yaz etkinliklerinin önde gidenidir. ateş yakılır alkoller stoklanır kumsalda gitar çalan tiplerden alınır hatta 3-5 tane alınır ki sabaha kadar dursuz duraksız çalıp kafa şişirsinler. çift halinde gelenler diğerlerine göre daha şanslıdırlar. kumsalda gezinmek bahanesi ile ortamdan ayrılıp baş başa kalabilirler. bu olayın uygulama yerleri tabi ki sahil kentleridir...
eğer en yakın arkadaşlarınızdan birinin adı kumsalsa onda kalıp sabahlamayı aklınıza getirir ki son derece normal bir durumdur... gerçek anlamında ise biraz üşümeyle sonuçlanabilir ancak oldukça keyiflidir, ortama göre çok romantik,çok eğlenceli bir gece geçirilebilir.
dünyanın en keyifli şeylerindendir.sabaha kadar içilir,ateşler yakılır,sabaha karşı battaniyelere sarınılır,sabaha doğru boş sokaklarda dolanılır,özgürce parktaki salıncaklarda sallanılır..günün en sıcak ve ilk simitlerinden poğaçalarından alınır..aniden bi ağaç altında uyuyakalınır,herkes denize giderken kotlar,montlar ve battaniyelerle eve dönülür..sonra bütün gün uyunur,uyunur..
tek şeye dikkat etmek gerekir sadece,yeterli miktarda yanınızda mutlaka sizi sıcak tutacak bilimum eşya.yoksa acı tecrübeler edinilir,yaz ortasında grip olunur;vesaire.
sonuna kadar eğlenilmiş bir gecede,tüm kışın sinir stresini atmak isteyen ve doymak bilmeyen gençlerin,saat 12yi vurduktan sonra mutlaka ortaya attıkları,atmazlarsa eğlencenin tamamlanamayacağının,topluluğun her üyesi tarafından hissedildiği eğlenceli aktivite.grubun erkekleri en yakın büfeye gidip bira almaya gider. ama sıra sıra içki şişelerini görüp gaza gelmiş,dalgalanmış da comuş heyecanlı yürekler biradan başka ne varsa da yüklenip gelirler ve döndüklerinde "ooaaa yaşaa,süpersiniiiz, helal be,işte be!" şeklinde tezahuratlatla karşılanırlar.bu mutluluk dalgasıyla yumuşacık olmuş gençler başlarlar bir yandan içkilerini yudumlayıp bir yandan taşları denize fırlatmaya,gitar eşliğinde şarkılar söylemeye.kimisi romantik bir havaya bürünür,gürültü yapan bağıra bağıra gülen,hareketli insanlara sinir olur."abi yaa,bozmayın şu atmosferi bi büyüyemediniz gitti"diyerek limon sıkar her şeyin içine. sanki herkes onun gibi duygusal olmak zorundaymış gibi.diğer hareketli afacan grupsa bu naif insanları pek rahatsız eder ama gerçekten.ne güzel içki,ay,deniz,müzik, duyfgsal olmayı sağlayacak her türlü ortam hazırdır,şebeklik yapmanın ne alemi vardır yani. neyse ki gece ilerleyip de kafalar güzelleştikçe bu çatışmalar,gıcıklaşmalar son bulur.herkes orta bi yolsa toplanır,süper eğlenceli anılar oluşur,yeni arkadaşlıklar,aşklar doğar. sabaha karşı deniz yağ gibi olur.güneş oyun oynar suyun içinde. su çağırır insanı adeta kendine. dayanamaz suya atlayıverir genç insanlar.suda herkes birbirine maharetlerini gösterir. "bakıın napacaam" diyerek birbirini eğlendirmeye çalışır herkes.öyle kardeşçe,öyle mutlu,öyle paylaşımcı bir ortam vardır ki adeta dünya barışı sağlanmış,dertler tükenmiş,sorunlar yok olmuştur.mis gibi bir kahvaltının ardından da uyumaya gidilir.yazın keyfi böyle çıkar.
serin gecelerde sevgiliyle olduğu vakit muhteşem olması muhtemel bir durumdur. bütün gece sevgiliyle sarmaş dolaş olup, onunla gün doğuşunu izlemek ve onun varlığını yanında hissetmekle birlikte insanı daha da keyiflendirmesi çok muhtemel durum
sabahlanacak sahilin yakınında, denize dökülen dere, akarsu gibi sulak mekanlar varsa sivrisinek sokmaları ile "uykusuz her gece" tadı yaşatacak eylemdir. bu gibi durumlardan korunmak için illa sabahlayacaksanız rakı içiniz, veya "sinkov" tarzı şeyleri de sürünebilirsiniz.
