atatürk orman çiftliği'nde de çok güzel yaparlar. ama orada birkaç kokoreç yedikten sonra üstüne cila niyetine yenir, sırf kumpir yemeye gidilmez ayıp.
gecenin bi saati kazınan mideyle sözlük okurken görünce pek de hoş etkiler yaratmayan yiyecek. patatesin alabileceği en güzel haldir bana göre. istanbul'un pek çok yerinde iyi kumpir yapan yerler vardır ama ortaköy'de o eşsiz manzaraya karşı yemenin keyfi diğerleriyle kıyaslanamaz.
ebuziya caddesinin sonundaki küçücük bir dükkanda, soğuk bir kış gecesinde, bitirilemez korkusuyla ve biraz da daha romantik olduğu için tek porsiyonun paylaşıldığı yiyecektir.
başka bir şehirden sizin için göç etmiş ve "kumpir ne olaki ?" diyen sevdiceğinizle yiyebileceğiniz en güzel yiyeceklerdendir.
içine mayonez, turşu, ketçap, ve biraz da aşk konuldu mu tadından yenmez.
hasılı kumpiri nerde yediğiniz değil kiminle paylaştığınızdır önemli olan.
tavsiyelere dayanamayıp ilk defa gidip en güzel mekandan alınan bu yiyeceğin mideyi aşırı derece de bozması durumunda bir ikinci seferi yiyecek iken iki kere düşündüren,koca patatesi yarıp içine karışık malzemelerle süsleyen yiyecek türüdür.
ankara'da plastik kaşıkla ikram edilişinin kaçıncı yıl dönümü bilmem ama bu estetikten uzak, insan sağlığına adeta bir garez, diyebileceğim plastik kaşık sklandalının önüne geçmek imkânsız. belki heryerde öyledir, bilemem orasını. o plastik kaşık nasıl yıkılmaz bir kaleye sahipse artık, kumpir dediniz mi bilin ki yanında o iğrenç malzemeyi de görürsünüz.
iskenderi nasıl plastik çatalla yemiyor, işkembeyi plastik kaşıkla içmiyorsak bunu da öyle yememek gerekir. hayır, bir de durduk yere evham da edindim edinecem. hani o kaşık, kumpirin o sıcağı içinde erir de kaşarla birlikte karışır gider, ben de fark etmeden yutarım...olur mu olur. ondan sonra neden kanser oluyor millet? bundan işte!
patatesin -den halidir,,zeytinden,sosisten,rus salatasından,ondan,bundan şundan konulur içine güzel de olur da plastik çatal verildiği zaman acaip bi yorgunluk yapmaktadır,,önce rahat yenir taa ki kabuğa gelene kadar,,evet,,o kabuğu sıyırmaya çalışmak acaip bi yorgunluk yapar,o ana kadar yediğiniz bezelyecikler,zeytincikler artık tek bir yer için çalışır o da kabuk,,kaşık kırılırsa onu garsona gösterebilirsin,o ne yapacağını bilir..
bir dönem kuzenimin sadece kaşar peynirlisini yiyerek bir ayda 9 kilo verdiği hede
ilginç besleniyordu açıkçası sabah kahvaltıda softaya oturmayıp sofradan eline geçirdiği bir dilim peyniri yada bir lokma ekmeği ağzına atıp bisikletle denize gidip güneş alnında yatıyor ve akşam üstü bir kumpir yiyip akşam da yine aynı şekilde sofraya oturmadan ayaküstü birşeyler atıştırıp koştura koştura diskoya gidiyordu.
ortaköy'de durdukları tezgahtan resident evil daki zombie'ler misali el, kol sallayarak sarkan; buyrun bayyan torpil yapıcam, bayyan bir bakarmısın? heh, torpil yapıcam buyrun. abi torpil yapıcam buyrun şeklinde pazarlanarak satılmaya çalışan ve pek de güzel satılan lezzetine dolgun şey.
ömrümün sonuna kadar yesem de bıkmayacağım ama fazla tüketildiğinde kilo aldıran onun için ayda bir defa tüketilen muazzam yiyeceklerin birleştiği yine muazzam bir lezzettetir.
içerisine bozuk malzeme konulduğunda hemde bu eylem istanbul'un ortaköy semtindeki ünlü kumpirci tarafından yapıldığında kişiyi oradaki kalabalık parkın ortasında kusmaya mecbur bırakan ham maddesi patates olan yiyecek türüdür.
en güzeli bezelye, mısır, turşu vee çok bol kaşar koyarak hazırlanan ağızlara layık tatlar karışımı. en güzeli bakırköyde osmanlı kumpirde yenir kesinlikle tavsiye edilir.