belki ilginizi çeker
  1. · yaşar büyükanıt
  2. · israil pkk ilişkisi
  3. · kürdistan bayrağı
  4. · yaşasın halkların kardeşliği
  5. · yasaklanması gereken şeyler
  6. · zülfü livaneli
  7. · sigara yakmaya sebepler
  8. · sevgiliyle gidilesi mekanlar
  9. · mustafa kemal atatürk
  10. · hakurk
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  5. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  6. · ugg
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · sanat yapar
  9. · bak sana paris hilton ne hale gelmis hapiste

kuzey ırak  

  1. antik çağda tüm ortadoğuyu silah zoruyla ele geçirip insanlara kan kusturan tarihin ilk paramiliter milleti asurluların anavatanı.
    (favorius, 08.04.2004 20:13)
  2. şimdilerde türkiyenin sınır ötesi operasyon planladığı ancak abd yüzünden bir türlü harekete geçemediği coğrafi bölge. böyle devam ederse terörist örgüt pkk daha da güçlenecek daha çok canlar yakacaktır. bu gidişe bir dur demeli artık iliğimizi, gençlerimizi, ekonomimizi, bölge halkını kurutan bu illete bir son vermemiz gerekir. herkes birey olarak kendini düşünmek yerine milletinin gidişatını düşünsün. demokratik yollarla çözülemeyeceği daha çok önceden belliydi bu sorunun ama bizim siyasetçilerin gözlerini açmaları biraz geç oldu. halkımız her geçen gün daha da uyutuluyor. düşmanlarımız ülkemizin parçalanmış bölük pörçük edilmiş haritalarıyla sokaklarda dolaşıyorlar. bu kadar duyarsız olmak gibi bir lüksümüz yok. lütfen uyumayın uyutmayın. vatanınıza uzanan elleri kırın.
    (bermuda, 20.07.2006 08:35 ~ 10:06)
  3. ırak'ın kuzeyi olan, kuzey ırak diyerek 15 seneden fazladır kafamıza kazınan ve bilinçaltında ırak'ı zaten bölmemizi kolaylaştıran, 1991 den bu yana ırak'ın yönetimi tarafından idare edilmeyen, bir dönem bm tarafından 36. paralelin kuzeyi olarak tariflenen ve böylelikle oyunun ilk hamlesinin yapıldığı bölge. yakında yeni hamlelerin de peşpeşe gelmesinin beklendiği yer.

    (bkz: türkiye nin kuzey ırak a girmesi terörü çözmez)
    (şehzade mustafa, 08.06.2007 19:27)
  4. her gün girdik girmedik aman girdik yok ya girmedik diye haberlerde duyduğumuz yerdir.teröre hayır daha kaç can alacak bilmiyorum ama biri buna dur demeli ve dur diyecek olanın asla recep tayyip bey'in olmayacağına eminim!
    (manekineko, 02.07.2007 22:50)
  5. demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü troykasını düsturedinenlerin uluslararası hukukun ilkelerini hesaba katmadan bağımsızmış gibi tanımladıkları federatif bölge.

    bir devletin bir parçasını oluşturan toplulukların self determinasyon ilkesine dayanarak bir devlet kurmak istemelerinin uluslararası hukukta karşılığı yoktur. kendi kaderlerini tayin edebilmenin yani “self-determinasyon hakkı” nı kullanarak bağımsız bir devlet kurmanın ana koşulu sömürge altında bir halkın varlığıdır. kuzey ırak etnik açıdan ırak'ın diğer yerlerinden farklılık arz etmekte, ama ana toprağa bitişik olduğu için sömürge tanımına uymamaktadır. o nedenle de sömürge olduğu gerekçesiyle ayrılması mümkün değildir.

    self-determinasyon hakkının bir devletten ayrılarak yeni bir devlet kurmak için kullanılamayacağına ilişkin değerlendirmenin uluslararası hukuktaki dayanağı devletin ülkesinin bölünmez bütünlüğü ilkesidir. bu ilke üniter olsun federal olsun bütün devletler için geçerlidir. ancak bu hakkın kullanılmasının federal devletler için bir istisnası vardır, o da, federal devlet anayasasında federe devletlere böyle bir hakkın açıkça tanınmış olmasıdır. ırak anayasası’nda böyle bir hak mevcut değildir. birleşmiş milletlerin güvenlik konseyi kararlarında da bu hak kürtlere tanınmamıştır. esasen uluslararası ve ulusal belgelerin hiçbiri kürtlerin ırak'tan ayrılarak bağımsız devlet kurmalarına açık bir meşru zemin sağlamamakta, ama ırak içinde herhangi bir özerk egemenlik kullanımına imkan vermektedir.

