artık insanların dini,mübarek tarafını bir yere bırakıp "la hadi al şu öküzü sal sokaklara gezsin otlasın biraz" diye ökzüleri meydanlara saldığı,orda burda kesilen etlerin üzerine pis sineklerin konduğu,ortalığın kan gölüne döndüğü gün..bir de bizim millet periyodik olarak her kurban bayramında yaşar nuri öztürk ve zekerriya beyaz'a "hocam kurban bayramında horoz kesmek caiz midir" diye sorarlar ya,deli olurum..
kurban bayramında yapılan ibadet allah için kan akıtmak, hayvan boğazlamak ve et yemek değildir. kurban bayramının bu şekilde bilinmesi bilgi sahibinin aslında bilgi sahibi olmadığının işaretidir.
kurban bayramı bir toplumsal yardımlaşma bayramıdır. kesilen hayvanın etlerinin 1/3'ünü akrabaya, 1/3'ünü fakir konu komşuya dağıtmak gerektiğini bilmeyenlerin bunu anlamsız bir şiddet eylemi sanmaları normaldir. ayrıca bir hayvan kesmek şart değildir. asıl kaide çevremizdeki ihtiyaç sahiplerine yardım etmektir. hayvan kurban etmek ise köklü bir gelenektir. zira endüstrinin olmadığı dönemlerde ihtiyaç sahipleri için yapabileceğin en anlamlı jestlerden biri ağılındaki hayvanlardan birini kesip etini allah rızası için onlara hediye etmektir.
şayet hergün yediğiniz etin mezbahalarda hayvanların kesilerek değil de dikilen ağaçlardan elma gibi toplanarak elde ettiği gibi bir fikre sahipseniz bu bayram size herkesin gaza gelip büyük ve küçük baş hayvan doğradığı bir vahşet günü gibi gelebilir. ancak bilmediğiniz şey zaten her gün en az o kadar hayvanın bizim beslenmemiz için kesildiğidir. tek fark hali vakti yerinde olan aileler bu bayramda bu işi kendileri yapar ya da kendi adına yaptırır.
kurban bayramı ile ilgili gerçek anlamda fazla bilgisi olmayan kişiler bu giriyi görmezden gelebilirler. zira "cehalet kudrettir" (bkz. 1984)
hali vakti yerinde olan tüm müslümanların bu sene büyük baş hayvanları kurban etmek yerine o hayvanlara ödedikleri milyarların bir bölümünü güney asya felaketi yardım kampanyasına bağışlamalarını umut ettiğim dini bayram.
kurbanın neden kesildiğini bile bilmeyen sadece muhalefet olsun diye birşeyler saçmalayan ve her defasında okullarda bu bayramı bahane ederek menfaat elde etme çabasında olan şahsiyetsiz kişilerin hadleri olmadan hakkında yorum yaptıkları bayram...
birgün sınıfta sınav tarihini belirlerken, hocamız bayram dönüşü millet iyi çalışamaz dediğinde ordan bir orospunun kalkıp iyide hocam bu sizin probleminiz değil demesine neden olan bayramdır ki bayramdan sonra istenen tarihi kabul etmeyişini hoca şöyle açıklamıştı ''insanlar ziyarete gidecekler aileleriyle beraber olacaklar arkadaşlarıyla buluşacaklar'' yorum sizin...
nice kellelerin uçtuğu, nice bağırsakların deşildiği bayram. kan gövdeyi götürürken seyirci koltuğunda oturan çocuklar, gece rüyalarında ya sarıkız kelleleri gördüler ya da kafası kopmuş danalar. bu sene üç kişi ilginç bir şekilde şehit oldu, 2500 civarında da yaralımız var. bir türlü kayıpsız atlatamadığımız bayram. seneye daha mübarek olur inşallah.
et yemekte bir zarar görmeyen ''hayvanseverlerin'' islam'a pislik atmak için fırsat kolladıklarını görmemizi sağlayan dini bayram.
