1. batı cephesinde yunanlılara karşı mücadele eden çerkes ethem'in yiğit birlikleri. ama ve fakat bu birlikler düzenli ordu kurulunca bu orduya ve tbmm buyruğuna girmek istememişlerdir.
  2. çerkez ethem in anılarında izmirdeki örgütten gelen emirle ki kuvvetle muhtemel ki bu emri veren örgüt, -dr.nazım ın kurduğu daha sonra kuşçubaşı eşref idaresinde kuvvetlenenteşkilatı mahsusadır- anadoluya geçtiğini yazar. daha sonra gene teşkilattan tanıdığı rauf orbay ( mustafa kemal atatürk ün silah arkadaşı, osmanlı ve kuvvayı milliye ve cumhuriyet zabiti ve paşası, bakanlık, cephe komutanlığıda yapmıştır) ın emriyle salihli cephesini kurduğunu yazar. gerek resmi tarih, gerekse ingiliz istihbaratı, gerekse istanbul hükümetinin kayıtları ve istihbarat raporları bunu doğrular.

    işin enteresan yanı ethem salihliye 8 kişiyle ayak basar. bölgedeki unsurlardan ve ankaradan destek almadan koca bir cephe kurar. daha da ilginci, teşkilatı mahsusa geleneğinden gelen, osmanlı döneminde bugünkü adıyla astsubaylık eğitimi almış nispeten eğitimsiz çerkez ethem in cepheyi kurmadaki marifetidir. cia in kuruluş yapısını örnek aldığı iddia edile gelmiş teşkilatı mahsusa nın yönetici ve mensuplarına ne gibi bir eğitim verdiği ve faaliyet raporları hakkında sağlıklı bilgiye ulaşmak ne yazık ki imkansızdır. ethem bey anılarında hayatında en uzun dönemini vakfettiği teşkilatı mahsusa yıllarından hiç bahsetmez. yazılı tarihin aksine çerkez ethem in aksamasının nedeni olan yaranın , balkan cephesinde değil, teşkilatı mahsusa mensupluğu döneminde bacağından yediği kurşun sonucu olduğu artık bilinen bir gerçektir. teşkilatın kuruluş ve gelişme aşamalarında idareciliğini yapmış kuşçubaşı eşref in tuttuğu notlar, kayıtlar ve hatıratları bir rivayete göre 150likler listesine gireceğini anlayınca kendisince yakılmış, bir rivayetçede ankara tarafından el konulmuştur.

    ethem bey salihliye adım attıktan sonra, özellikle bölgedeki başıboş çeteleri önce dağıtmış, sonra söz konusu çetelerin elemanlarını kendi bünyesine almıştır. aynı etkiyi bastırdığı ayaklanmalarda ve özellikle anzavurun adamları üzerindede göstermeyi başarmıştır. teşkilatın harekat planı ve tarzı olan bölgesel unsurlardan faydalanma görevini ifa etmeyi başarıyla gerçekleştirmiştir. bunun yanında özellikle balıkesir, düzce, hendek,bursa ve bölgedeki kafkas kökenlilerin desteğini almayı başaran çerkez ethem in kuvvetlerinin içinde halide edip adıvar ın anılarındada yazdığı gibi silah kuşanmış atlı kadınlarda vardır.

    cephe kurmak için gerekli olan insan gücünü bu şekilde halleden çerkez ethem, silah temini ve topladığı kuvvetlerin iaşesinde ise ankaradan bolca methiyenin dışında maddi bir yardım alamadığı için ittihatçı ve sabetayist izmir valisinin oğlunu kaçırıp fidye almak, yörenin zengin esnafına çökmek vs. gibi faaliyetlerde bulunmuştur. buradan temin ettiği paralarla, depolara kitlenmiş osmanlı ordusunun silahlarını ilgili birim görevlilerine rüşvet vererek almıştır. bu konuyu hatıratında kimden ve nerden ne kadar aldığını, nereye ne kadar harcadığını ve bu paranın ne kadar kimlere verildiğini ayrıntılı olarak yazar. kurtuluş savaşı sırasında ayaklanan ve cumhuriyet döneminde karşı devrimci ekiplerin içinde yer alan çapanoğlu ailesine çökmesini ise ankaraca engel olunmuştur. daha sonrasında kuvvaya ve milli mücadeleye zarar veren ilgili aile fertlerine ankaraca mebusluk ve vekillikler verilmiştir, ama bu başka bir yazının konusu olacaktır.


    ankara nın düzenli ordu olan kuvayı milliye yi kurmasına kadar bu görebi başarıyla yürüten ethem daha sonra ankarayla arasında doğan problemler ki kuvvetle muhtemel ittihatçılıktan yetişmiş ankara ve gene ittihatçı kadrolardan çıkan teşkilatı mahsusa ekiplerinin tepişmeleri sonucu sadece 300 kişiyle silahlarını kuvayı milliyeye bırakarak cepheyi terkeder.

    müdafa ettiği cepheden dönmüşlüğü yoktur yada kardeş kanı olarak nitelediği kuvvayı milliye kuvvetleriyle aralarında herhangibir silahlı çatışma çıkmamıştır. ethemin kurarak ardında bıraktığı silahlı birlikler tamamen kuvvayı milliye kadrolarına geçmiştir.
  3. ankara hükümetinin ordusu ile çatışmaya girmemiş olan örgütlenme. zira o sırada ethem'in güçleri yunan güçleri ile savaş halinde idi. ethem ve arkadaşları kardeş kanı dökmemek için ısrarla geri çekilmişlerdir. sonuçta kardeş kanı dökülmüştür, ama ethem tarafından değil. ezeli düşmanı ismet inönü komutasındaki birlikler tarafından.