    türkiye'nin güvenliği açısından ırak'ın toprak bütünlüğünün muhafazasından yana olanlar, sadece bölgeyle kurulan ilişkilerde, hükümetin daha önceden açıkladığı politikalarıyla tezat oluşturduğunu söylemek istiyorlar. ancak ifade ediş biçimi itibariyle, kürdistan özerk bölgesinin bağımsızlığını isteyen zihniyetlerle aynı safta yer alıp, farkında olmadan onların niyetine hizmet ediyorlar. işin vahameti de burada.
    (onelongpause, 29.10.2008 17:01 ~ 04.01.2009 19:16)
  6. kuzey ırak'taki yapılanmada trafik polisinden maliye bakanına kadar bir devlette olması gereken bütün unsurların mevcudiyeti bilinmektedir; ancak devletler hukuku bakımından bu yapılanma devlet sayılamaz. (bkz: @2797379)

    bir kaçakçılık merkezi olarak şekillenen bölgede kdp ve kyb liderleri kara para ile oynar duruma gelmişlerdir. ırak'ın birleşmiş milletler gıda karşılığı petrol satışları programından gelen gelirin %13'ü kürtlere ayrılmıştır. (türkmenlere hiç pay verilmediği ve ankara'nın bunu sağlamak için kılını kıpırdatmadığı bilinmelidir.)

    ortak kaçak petrol ticaretinden türkiye'ye yapılan satıştan en fazla parayı kazanan yılda 350 milyon dolar ile barzani ailesidir. (pkk'nın da bu ticaretten geliri yıllık 350 milyon dolar olmuştur. geriye kalan 350 milyon dolar ise türkiye içindeki unsurlar arasında dağıtılmıştır.) ankara'da bu ticaret eleştirildiğinde ve durdurulması istendiğinde hemen ortaya "petrol ticareti durursa pkk terörü hortlar" tezi atılarak, bir baskı mekanizması ile ticarete karşı olanlar baskı altına alınmıştır.

    dsp-mhp-anap hükümeti sırasında mhp'li devlet bakanı tunca toskay, ırak pazarının üzerinde önemle dururken diğer taraftan da kdp'nin ana kaynağı olan petrol ticaretinin sınırlandırılması için çalışmıştır. bu dönemde türkiye,habur sınır kapısı'nın dışında ikinci bir kapı açmayı ve bu kapıya doğrudan bağdat'ın atayacağı gümrük memurlarının yerleşmesini planlamıştır. hatta kdp ile sürtüşme yaşanmaması için ilginç formüller geliştirilmiştir. barzani, habur kapısından gelen gelirlerin azalacağı ve bağdat'ın kuzeyinde yeniden egemen bir görünüm kazanacağı endişesiyle ankara'yı washington'a şikayet etmiştir. ikinci kapının açılmasına washington'dan muhalefet gelmiş ve kapı açılmamıştır. bu süreç gerçekleşirken, abd hiç ortada görünmemiştir, fakat türk devlet sistemi içinden görünmez bir el aracılığı ile proje sabote edilmiştir.

    kdp kontrolünü ve haracını aşmak için ikinci girişim, suriye üzerinden demiryolu ile ırak'ın diğer bölgelerine ulaşılması hedeflenmesidir. ancak barzani bu kez de ankara'ya baskı yapılması için abd'ye çağrıda bulunmuştur. washington'un baskısı üzerine türk dışişleri devlet demir yolları'na suriye üzerinden ırak'a ulaşmasını sağlayacak izni vermeyi reddetmiştir.

    türkiye'nin abd'nin kuzey ırak politikasını bu şekilde etkilemesine fırsat vermesi ve yanıbaşındaki coğrafyayı kontrolü altına alacağına bir anlamda ona mahkum hale gelmesi bugün barzani ve talabani'nin türkiye'ye karşı takındığı saldırgan tavrın temel nedenidir.

    bütün bunlar göz önüne alındığında;