tek başına yapıldığı zaman uyuklamaya,ağıza böcek kaçmasına ve insanı bunalıma götüren şey.ama güneşin denizin üstünden doğmasını izlemek paha biçilemez
sanıldığı gibi romantik bir hava yakalanamayan eylemdir..eğer otele verecek paranız kalmamış ve cıvıl cıvıl arkadaşlara sahip değilseniz yapmayınız , etmeyiniz..
he yo çok çılgın olcak nidalarıyla başlayan gece , donuyorm mnakoym serzenişleriyle sürer havlulardan medet umarsınız , vah ki ne vah
öyle hiç de sanıldığı kadar fantastik bir eylem değildir kendileri. hele ki çıt kırıldım bünyelere hiç mi hiç iyi gelmez. demem o ki, kumsalda sabahlayacak adamın çok önemli sebepleri olması gerekir. yanında sevgilisiyle sızıp kalacak filan. ya da gidecek yeri olmayacak. öyle işte.
akdeniz yazında yapılabilecek en keyifli hadisedir. kalabalık bir grupsa zaten uyunmaz mükemmel bir gece olur, sabah da denizin en güzel zamanında yüzülür, ardından hayatın en güzel uykusu çekilir.
hazırlıklısı çok makbuldür. hazırlıktan kasıt, bi battaniye ve sabaha yetecek kadar mazot. hernemelazım sarılacak bi sevigli ayriyetten. eğer ki battaniye yoksa hava göt keser. mazotu da yüklenmemişsen böğründe hançerini hissedersin karasoğuğun. heaa, anca alırsan alkolü hissetmezsin donduğunu. sabah meltemi tatlı değildir, çarpar denizin ayazı dalga dalga...
pek akıl kârı değildir. antalya'da bile, temmuzun ortasında sabah ayazı adlı şey mevcuttur ve yaz ortasında soğuk algınlığı ile tanışabilirsiniz hiç ummadığınız anda.
antalya lara plajlarında gençlik yıllarımızda sabaha kadar içip muhabbet ettiğimiz atraksiyondur. hatta bir gün polisler tarafından dışarı atılmış arabada uyumak zorunda kalmıştık.
"çadır var oğlum çadırda kalıcaz" diyen arkadaşlarınıza güvenmeyin. yanınıza bir battaniye bulundurun yoksa havlu üzerinde yatarsanız sabah kalktığında bel tutulması yapar.
ateş yakılmışsa eğer sabah zenci olarak kalkmak defaulttur. ateşe fazla yakın durulmaması gerekir.
çok içen arkadaşları kontrol altına almak için en az bir tane içki içmeyen arkadaş bulundurulması gerekir.
gitar çalabilen bir arkadaşınız olmasa bile arkadaşının bir arkadaşı da gelmek istiyordur ve mutlaka gitar çalıyordur. oradadır o. bundan kurtulamazsınız. en az bir "akdeniz akşamları" şarkısı dinlemek zorundasınız.
sonuç itibariyle çift olarak yapılan bu tarz etkinlikler çok eğlencelidir. çadır önemlidir ama. çadır çok önemli. kız arkadaşla gidip de havluda yatmayın sakın. sinekler böcekler ısırmaz bir taraflarınızı. çadır önemli.. kafamı skimm
dünyanın en eğlenceli şeylerinden biridir. illa ki sevdicek ile geçirilmiş romantik bir geceden bahsetmiyorum, özellikle kalabalık arkadaş grubuyla birlikte şahane olan bir durumdur. sahil kasabası olarak adlandırılan yerlerde yaşayanlar bilirler, polislerin işi gücü yoktur ve gecenin köründe kimse sokakta yoksa bir grup genç görürlerse hem ilgilenirler, kimlik sorarlar, onları atlattıktan sonra, sandallarda, yatlarda, izinsizce takılabilirsiniz, güneşin doğuşunu izlersiniz, sabaha karşı hemen gidip poğaçalarınızı alırsınız, zaten minicik olan ilçede girilmemiş yer bırakmazsınız. bir de böyle bir başlık gördüğünüzde yaptığınız şeyleri anlattığınız yerden artık çok uzaktaysanız üzülürsünüz.