kurban bayramı'nda kesilen hayvanın üçte biri konu komşuya, özellikle de ihtiyaç sahiplerine dağıtılır... üçte birinin dost ve akrabalarla tüketilmesi uygundur. kalan diğer üçte birlik kısmı da aile içerisinde tüketilebilir.
kurban kesmek vaciptir. yani, kurban kesebilmek için gerekli şartlara sahip olanlar kurban kesmelidir.
günümüz için önceliğine inanmadığım bir şeydir kurban kestirmek.
o dönemin koşulları için mantıklı olabilir, altından ve hayvandan başka maddi değer yoktur çünkü.
ama günümüzün koşullarında et kesinlikle bir öncelik değildir. bu şartlanmış zihniyet sadece ilkellik,korku ve kan akıtma güdüsü benim gözümde.
o kadar para çok daha hayırlı işlere yatırılabilir, fakirin etten önce gelen çok daha temel ihtiyaçları karşılanabilir.
bir çocuğun ayağına ayakkabı almak, ertesi gün tuvalete bırakacağı bir kaç parça etten,ki iyi parçalar gösteriş uğruna genelde komşulara dağıtılır, daha mutlu eder onu eminim.ikisi de yapılsın diyenler olur tabi ama yapılmıyor ne yazık ki...
bir tür sosyal dayanışma da denebilir. eğer kesim işi ilkelce yapılıyorsa bu bizim necip milletimizin kabahatidir dinin imanın değil. ama kafamı kurcalayan konu ibrahim'in hangi oğlunu kesmek için götürdüğü kısmıdır. bence ibrahim değildir çünkü onu çöle bırakmıştı. ishak olması daha muhtemel çünkü ishak doksan yaşında bir kadından doğmuştu. (sara) bu nedenle adanmış olabilir. eski ahit de bunu böyle kabul eder ve kurban edilmek istenen çocuğun ishak olduğunu yazar. kuran'da açıkça isim belirtilmez. bu da bir ilahiyat sorunsalı olarak günümüze dek çözüme ulaşamamıştır.
kurban bayramlarını hiç sevmem.
o zaman 6 yaşındaydım ve gözümün önünde kesilen kurbandan kan akmamıştı.süte benzer,kırmızıya çalan bi' sıvı.o kadar.
muhtemelen yeni doğum yapmıştı.ama kimse kurban bayramında sevap işlemek dışında başka birşey düşünmüyordu.hah zaten tam da sevaptı bu.
hiç sevmem kurban bayramlarını.
gelen ikinci grup misafir kafilesi için üçüncü posta kebabı yaptıktan sonra tamamıyle pişmiş et kokmama sebep olmuş bayramdır. sabahın köründe kebap yaptık evet, hatta afiyetle yedik, burası adana burdan çıkış yok!
anneannenin ya da babaannenin evinde harika bir atmosferin yakalandığı,ortamın zevk ve sefadan yıkıldığı,süper eğlenilen,mide fesatı geçirilen,harçlık toplanan,televizyonda bol bol banttan yayının verildiği çok özel dört günden oluşan dini bayram.
çok garip bir olaya şahit olmama sebep olmuş bayram. bir arkadaşım msn'e sevgilisi ve bir koyun ile çektirdikleri fotoğrafı koymuş. ''kestiğiniz koyun mu bu?'' dedim. ''evet'' dedi. ''yedin mi?'' dedim. ''sadece ciğerini.'' dedi. bişey diyemedim. yorumsuz.
bu sene tam yılbaşına denk gelmesi münasebetiyle, muhtemelen 15 gün öncesinden başlayarak medyada "bayramda alkol almak caiz midir?" polemiğinin dönmesini sağlayacak dini bayramımız.yaklaşık 2 hafta tvlerde sadece bu konunun dönmesi muhtemel.
edit: yakın bir tarihte ramazan versiyonunu yaşamıştık zaten.