    "ırak'ın kuzeyinde zaten bir kürt devleti var, onu kürdistan diye nitelememek fantezidir, komikçiliktir" tespitinden hareket ederek politika üretmek sadece böyle bir devletin kurulmasını kolaylaştıracaktır. sonuç olarak, ırak toprakları üzerinde bağımsız bir kürt devleti yoktur, kürdistan yoktur, olmamalıdır ve türkiye izin vermedikçe olmayacaktır.

    ek: prof. dr. ümit özdağ'ın "kerkük, ırak ve ortadoğu" kitabından yararlanılmıştır.
    (onelongpause, 20.11.2008 22:38 ~ 21.11.2008 20:49)
  7. hakeza oyak'ın bölgeyle olan ticareti, birkaç gazetenin hiçbir kaynak göstermeden iddia ettiği çimento hibeleri vs. de eleştirilmekte ve kuzey ırak'ın bağımsızlığını kazanmasına yardım ettiği ileri sürülmektedir. hatta birkaç sene öncesinde bölgedeki kürt liderlerinden biri oyak'a bağlı çimento şirketlerinin bölgenin özerkliğine katkıda bulunduğunu ileri sürmüş; ancak oyak yetkilileri bu iddiayı yalanlayan basın açıklamasında bulunmuşlardı.

    devletlerin anlaşmazlıklarının temel nedeni ekonomik güç elde etme olduğuna göre; iki devlet savaş halinde olsalar dahi; stratejik önemi haiz olmayan mal satan devlet avantajlı konumdadır. zira alıcı konumdaki devlet yeni fabrikalar kurarak üretimini artıramamakta, istihdamı azalmakta ve diğer devlete ekonomik olarak tabi bir hale gelmektedir. günümüzde egemenlik yarışı askeri boyutu aşmış ve ekonomik olarak sürmektedir. o nedenle oyak'a bağlı şirketler bölgeye silah, askeri mühimmat gibi stratejik mal satmadığı sürece bu ticaretin eleştirilmesi anlamsızdır.
    (onelongpause, 20.11.2008 23:29 ~ 23:30)
  8. çok acı bir gerçek ancak bu bölgeyi kuran bizzat özal dır. turgut özal. bu adam ayrıca türkiye cumhuriyet başbakanılığı ve cumhurbaşkanlığı yapmıştır.
    yalnız ve güzel ülkeme<sonda nokta yok>
    (ben yengenden boşancam, 20.11.2008 23:36)
  9. oyak bölgede ticaret yaptığına, çimento ihraç ettiğine dair haberleri bir basın açıklaması ile yalanlamıştır. ama oyak'ın yöneticilerinin yaptığı diğer açıklamalar, yapılan söz konusu basın açıklamasının doğru olmadığını göstermektedir:

    adana çimento genel müdürü erkovan, 14 milyon ton tüketim potansiyeli olan ırak çimento pazarının habur sınır kapısındaki sorunlar ve kamyonlara getirilen yük sınırlamasıyla çin, mısır ve hindistan'a kaptırıldığını söyledi.

    habur sınır kapısındaki yapım çalışmaları nedeniyle araç trafiğinin yavaşlaması ve bu arada bir kamyonun taşıyabileceği çimento miktarının üçte bir oranında azaltılması yüzünden türkiye'nin ırak pazarını kaptırmaya başladığını söyleyen adana çimento genel müdürü ismail erkovan, "hem maliyetlerimizdeki artış hem de zamanında mal teslimatı yapamadığımız için biz bu ülkeden çekilince çin, mısır ve hindistan ırak pazarına girdi ve pazarı kaptırmaya başladık. oysa ırak'ta istikrar olursa talep devam edecek" dedi.

    oyak otomotiv ve çimento'nun çalışanları arasında yapılan satranç turnuvasının ödül töreni öncesi basınla bir araya gelen oyak otomotiv ve çimento başkanı celal çağlar, soruları grubun çimento şirketleri olan adana, ünye, bolu, mardin ve oysa çimento ve oyak beton, oyak kâğıt, oyak inşaat'ın genel müdürleriyle birlikte yanıtladı.

    toplantıda radikal'in 'ırak'a ihracatınız ne durumda' sorusuna mardin çimento genel müdürü kemal doğansel şu yanıtı verdi: "ırak'a bu yıl 420 bin ton ihracat yapacağız. 2007'de ise 45 milyon avro yatırımımızı nisanda devreye sokup ihracatı 800 bin tona çıkaracağız. ırak patlayacak bir pazar. önümüzdeki yıllarda bu ülkenin 14 milyon ton çimento ihtiyacı olacağı öngörülüyor."

