akdeniz akşamlarıyla doğan güney sahilleri gözdesi. yürüyüşe çıkmış kız grupları yaklaştıkça daha bir içli daha bir inceden girer kumsal gitaristi şarkıya.
gitar adına ulaşabilecekleri en üst seviye bare basmak olan ve mutlaka yanlarında en sevilen 100 türkçe şarkı metod ıvır zıvır benzeri bir zımbırtı taşıyan elemanlar gurubudur...lakin sanıyorum devirleri geçmiştir bunların*
böyle adamlar gitar çalamayan tiplerin yaz gecelerindeki kabusudurlar. genellikle ortama yeni giren kızları etkilemek için tam muhabbetin ortasında kızdan pas almaya çalışırkene araya girip " oh beybiiii beybiiii its a wild world " diye gitarını çınlatır, kızlarda hayran hayran dinler bu adamları. hani konuşsan millet müziğin ahengini bozuyorsun diye bu sefer konuşan adama kızmaya başlar, hani sussan gitar çalan eleman yanında devamlı artı topluyor, olaya müdahele etmek lazım. ya bok var gitarını getiriyorsun kumsala.
bu insanlar* kumsalda hiçbir zaman yalnız bulunmazlar. üzerlerine yapışmış bu etiket, onların en belirleyici özelliğidir. etrafındaki insanlar** müziğin keyfini doyasıya çıkarırken, kendileri,1-2 saat sonra sıkılmaya başlar. çünkü kız arkadaşı yanında olsa bile öpemez, öpüşen çiftleri gördükçe daha beter sıkılır. içten içe isyan eder:
"oh ne ala anasını satayım, biz çalalım siz yiyişin"
bu isyanı bastıramaz hale geldiğinde gitarı sakince kılıfına koyar ve olaylar gelişir
akdeniz akşamları playlistinde 1 numara olan tipler. yaz akşamları kumsalda gitarıya iki nota tıngırdatarak çevresindeki bir tane güzelimsi kızı tavlamaya çalışırlar
genellikle müzik düşmanıdır bunlar , basit müziği savunan yaratıklardır.müzik falan umurlarında olmayıp tek amaçları müziği kendi sosyal arzularına alet etmektir.
eğer yanında kız arkadaşın varsa ege sahillerini bir eğlence yuvasına dönüştüren insan tipleri. ne güzel beleş müzik,beleş manzara ve açık hava, daha da önemlisi sevgilinin yanında olması...
müziği ucundan da olsa yaşayan insanlar. kanımca bir bmw, mercedes ile kız arkadaş edinmekten milyon kat iyidir kumsalda gitar calıp söyleyerek edinmesi.. ****
kış aylarında tırtıl şeklinde dolaşırlar. yaz mevsimi gelince kozalarından çıkan kelebekler gibi olurlar. ellerinde gitarla plaj plaj gezerler. sadece 3 akor bilirler ve çoğu şarkıyı bu 3 akorla çalarlar.
kendileri deniz tutkunu olup, hüzünlendiklerinde,mutsuz olduklarinda ***** ya da gerçekten çok mutlu olduklarinda ** ve o esnada etraflarinda bu duygularini aktarabilecekleri; onlari anlayabilecek kimse olmadiginda bazilarinin su birikintisi olarak nitelendirdigi şeyle göz göze gelip; çareyi ona dokunmakta, haykırışta arayan insanlar. sirtlarda gitar , ellerde gece boyu kendilerine eslik edecek içeceklerle sahile inip en az kendi sirtlarini dayayacak ve en az kendileri kadar yalniz ve bu dünyaya göre ifadesiz olan bir sandal bulmaya çalisir sahilin en bucaksız yerinde; bulunduğunda ise şişeler le kutular sandalın dibine sırtın bir kısmı ve baş da sandalın gövdesine yaslanır; artık 2, 3 ya da 38; kaç tane akor biliniyorsa ya da kaç tane akor o an kendilerini en iyi şekilde ifade ediyorsa, onların eşliğinde ve kimse kendilerini duymuyormuşcasına masmavi dosta haykırılır, anlatılır tüm hikayeler; kumdan kaleler bozulur bozulur yeniden yapılır; ve sabahın ilk ışıklarıyla uyanan martılar onlarla düet yapmaya başladığında kumsalda gitar çalan tipler ;başlarında hafif bir ağrı, yüreklerindeki ferahlık ve arkalarından hoşçakal diyen dalgalar eşliğinde evlerine döner ve gün boyu uyurlar...
tamda ortama yeni katılmış olan bayanı biraz güldürüp gözgöze gelip kesişirken, gitar çalabilen adam "hımmm olaya müdahele etmem gerekiyor " dedikten sonra sertçe trınıırım trınııırım trınırımm yapıp arkasından " bir yarim olsun isterdim gözleri yeşil " diye şarkıya başlar, kızın dikkati dağılır tabi. zaten bu gitar çalan adamlarda böle tıfıl,gözlüklü ezik büzük tipler olmuyorlar, genellikle kıl ama aynada taktik çalıştıklarından biraz karizmatik oluyorlar. böle durumlarda bir bahaneyle bayan o ortamdan uzak tutulur, sonraki günde bu gitar çalan arkadaş karşı takımda olmak üzere beachvolley oynanır ve smaç show yapılır, yok ben kıllanmam bu gitar çalan adamlardan diyorsanız,o sizin bileceğiniz iş tabi.
genelde yakışıklı tipler olmasına rağmen gösteriş yapmaktan ve çevredekiler tarafından farkedilmekten hoşlanan tiplerdir. ilgi odağı olmaktan çevrelerine birilerini toplamak onların başlıca görevleri arasındadır..
gitar çalmayan aslında sadece tellere vuran, gitarist olmayan sadece unkapanı mamülü 30 milyona gitar 45 milyona keman diye yazıların olduğu dükkanlardan temin edilmiş bir gitara sahip olan, çığıraraktan şarkı geveleyen, akor basmaktan öte bir özelliği olmayan ve dışarda gitar çalmaktan nefret etmeme sebep olan bir grup nefes alan, yürüyen, yaşam belirtisi gösteren varlık grubu
geceleri kumsallarda gruplar halinde dolaşırlar..avlanma teknikleri silahlarından * çıkardıkları seslerle avlarını kendilerine yaklaştırma ve sonra ölümcül darbeyi vurma üzerine kuruludur..gruplar halinde dolaşmalarına rağmen tek başlarına da avlananları mevcuttur..
eveet işte birinin sesi gelmeye başladı sayın seyirciler..çok dikkatli olmalıyım..her an beni gitarından çıkardığı sesle yakalayabilir..fazla yaklaşmadan incelemye çalışacağım..bu canlılar genel olarak kumsal ateşlerinin yakınlarında görülür..geceleri avlandıkları halde üstün bir görüş yetenekleri olmadığı için böyle oldukları düşünülüyor..evet işte sayın seyirciler yeterince yaklaştığımı düşünüyorum..sesleri duyuyor musunuz "akdeniiizz akşamlarıııı, bir başkaaaa oluyooorrr..." işte en klasik sesini çıkartıyor..gitarına dokunmaya çalışacağım..hooooop işte dokundum aman tanrım ne dehşet verici bir silah..beni her an etkileyebilir sayın seyirciler o yüzden şimdi uzaklaşmalıyım..
bu canlıların avlarını yakaladıktan sonra ne yapdıkları tam olarak bilinmemekle birlikte birkaç tanığın ve ellerinden son anda kurtulmuş şanslı insanların söylediğine göre gecenin ilerleyen saatlerinde ikinci büyük silahı olan içkiyi devreye sokuyormuş..