kybele
paleolitik dönemin
venüs'ü,
neolitik kültürün "ana tanrıça" figürünün çağ atlayarak gelişmiş şekli olarak kabul edilebilir.
insanlığın doğayla savaştığı paleolitik dönemde nüfus artışı az ve ölümler fazlaydı.bu durum neolitik dönemlerde de devam etti.bu nedenle kadın figürü doğurgan, şişman, kanlı canlı idi.ancak kültürleşme ilerleyince insan ömrü uzamış ve ölümler nispeten azalmıştı.buna doğru orantılı olarak nüfusta da bir artış olmuştu.işte bu süreçte kadının cinselliği kontrol altına alınmış, doğurgan, büyük memeleri olan tanrıça yerini, zayıf,küçük göğüslü bir bakireye bırakmıştır.kybele bereket veren bir güç olmaktan çok onu kontrol eden bir mekanizma olmuştur.
....
phrygia içlerinde
agdos adlı bir yer varmış.agdoslular kybele'nin taş heykeline tapınırlarmış.
zeus da o sıralar kybele'nin peşindeymiş.bakmış ki kybele ona yüz vermiyor o da ipnelik olsun diye kybele heykelinin yakınlarındaki bir kayaya spermlerini boşaltmış.burdan
agdistis adlı bir
hermofradit(çift cinsiyetli) doğmuş.bir gün
dionysos agdistis'i sarhoş etmiş ve bunalıma giren agdistis erkeklik organını kesip yere atmış.gel zaman git zaman kanların damladığı yerden bir
nar ağacı çıkmış.nehir tanrısı
sangarios'un kızı(
sakarya nehri) ağaçtan bir nar koparıp göğsüne koymuş ve hamile kalmış.kız
attis adlı bir oğlan doğurmuş ancak sangarios bu bebeğin bir bela getireceğinden korkup kızına attis'ten kurtulmasını emretmiş.attis çok güzel bir çocukmuş ve gelen geçen onu bal ve teke sütüyle beslemiş ve ona teke sütü anlamına gelen
attagusya da güzel anlamına gelen
attisadları verilmiş...
oğlan büyümüş ve hem kybele hem de agdistis ona aşık olmuşlar ve aralarında bir rekabet başlamış.
pessinus kralı
midas da attis'i çok beğenmiş ve kızıyla evlendirmek istemiş.sinirden kuduran agdistis attis'i çıldırtmış ve bir çam ağacı altında erkeklik organını kesmesine neden olmuş.kybele bir cenaze töreniyle attis'in organını gömmüş ve akan kanlardan çam ağacının etfafında menekşeler açmış.bu elim olaylara dayanamayan kralın kızı da kendini intihar etmiş ve kybele onu da attis'in yanına gömmüş ve topraktan bir badem ağacı çıkmış.yaptıklarına pişman olan agdistis zeus'a yalvarmış ve zeus attis'in vücudunun bozulmayacağına,saçlarının uzamaya devam edeceğine ve bir parmağının sürekli olarak oynayacağına dair söz vermiş.bunun üzerine agdistis attis'in cesedini pessinus'a götürmüş ve orda bir törenle gömülmesini sağlayarak rahipler tarikatıyla birlikte onun adına bir bayram tahsis etmiş...