    http://www.radikal.com.tr/...

    mardin çimento fabrikası, ırak ve suriye'deki inşaat sektöründe ağırlığını hissettirmek için ikinci üretim bandını hizmete açtı. mardin valisi mehmet kılıçlar, 45 milyon euro'ya mal olan çimento fabrikasının ikinci bandının ırak ve suriye'ye ihracatın yüzde 80'ini karşılayacağını söyledi.

    http://www.ortadogugazetesi.net/...

    oyak mardin çimento fabrikası genel müdürü kemal doğansel, çimento sektöründe yeni kapasite artırımlarının faciaya neden olabileceği uyarısında bulundu.

    iç piyasanın talebini karşıladıktan sonra ihracat yapıyoruz. 2004 yılında üretimimizin yüzde 56'sını tükettik, yüzde 44'ünü ise ırak ve suriye'ye ihraç ettik. bu sene suriye'yi de bıraktık, bunda ırak'taki yoğun talep etkili oldu. bölgede de bir talep artışı var. ilk 6 aylık dönemde, bölgesel olarak çimento talebinde yüzde 30 düzeyinde artış var. bu talep artışına bağlı olarak iç pazara daha yoğun sevkıyat yapacağız.

    şu anda ırak'tan çok ciddi bir talep var ama ırak'ı sabit bir pazar olarak görmüyoruz. bir fırsat kapısı olarak görüyoruz, bu pazarın ya 2 ya da 3 yılı var. biz de bundan mardin çimento olarak yararlanmak istiyoruz.

    http://www.yapi.com.tr/...

    oyak çimento grubu’na bağlı adana çimento sanayi’nin (açs) genel müdürü ismail erkovan, ırak’ın çimento satışı açısından cazibesini kaybettiğini belirterek, suriye ile ihracat konusunda görüşmeler başlatıldığını söyledi. ırak ve çevresine çimento üretimiyle ilgili yeni tesisler açıldığını anlatan ismail erkovan, bu nedenle ırak pazarının birden çok küçüldüğünü söyledi.

    http://www.referansgazetesi.com/...

    oyak yine bir basın açıklaması yapıp, bu haberleri yalanlayabilir. "bu şirketlerle oyak'ın ilgisi yok" diyebilir. o yüzden gerçekten mardin çimento ve adana çimento oyak grubu bünyesinde mi, ona bakalım.

    http://www.oyak.com.tr/...
    http://www.oyak.com.tr/...

    bu konuyu hallettiğimize göre, çimento ve diğer malların ticaretini niye eleştirdiğimizi anlatalım.

    ilk olarak, ihraç edilen çimentolar, kuzey ırak'taki yapılanmanın (kürdistan'ın) devlet olabilmek için gerekli olan tesislerin inşasında kullanılmaktadır. merkez bankası, adalet sarayı, parlamento, bakanlık konutları, askeri üsler ve tesisler, hava alanları vb. "kuzey ırak'ta bağımsız bir kürdistana karşıyız" deyip, daha sonra bölgedeki yapılanma için gerekli olan tesislerin hammaddesini sağlarsan, doğal olarak eleştirilirsin. bunda şaşılacak bir durum yok.

    ikincisi, kürdistan'ın şu aşamada en önemli gelir kaynağı, habur sınır kapısı'ndan geçen kamyonlardan aldığı vergilerdir. ırak'ın işgalinden önce 300 milyon dolar olduğu söylenen bu gelirlerin, şimdi 3 milyar dolar seviyesine ulaştığı söyleniyor ve bu para kürdistan yönetimine gidiyor. yani oyak ve diğer devlet kuruluşları bölgeyle ticaret yaptıkları zaman habur sınır kapısını kullandıklarından, o her zaman eleştirilen barzani'ye büyük bir gelir sağlamış oluyorlar.

    kuzey ırak'ta bağımsız bir kürdistan'a karşı çıkılmasının ana nedeni barzani'nin irredantist bir politika izleyeceği öngörüsüdür. bu öngörünün doğru olduğu varsayıldığı zaman da, barzani'nin habur sınır kapısından elde ettiği bu gelirleri silah ve diğer askeri mühimmat için harcayacağı rahatlıkla söylenebilir. dolayısıyla, oyak ve diğer devlet kuruluşları doğrudan bölgeye silah ve askeri mühimmat satmamasına rağmen, dolaylı olarak barzani'ye bu tür stratejik malları alması için kaynak aktarmaktadır.

