görseller
kuzgunkuzgun
  
belki ilginizi çeker
  1. · the raven
  2. · günün tek şarkılık özeti
  3. · corvus corax
  4. · my lost lenore
  5. · wrapped in piano strings
  6. · andırın
  7. · the raven
  8. · coleraine
  9. · 6 aralık 2008 amon amarth istanbul konseri
  10. · tirebolu
gündem
  1. · dersim katliamı
  2. · yaran diyaloglar
  3. · 100 opera
  4. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  5. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  6. · ugg düşmanı ezik kızlar
  7. · dinde zorlama yoktur
  8. · ölmeden önce izlenmesi gereken filmler
  9. · yumuşak

kuzgun  

  1. (bkz: the raven)
    (man on the moon, 11.07.2005 23:49)
  2. yavrusunu anka olarak gören çirkincik (bkz: kuzguna yavrusu anka görünür)
    (naeknhu, 27.11.2005 17:06)
  3. eskimo inanışına göre ülkelerine güneşi geri getiren kuş.ayrıca kuzgun hayvanı siyahtır ve etçildir.
    (chinchinkobakama, 05.12.2005 15:12)
  4. karganın üst modeli, daha irisi, karizmatiği.
    ayrıca (bkz: the raven)
    (bkz: edgar allan poe)
    (saçmaladı yine bu, 08.02.2007 16:47)
  5. çok güzel ve manidar bir atasözüne konu olmuş hayvandır
    (bkz: ya devlet başa ya kuzgun leşe)
    (vade retro satana, 08.02.2007 17:56 ~ 17:57)
  6. kaan özsoy'un harvey nichols lansman kampanyasında resimlere kondurduğu 3d kuşlar. gerçeğinden ayırt etmek mümkün olmayınca bir şaşkınlık söz konusu oluyor tabi..
    (jalopeno, 03.07.2007 12:31)
  7. yazardır, boş yazandır.

    ekleme: giri sonrası kendisiyle mesajlaşarak karşılıklı fikir alışverişi yapılmıştır. girinin yazıldığı zamandaki fikirlerime binaen giriyi silmedim. kendisiyle hukukumuz yerindedir(sanıyorum).
    (sycrone one, 01.05.2008 23:53 ~ 12.05.2008 14:48)
  8. bu hayvanlar çok güzel konuşabilirlermiş. hatta konuşma yeteneği papağanlardan daha üstünmüş.
    (karizmatik, 01.05.2008 23:57)
  9. kısa ve öz yazandır.
    (maglor, 02.05.2008 00:13)
  10. potansiyelini kullanmayan ender yazarlardandır.
    (juliet, 17.06.2008 17:50)
  11. bir yasemin mori şarkısı.
    "kuzgun içinde neler var?
    dünyada üzgün olmaya değer ne var?" naklaratına sahip yasemin morinin sesinin güzelliğini ve yaratıcılığını bir kez daha görmemizi sağlayan şarkı.
    "çünkü gece seni boğar" kısmında boğarı uzatırken yasemin mori ye bağıra çağıra eşlik etme hayali, gerçekleşebilir mi acaba?
    (bucuu, 17.06.2008 17:58 ~ 18:03)
  12. edgar allen poe'nun alegorik bir şekilde kaleme aldığı, bilinçle ölmekte olan kişinin diyaloglarını da içerdiği düşünülebilen etkileyici şiiridir. şiir sembollerle dolu olduğu için her okuyuşta farklı yorumlar yapmaya müsaittir. bu sebepten dolayı okudukça okuyası, düşünesi, senaryolar yazası gelir insanın kuzgun hakkında. atmosferi olan ve o atmosferle etrafınızı sarıp sarmalayan dizelerden oluşur.

    şiirin çevirisi:

    kuzgun - edgar allan poe

    evvel zaman önce ürkünç bir gecede,
    eski kitaplardaki yitik hikmeti,
    düşünüyordum güçsüz ve bitkin.
    başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,
    nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.
    “bir misafir” dedim “çalıyor kapımı”
    “bir misafir, başkası değil.”

    açık seçik hatırımda, bir aralık günüydü,
    yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.
    çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim
    ıstırabın bitişini – lenore’u kaybetmenin ıstırabı.
    meleklerin lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,
    artık ebediyyen isimsiz.

    ipeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
    garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.
    yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,
    “odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,
    odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,
    başkası değil.”

    canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,
    “bayım” dedim “ya da bayan, affınızı diliyorum.
    gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,
    usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.
    emin olamadım işittiğimden.”
    sonra ardına kadar açtım kapıyı,
    karanlıktı, sadece karanlık.

    merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,
    hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.
    sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,
    orada tek kelime “lenore” idi, fısıldadığım.
    ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: “lenore,”
    sadece bu, başka bir şey değil.

    ruhum alevler içinde döndüm odama,
    ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli.
    “eminim” dedim “birşeyler var penceremde,
    gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,
    kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.
    “rüzgardır, başka bir şey değil.”

    tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla
    heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma
    hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu
    bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,
    oda kapımın üzerinde, bir pallas büstüne tünedi,
    tünedi ve oturdu, sadece bu

    cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla
    üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun
    “sorgucun kırpılmış olsa da” dedim “değilsin namert,
    karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.
    söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin”
    dedi kuzgun “hiçbir zaman”

    şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,
    pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;
    çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz
    oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın
    kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,
    adı “hiçbir zaman” olsun

    tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun
    taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden
    ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı
    acıyla mırıldandım: “diğerleri uçup gittiler,
    sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi”
    dedi kuş “hiçbir zaman”

    irkildim tam yerinde söylenen bu sözle,
    “şüphesiz” dedim “bu söz, tek sermayesi,
    üzgün bir sahipten miras, zalim belaların
    şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı
    umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan
    “asla---hiçbir zaman”

    kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,
    yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önünde
    gömülürken koltuğuma, düşünüyordum
    eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun
    bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun
    neydi kastettiği, derken “hiçbir zaman”

    tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden
    ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa
    devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı
    lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine
    lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki
    ah, “hiçbir zaman” yaslanamayacak o!

    sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava
    yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.
    “ey sefil” diye haykırdım “bir ferahlık verdi sana tanrın”
    lenore’un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,
    iç bu iksiri kana kana ve sil lenore’u aklından
    dedi kuzgun “hiçbir zaman”

    “kahin” dedim “şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis”
    kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan
    kimsesiz ama gözüpek – bu afsunlu çöl toprağında
    bu perili evde—bana gerçeği söyle, yalvarıyorum
    var mı – günahların ilacı? söyle bana–söyle, yalvarıyorum
    dedi kuzgun “hiçbir zaman”

    “kahin” dedim “şeytani bir şey! --kahin yine de, kuş ya da iblis”
    üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz tanrı adına
    söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi
    meleklerin lenore adını verdiği kutsal bir bakireye
    meleklerin lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye
    dedi kuzgun “hiçbir zaman”

    “bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis”
    “dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,
    söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.
    yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,
    çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan”
    dedi kuzgun “hiçbir zaman”

    uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada
    oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte
    rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde
    gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan
    ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
    yükselecek mi ruhum? – “hiçbir zaman”

    (bkz: my lost lenore)
    (therionox, 25.07.2008 18:24)
  13. yasemin mori'nin hayvanlar albümünün ikinci parçası. nolur nolur nolur'daki yumuşaklığı barındırmayan, mori'nin sevilen şarkılarından biri.
    (devrimyürüyüşü, 10.10.2008 15:17)
  14. eski türkçe'de kuz sözcüğü karanlık, gölgelik yerleri anlatmak için kullanılıyor. güneş görmeyen karanlık yerlerin çoğunda kuz kökü vardır. sözgelimi kuzey sözcüğü bunlardan biri. kuzgun da, tüylerinin rengi karanlık, kara olduğu için bu ismi almış. benzer biçimde karadeniz de, rengi siyah olduğu için değil, türkiye'nin kuzeyinde yer aldığı için kara ismini taşıyor.
    (vampyric romance, 01.04.2009 11:15)
  15. boş olan bakınızı hayata geçirmiş, sözlüğe kazandırmış yazardır.
    (bkz: @3307905)
    (triangle, 05.04.2009 13:26)
  16. güzel bir yasemin mori parçası. içinden dışarı bakardın diyor hatun yahu insaf. ayrıca güzel şarkı söyleyebilmek diye birşey de var bu hayatta. takdirlerimi iletiyorum kendisine. buyrun sözleri;

    sularda yüzerken insanlar öldü !
    şhh kız kalk! kız bak ! yerlerde kurular var...
    dünyaysa dönüyor birileri ama ölüyor,
    ' bu bıçaklar keskin ' derdin
    ' bu bıçaklar keskin ve hergün yeni biri doğuyor
    yine biri doğuyor... sularda yüzerken biz, yerlerde kurular var
    silahımı kimlere verdim?
    istekler sakin
    sırlarımı nerelere verdin?
    adalet sendin ve,
    gülenler yine gülüyor!
    düşenler düşkün
    buralarda olay buydu ve senle bu sondu!

    kuzgun, içinde neler var?
    dünyada üzgün olmaya değer ne var?!
    gemilerle kalkardın
    güneşlerle hergün batardın
    ne yüzün var?
    üzgün bir yaz günü dışarı bakardın,
    içinden dışarı bakardın
    dışarda neler var ?

    kuzgun, içinde neler var?
    dünyada üzgün olmaya değer ne var?

    ben işte dün yine yürüyordum
    sen vardın aklımda...
    yük yürümek değildi bu
    ben resmen uçuyordum havalarda !
    yerlerde kurular var
    havaysa durgun...
    evet evet uçuyordum kuşlarla !
    sen şarkılarla dur usul usul
    çünkü gece seni boğar!
    (laein, 24.04.2009 22:28)
  17. (bkz: huginn)
    (bkz: muninn)
    (bkz: nevermore)
    (dadaist yapıbozumcu, 04.08.2009 20:59 ~ 21:00)
  18. çok içince kafa yapar.
    (kuzgun, 27.10.2009 11:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil