-- buraya kadar yorumsuz --
-- bundan sonrası yorumlu --
bu destan üç dakika sonra şehit olacağını bile bile yerini terk etmeyen insanların, adını peygamberinden alan kahraman mehmetçiğin, aç köpekler gibi saldıran çakallara karşı kanla yazdığı destanıdır.
düzeltme: @1205568 girisini inceledikten sonra carlayın efendim...
cumhuriyetten önce de,cumhuriyetten sonra da türk devletinin doğu'ya (özellikle de alevi kesime) yaptıkları baskılar nedeniyle şehit sayıları batıdan doğuya azalmaktadır.düşünün,yıllar boyunca sülaleniz o devletten baskı görüyor,sürülüyor..siz olsaydınız savaşlarına katılır mıydınız.
milli savunma bakanlığının 1998 yılında yayınladığı "şehitlerimiz" isimli kitaptaki istatistiklerin çarpıtılmış halidir. zira bu istatistikler başlangıcı 1919 kabul edilen kurtuluş savaşındaki şehitlerimizi değil, birinci dünya savaşına ait şehit sayımızı kapsar. milliyetçilik güzel şey tabii, atıp tutmak, kaynak göstermemek. şimdi çıkıp abuk subuk konuşmadan önce birileri açıklamak lazım durumu;
şehit sayısı ile bir ulusun mücadelesinin önemi ölçülemez. verilmiş olan mücadeleyi yanlış bilgilerle anlatmaya çalışmak kanımca büyük hatadır/saygısızlıktır. çanakkale savaşının tarihi ile istiklal savaşının tarihinden bihaber milliyetçi gençlerin önce bilgi edinmesi zaruridir. bu halleriyle milliyetçiliğe en büyük zararı kendileri vermekteler zira.
öyle bir hal almıştır ki bu dezenformasyon forward maillere, forumlara konu olmuştur. milli savunma bakanlığının "şehitlerimiz" isimli kitabı edinilirse gerçek görülür.
tabii cnm şerife bacı'yı bilenler mutlaka ki okumuştur bunları.(!)
ekleme: saçma sapan şekilde "şurda ölenler şehit değil mi" tepkileri geliyor. bu yazının bir kısmında "şunlar şehittir de ötekiler değildir" dediğim bir kısım var mı?! anlatmaya çalıştığım şey açık, adını "kurtuluş savaşındaki şehit sayıları" koyacaksak kurtuluş savaşı olarak kabul edilen dönemdeki şehit sayısını vermek gerekir. "bölücülük bu" laflarına girmiyorum bile, akıl fikir dilemekten başka bi'şey yapamayacağım zira.
insanların neyi nasıl alkışladığını anlayamadığım liste. evet; hepimizin dedeleri oradaydı ve belki de her ailenin bir şehit yakını vardır detaylı incelenirse. ve fakat sürekli "şurda öldük, burda dirildik" edebiyatıyla ülke sadece yerinde sayacaktır. aslolan bugün bu ülke için ölmek yerine yaşarak ne yapılabileceği olmalıdır. "aaa bakın bizim atalarımız ölmüşler, hangi yüzle hepimiz ermeniyiz dersiniz ulan" edebiyatı yapanların çanakkale şehitliğinde yatan ermeni askerlerimizi de görmezden gelmemesini beklerim şahsen.
türk ırkçılığı yapıp, ceplerini doldurup adına -sözde- milliyetçilik diyerek birilerine kaypaklık yapanların dikkate alması gereken üzücü sayılardır...
aynı zamanda kaynağını yazmayı unutmam sebebiyle şimdi ceşitli* arıların sallama iddalarina karşı fellik fellik kaynağını aramakta olduğum listedir. neymis efendim, kaynağı yazmayı unutanın girisi boktan kurtulmaz.
kan uykusu belgeselinde istiklal harbinde verilen şehit sayısı 10bin küsür olarak ifade ediliyor.ee öyleyse bu verilerle çelişiyor.birinci dünya savaşını da kapsıyor desem o da değil,sır çanakkale savaşında 250bin şehit olduğu söyleniyor.özetle tam olarak neyin sayısı olduğunu anlayamadığım sayılardır.
not:amacım kimseyi "kardeşim ne bilip bilmeden uyduruyosun" diye itham etmek değildir,saygılarr..
bilgi kirliliğinin en güzel örneklerinden birisidir. kim uydurdu, kim saydı, nasıl oldu bilmiyorum ama neticede amacına hizmet etti. kurtuluş savaşı 19 mayıs 1919'da başlamış ve 9 eylül 1922'de bitmiştir (sıcak savaş dönemi). bu savaşlarda resmi tarihçilere göre 11-12 bin, diğer bazı tarihçilere göre 6-7 bin şehit verdik. malum listede 100 bine yakın şehit var. 1. dünya savaşı komple alınmış desem, sadece 100 bin sarıkamış'ta vardı. bunun çanakkalesi var (250 bin değil, 57 bin), kanal cephesi var, filistin cephesi var, var da var. bir tuhaflık da şurda var. bu iller içinde o zamanlar il olmayanlar vardı, o illere ait istatistikler nasıl çıkarıldı. sonradan il olanlardan sadece düzce boş geçildi, sonradan il olan diğer illerimizi bilenler düzce'yi niye bilemediler. eee, şimdi düzce'li kardeşlerimiz bu listeye bozuk atmayacaklar mı, üzülmeyecekler mi.