    ayrıca "alıcı konumdaki devlet yeni fabrikalar kurarak üretimini artıramamakta, istihdamı azalmakta ve diğer devlete ekonomik olarak tabi bir hale gelmektedir." tespiti de doğru değildir. zira, burada habur sınır kapısı'ndan kürdistan yönetiminin elde ettiği gelir atlanmaktadır. söz konusu tespitin doğru olabilmesi için, alıcı devletin yapılan ticaretten herhangi bir gelir sağlamaması gerekir. ama kürdistan yönetimi satın aldığı mal için ödediği bedeli, o malın bölgeye girişinde aldığı vergi ile nispeten dengelemektedir. hatta "habur’dan ırak’a giren kamyonların eskisi gibi rahat hareket edemediğini her bahane ile haraç alındığını söyleyen işadamları ‘habur’dan pkk’ya çok büyük oranda paralar gidiyor. kuzey ırak tarafında keyfi cezalar kesiliyor. şoförler terlikle gezmek, traş olmak, arabanın yanında yatmak ve kısa kolla gezmek gibi nedenlerden dolayı 10 dolardan başlayıp 100 dolara kadar çıkan cezalar ödüyorlar’ " şeklinde bilgiler de mevcuttur. türkiye, yukarıda oyak'a bağlı adana çimento'nun müdürü tarafından aktarılan "bir kamyonun taşıyabileceği çimento miktarının üçte bir oranında azaltılması" uygulaması ile, bu gelirin arttırılmasına yönelik çalışmalarda da bulunmuştur. yine yukarıdaki haberlerde yer alan, "ırak'a çimento üretimi ile yeni tesislerin açılması" da söz konusu tespitin geçerli olmadığının kanıtıdır.

    habur sınır kapısı'nın kapatılması ya da yerinin değiştirilmesine yönelik hamlelere washington'un müdahale ettiği görüşüne dayanak oluşturacak herhangi bir kaynak mevcut değil göründüğü kadarıyla. dolayısıyla "bu görüş dayanaksızdır" demekte bir beis görmesem de kısaca "eğer amerika bu tür olaylara müdahale ediyorsa, amerika değil, bu devletin yöneticileri suçludur. amerika ulusal çıkarlarının gereği olarak bu tür faaliyetlerde bulunabilir, ki türkiye de dahil olmak üzere her devlet çıkarları için bu tür faaliyetlerde bulunmaktadır. dolayısıyla eleştirilmesi gereken amerika değil, bu tür faaliyetlere göz yuman devlet yöneticileridir." şeklinde bir karşı argüman sunabilirim.

    sonuç olarak, bütün bu bilgiler türkiye cumhuriyeti devleti'nin kuzey ırak'ta bağımsız bir kürdistan'a hayır demesine rağmen, bölgede yaptığı ticari faaliyetler ile bu politikasına aykırı bir politika izlediğinin göstergesidir. dolayısıyla artık konuyla ilgili amerika birleşik devletleri, israil vb. "dış mihraklar" olarak nitelendirilen güçlere yönelik eleştirilere bir son verilmeli ve "iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak" eylemi gerçekleştirilebilmelidir.
    (strateji, 21.11.2008 01:48 ~ 28.11.2008 03:20)
  10. ayrıca evet, kuzey ırak'taki kürdistan devletler hukuku bakımından bağımsız bir devlet sayılamaz. ama kürdistan, ırak'ın içinde bulunan federe devletlerden biridir ve bu ırak anayasası'nda ve kürdistan anayasası'nda belirtilmiştir. daha önce de bahsedildiği gibi, bir devlet olmanın gereği olan çoğu unsur da bu yapılanmada mevcuttur ve bu da fiili bağımsızlığın bir ispatıdır. bunlardan bahsetmek de, farklı zihniyetlerin emellerine hizmet etmek gibi bir sonuca yol açmaz. bilakis, burada amaçlanan "arkadaşlar uykulardan uyansın" düsturunu yerine getirmektir.

    tam aksine asıl olarak "kürdistan diye bir yer yok. öyle bir devlet de yok." tarzı bir tespit, bağımsız bir kürdistan'a karşı akılcı ve somut politikalar üretilememesine neden olmaktadır. rayların üzerinde size karşı olanca hızıyla gelmekte ve sizi yakında ezecek olan trene "hayır böyle bir tren yok" şeklinde yaklaşırsanız, ezilmekten kurtulamazsınız. bir sorunun çözümü için, öncelikle o sorunun ne olduğu tam olarak belirlenmelidir. sorunu -her ne nedenle olursa olsun- inkar etmek, o sorunun çözümünü daha da zorlaştırır. bu sizin kişisel yaşamınızda da böyledir, siyasette de, uluslararası politikada da.
    (strateji, 21.11.2008 02:23)
  11. "16 temmuz 2007
    basın duyurusu


    kürdistan yurtseverler birliği ankara temsilcisi behroz gelali’nin 16.07.2007 tarihinde talihsiz bir açıklama yaptığı öğrenilmiştir.

    bu mesnetsiz açıklamada belirtildiği gibi oyak, erbil uluslararası havalimanı yanındaki jet pisti ihalesini almamıştır. ırak’ta bu veya buna benzer başka bir ihaleyi de alması söz konusu olmamıştır ve olamaz. yine aynı açıklamada yer alan erbil - kerkük arasındaki yol yapımı inşaatının oytaş’a verildiği iddiası da doğru değildir. oyak grubu şirketleri’nden oytaş’ın veya herhangi bir başka şirketinin ırak’ta bu ve buna benzer herhangi bir ihaleye girmesi söz konusu olamaz, olmamıştır ve olmayacaktır. ayrıca,türkiye’de oytaş adı altında faaliyet gösteren birçok şirketin bulunduğu hatırlanmalıdır.

    netice itibarıyla oyak ve şirketleri, bugüne kadar defalarca ve çeşitli vesilelerle belirtildiği üzere, ırak’ta faaliyette bulunmamıştır, bulunmamaktadır ve bulunmayacaklardır.

    diğer yandan oyak grubu şirketleri’nin ürünleri türkiye’de mevzuat çerçevesinde herkese serbestçe satılmaktadır. bu ürünleri alanların bunları nerede ve nasıl kullanacağına oyak’ın müdahil olmasının veya yönlendirmesinin mümkün olamayacağı aşikardır.

    kendi ülkesinde ne olup bittiğinden haberi olmayanların, ülkemizin önde gelen bir kurumuna yönelik olarak haksızca ve bilgisizce veya kasıtlı iddialarda bulunmaya cüret etmeleri hayretle karşılanmıştır.

    saygılarımızla,

    oyak genel müdürlüğü"

    http://www.oyak.com.tr/...

    oyak'ın kuzey ırak'taki faaliyetlerinin ifade edildiği haberlerden biri; http://www.aksam.com.tr/... linkinde yer almaktadır. bu haberin kaynağını biraz araştırdığımızda karşımıza 29.12.2005 tarihli kuzey ırak kaynaklı kürt "hewler" haber sitesi çıkmaktadır. yani bu iddiaların kaynağı kürt oluşumlu gazetelerdir esas itibariyle. "benim için haberi kimin yaptığı önemli değildir, önemli olan haberin doğruluğudur" diyebilirsiniz tabii ki; ancak bir yanda oyak'ın basın açıklaması var, diğer yanda kuzey ırak'lı bir kürt haber sitesi. şu an için mevcut verilerin doğruluğunu araştıracak başka yolumuz yoksa; kaynaklar arasında bir tercih yapmak gerekiyor demektir.

    hisselerinin oyak'a ait olduğunu belgelediğiniz şirketlerin genel müdürlerinin açıklamaları, iddialar, savunmalar göz önüne alındığında konuyla ilgili bir bilgi kirliliğiolduğunu söyleyebilirim. kanımca bu konuyu basın açıklaması kapsamında değerlendirmek doğru olacaktır. ancak yine de sağlıklı argüman ileri sürülebilmek için bazı resmi rakamları dikkate almak yerinde olur; mesela eğer oyak'ın basın açıklaması doğru değilse; bu şirketler habur sınır kapısında ne kadar gümrük vergisi ya da haraç ödemektedirler? bölgeye ihracattan ne kadar kazanmaktadırlar? ödedikleri vergiler ve ihracattan kazandıkları birlikte değerlendirildiğinde avantajlı konumda olan kimdir? esasen daha önce de aynı mevzuyla ilgili hararetli bir tartışma yaptığımızdan ve çimentonun stratejik öneminin olup olmadığı üzerinde ayrıntılı bir şekilde durduğumuzdan şimdilik bu konuda söyleyeceklerimi noktalamayı daha doğru buluyorum.

