yazın gelmesiyle birlikte artan kum fetişistlerine psikolojik gözle bakmanın yararıyla ortaya çıkan sağlam bi düşünce.
ulan denize girmeye gelmedim mi sen oraya? 3-5 yaşında çocuk havalarıyla kumun üzerinde debelenmek, kıyaya yakın oturup dalgalara bacaklarını değdirmek, sandalye atmak ne ayak allasen? hadi bu basitliği geçtim. daha detaylı bi analiz yapalım. bi insan neden kumdan kale yapar ve "kale" neyi simgeler? çok basit. kale, gücü, kudreti, kralları, imparatorları temsil eder, onları akla getirir. hatta rüyada "kale", "sur" filan görmek, "güçlü bir kişiden alınan yardım "şeklinde tabir edilir, kendini ona teslim etme manasında. daha açık bi şekilde ifade etmek gerekirse, kaleye kapatılmak, orada bir karalın ya da imparatorun kapatması olmayı arzular. çünkü kale, ulaşılmazlığı, korunaklığı bağlamında kudreti, muktedirliği, erkekliği sembolize eder.
yaşını başını almış bir adamın plajda kumla oynaması hem estetik açıdan hoş değil, hem de plastik kürek- kova gibi aletlerle altındaki şifreyi çözmemek elde değil. bi de bazı dallamalar şebek şebek gülerek kendilerini kuma gömerler ya, işte bu durum oğlanlığa delalet ettiği gibi görmemişlik, cahillik, bayağı insan olma halini de fazlasıyla kanıtlar. yahu hangi elit kendini kuma gömer ki? bu tipler kendini kuma gömerek "emmeye gömmeye gelirim ben" mesajını verir sağa sola. "biri beni bulsa da çatır çatır hoplatsa keşke" der içinden.
eski başlıklarına nazaran kayser'in tam destekleyemediği iddia. eski başlıklarında saçma da olsa iddiasının sebepleri anlaşılıyordu en azından. bu sefer olmamış gibi. zaten olsaydı bile çok birşey değiştirmezdi insanlık için.