küsüratlı salladım, kesin doğrudur. ali şen dedi ki: "taraftar sayısı bilinemez, ben 25 milyon fenerli var dedim, öyle oldu, şimdi türkiye'de 25 milyon fenerlinin varlığını kimse inkar edemez." sonuç olarak:
liste ilgili kişinin sanatının doruk noktalarına terfi etmiştir, bilgi kirliliğinin bu kadar ucuz olması okumuş çocukların mekanı itüsözlüğümüze yakışmadı.
kurtuluş savaşında, 93 harbinde, 1. dünya savaşında şehit düşen dedelerimizin, 1998 senesinde milli savunma bakanlığı tarafından cumhuriyetin kuruluşu'nun 75 yıl dönümü anısına hazırlanan şehitlerimiz kitabında yayınlanan istatistiğidir. mekanları cennet olsun.
"götten" tespitlerle gelip "ucuz muhalefet" yapacağınıza gidin ya milli savunma bakanlığına carlayın kitabı toplatsın piyasadan, ya da wondurous'a carlayın başlıklardaki en fazla karekter sayısını 50'den 150'ye çıkarsın "kurtuluş savaşında, 93 harbinde, 1. dünya savaşında 81 ilimizde şehit sayıları" diye yeni başlıklar açalım.
öncelikle listenin doğruluğu yanlışlığı hiç önemli değil.
sonuçta varsa öyle bir liste o kurtuluş savaşından bize kalan acı tablolardan biri.
doğudan batıya doğru sayının artması normaldir. öncelikle nüfus oranlarını karşılaştıralım, sonra da savaşın daha çok hangi bölgelerimizde vuku bulduğunu.ardından o zamanki yol, ulaşım durumlarını karşılaştıralım. belki gerçek rakamlar değildir, kim bilebilir ki kaç yiğidimiz, kaç çocuk yaşta canını feda etmekten çekinmeyen nüfusa bile kaydolmamış atamız öldü?
çok mu zordu acaba evinde oturup başkaları onlar için çarpışıken sıcacık çorbasını içmek?
çok mu zordu ülkemizde o vakitler yaşayan gayrimüslimler için olay yerinden ayrılıpta başka yerlerde keyif sürmek?
hiç zannetmiyorum.
onlarda savaştılar, bu vatanı, milleti, çocuğunu seven herkes savaştı.
sadece kendi çocuğu değil, gelecek tüm nesilleri düşünerek savaştı.
biz böyle değildik.
şimdi tarih kitaplarını okurken yine, bazı şeyleri görüyorum;
bazı göktürk - doğu göktürk,
batı hun - doğu hun - avrupa hun,
selçuklu, osmanlı...
biz bunların hepsini tarih kitaplarımızda da okumadık mı?
hepsinin başına gelen durum acaba türkiye'yi de bulacak mı?
yine bizi bölmeye çalışıyorlar, yine ayırmaya çabalıyorlar...
artık görmeliyiz gerçekleri;
biz biriz bütünüz, hepimiz aynı ülkenin evlatlarıyız...
bu sefer yenilmeyeceğiz, bölünmeyeceğiz, onlara boyun eğmeyeceğiz.
yine bir şey olsa ben buradayım ve canımı vermeye hazırım, eminim ki benim gibi milyonlar var şu anda ve hepsi hazır,
atalarımın izindeyim, atalarımızın izinde olacağız.
kurtuluş savaşında bu kadar insan kaybetmedik; iyi ki de kaybetmedik.
ülke tarihimizin en önemli dönemlerinden biri diyebileceğimiz kurtuluş savaşı da maalesef türk tarih yazımındaki sorunları içinde ayan beyan barındırır. tarih yazımındaki kahramanlık temelli sorunlar, salt bize dair olmayadabilir. ama bizimki böyle, bunu biliyoruz. farklı kaynakları taradığımızda, yeni bir cumhuriyetin kuruluşunu hazırlamış bu savaşta hayatını kaybeden insan sayısının 10 bin civarı olduğunu görebiliriz. rakam yeterince fazla zaten. çünkü biz savaş üç yıl sürdü diyoruz ama düşmanla yapılan meydan muharebelerinin toplamı iki ay sürmüyor. en uzunu olan sakarya’da 5 bin civarı şehit olduğu varsayılıyor. 22 gün derler bilirsiniz; her gün 200den fazla kaybımız olmuş demektir. ayrıca, ikinci inönü hakkında şaibeler dolaşır durur. oldu mu olmadı mı vesaire...
çanakkaledeki 250 bin şehit iddiası da gerçeği yansıtmaz. resmi rakamlar, 56 bin civarı şehit olduğunu yazar. savaş 4 ay sürdü. her saat 100 türk askeri ölmüş anlamına geliyor bu. 4 ay boyunca savaşın her saat değil, belli günler ve belli saatlerde sıcak olarak yaşanmış olduğu düşünülürse, rakamın çok abartılı olduğu görülüyor zaten. ama dedik ya, türk tarih yazımı maalesef baştan aşağıya sorunlarla dolu.