    habur sınır kapısı girişimiyle ilgili yazdıklarım dayanaksız değildir; prof.dr. ümit özdağ'ın "kerkük, ırak ve ortadoğu" kitabından alıntıdır. ayrıca elbette hatalı davranan yetkilileri de eleştiriyorum; ancak dış mihrakları dikkate almadan yapacağım değerlendirmelerin eksik olacağı kanaatindeyim.
    (onelongpause, 21.11.2008 20:47 ~ 22.11.2008 14:59)
  12. oyak yaptığı basın açıklamasında "oyak, erbil uluslararası havalimanı yanındaki jet pisti ihalesini almamıştır. ırak’ta bu veya buna benzer başka bir ihaleyi de alması söz konusu olmamıştır ve olamaz. yine aynı açıklamada yer alan erbil - kerkük arasındaki yol yapımı inşaatının oytaş’a verildiği iddiası da doğru değildir." ifadesini kullanmış. ancak okunursa görülecektir ki, benim bugün yazdıklarım arasında oyak'ın ırak'ta herhangi bir ihaleye girdiğine ilişkin bir iddiam mevcut değil.

    tartıştığımız mesele "oyak kuzey ırak'a çimento ihraç ediyor mu, etmiyor mu?", zira oyak basın açıklamasında "netice itibarıyla oyak ve şirketleri, bugüne kadar defalarca ve çeşitli vesilelerle belirtildiği üzere, ırak’ta faaliyette bulunmamıştır, bulunmamaktadır ve bulunmayacaklardır. diğer yandan oyak grubu şirketleri’nin ürünleri türkiye’de mevzuat çerçevesinde herkese serbestçe satılmaktadır. bu ürünleri alanların bunları nerede ve nasıl kullanacağına oyak’ın müdahil olmasının veya yönlendirmesinin mümkün olamayacağı aşikardır." demiş.

    özellikle ikinci cümlede oyak diyor ki, "bizim şirketlerimiz kuzey ırak'a herhangi bir mal (çimento) satmıyor. ha türkiye'de sattığımız malları (çimentoları) alanlar gidip bunları kuzey ırak'a satıyor olabilir, ama bu bizi ırgalamaz."

    ama yukarıda verilen linklerde, oyak grubu'na bağlı şirketlerin açıklamaları tam tersini söylüyor. oyak şirketlerinden adana çimento ve mardin çimento genel müdürleri "ırak'a bu yıl x milyon dolar ihracat yaptık. açtığımız çimento fabrikası, ırak'tan gelen taleplere cevap verecek. habur'daki sıkıntılar ihracata zarar veriyor, bu durum düzeltilmeli." vb. açıklamalar yapmış. bu haberlerin geçmiş tarihli olması da (ki referans'ın haberi basın açıklamasından sonra yayınlanmış) mühim değil, çünkü oyak "ırak'ta faaliyette bulunmamıştır, bulunmamaktadır ve bulunmamaktadır." demiş.

    tekrardan aynı şeyleri yazmaya gerek yok ama oyak'ın bizzat kendi şirketleri eli ile bölgeye çimento ihraç ettiği bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılıyor. oyak'ın yaptığı basın açıklamasının ikinci bölümünde, yalan beyanda bulunduğu kesin olarak söylenebilir çünkü yine kendi şirket yöneticileri tarafından, basın açıklamasının zıttı bir beyanda bulunuyorlar. oyak'ın yalan beyanda bulunması, sakladığı bir şeyler olduğunu ve açıklamalarının güvenilirliğini düşürür ki, bu da söylediği diğer şeylere de kuşkuyla bakmamıza neden olur.
    (strateji, 21.11.2008 22:06)
  13. 'amerika ve ab'nin kuzey ırak’ta bağımsız kürt devleti kurdurtacağı' teorilerine şöyle iddialar geliştiriliyor;

    "aklı biraz olsun stratejiye eren herkes, kürtler kendi kendilerine böyle bir rüya görüyor olsa dahi gerçekleşme ihtimali çok ama çok düşük bir şey olduğunu görebilir. çünkü bağımsız kürt devleti demek, ırak’ın üçe bölünmesi demektir. ırak üçe bölünecek olursa, güneyde kalacak şii ırak’ın iran etkisine girmesi, hatta belki iran ile birleşmesi demektir, orada kurulacak bir şii devleti, suudi arabistan’ın orta dönemde ciddi bir istikrarsızlığa girmesi demektir...
    dahası da var: kürtlerin ırak’tan ayrılmaya kalkması demek, sünni ve şii arapların bir olup kürtlere saldırması sonucunu doğurabilir."

