğunu unutan, eline geçen iki kuruş ile adam olduğunu sanan, evine aldığı yedi tane plazma televizyon, dört bin kanallı uydu alıcısı, paris hilton'un bile daha vasatına sahip olduğu hilton banyosu ile övünen, her türlü markayı ezberlemesi ve satın alması gerektiğine inanan, elinde bir adet starbucks bardağı, bir adet de sekiz bin dolarlık çantası olmadan yolda yürüyemeyen, ağzını açtığında ''keşke sussa'' dedirten, en zengin, güzel, en ulaşılmaz olduğunu düşünen insanlar için kullanılan sıfat.