    http://www.radikal.com.tr/...

    talabani'nin de ismet berkan'ın bu açıklamasını destekleyecek nitelikte bir röportajı olmuştu geçenlerde, onu da ekleyelim;

    "farz edelim bağımsızlık ilan ettiler. ne olacak? türkiye, iran, ırak ve suriye, kürtlere savaş açmayacaklar ama sınırları kapatacaklar. nasıl yaşayacaklar? ırak'ın içinde kalmak, kürt halkının ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasi çıkarınadır. federasyonda kendi kendimizi yönetiyoruz. globalizasyon döneminde halkların çıkarı ayrılıkta değil birlikte yaşamaktan geçiyor. birlikte yaşadıkları takdirde daha fazla siyasi, ekonomik ve sosyal çıkar sağlıyorlar. bütün bu nedenlerle kürdistan'ın ayrılığı başarısız olur. ... büyük kürdistan? nasıl türkiye'yi iran'ı, ırak'ı böleceksiniz? bunu düşünmek bile imkânsız. böyle bir şey için dünya savaşı gerekir."

    http://www.timeturk.com/...

    görüldüğü gibi talabani'nin, "bağımsız kürdistan'ın ortadoğu'daki dengeleri olumsuz etkileyerek dünya savaşına neden olacağı" beyanı, bir anlamda türkmenler'in şimdiye kadar ki haklı söylemlerinin ve savunduklarının izdüşümü. gerçi bazı uzmanlar, talabani'nin medyaya oynadığını söylüyorlar, bunu yakınlarda gerçekleşecek uluslararası kürt konferansı'ndan sonra daha da netleştirebiliriz sanırım.

    başa dönersek, ilk cümlemin bir teori olduğunu söyledim. berkan'ın açıklaması ise tarihsel ve jeopolitik hiçbir analiz yapmadan oldukça mantıklı, kabul ediyorum. gerçi buraya antitezini oluşturacak birkaç link ekleyebilirim, ya da zihnime şimdiye kadar bunun aksiyle ilgili gördüğüm belgeleri, yetkili abd kurumlarınca hazırlalanan parçalanmış ırak ve ortadoğu haritalarını getirebilirim. ama ismet berkan'ın bu yazısı nereye varıyor, ona bakalım, zira esas değinmek istediğim nokta orası:

    "ırak’ın toprak bütünlüğü, iran dışında herkes tarafından önemle vurgulanan bir şeyken, bizim etkili-yetkili generallerimizin, mesela 2000 yılında, 'ab bize adaylık statüsünü neden durduk yerde verdi, çünkü pkk ile yapamadıklarını bu yolla yapacaklar, bağımsız kürt devleti kurulacak sonra da türkiye bölünecek' diye konuştuklarını okuyunca gerçekten çok üzülüyorum. .. **belki amaç bilgileri güncel tutmak değildir de, sürekli korku konuları yaratıp kendi vazgeçilmezliğini sürekli kılma çabasıdır.**"

    korkuya dayanarak meşruiyetlerini sağladıkları mealindeki bu açıklamayı doğru bulmuyorum. bu pragmatist mantığa dayanarak, her kurumu varlık sebebini kullandığı gerekçesiyle çıkarcı ilan edebilirsiniz. makyavelist değilim, ama machiavelli'nin şu sözü, bu bakış açısının tek yanlılığını ortaya koyması açısından duruma uygundur; "zaman her şeyi önüne katıp sürükler ve kötülüğü ve iyiliği biri diğerinin içinde saklanan tohumlar halinde barındırır bünyesinde."
    (onelongpause, 03.04.2009 00:38 ~ 00:40)
  14. (bkz: olmayan yer)
    ırak'ın kuzeyidir bunun doğrusu.. kuzey ırak diye bir yer yoktur.. yapmayın bu hatayı.. böyle derseniz varlığını kabul etmiş olursunuz!
    (sleeping with ghosts, 27.05.2009 02:04)
  15. dağlardan ve pkk köpeğinden başka bir bokun olmadığı engebelik arazi.
    (nickcode, 27.05.2009 02:07)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil