atomun çekirdeği (~10^-15 m) ile atomun en dış yörüngesi (~10^-10 m) arasında gelişen olayları matematiksel bir dille irdeleyen , olasılık kuramının temel alındığı , fiziğin temel dallarından biri...
atomaltı parçacıkların fizîkî yapılarını(momentum,konum,vb.) açıklayan ya da açıklamaya çalışan matematik denklemler bütünü.asıl olarak kuantum teorisinin ilk ortaya çıkışı einstein,bohr,planck gibi bir çok bilim adamının ortak sayılabilecek çalışmalarına dayanır.daha sonra bu konuya eklenen fikirler ve yapılan uzun süreli araştırmalar sonucunda kuantum mekaniği ortaya çıktı.
bu teori herhangi bir maddeden kaynaklanan enerji salınımının sürekli değil kesikli olması gerektiğini de öngörür.yani enerji sürekli olarak değil paketler halinde yayınlanmaktadır.benzer şekilde herhangi bir atomaltı parçacığın hızını ve konumunu aynı anda belirlemek mümkün değildir.bu iki bileşenden biri mutlaka bilinmeyen olacaktır.
"peki neden gözlem yaptığımızda kuantum durumları çöküyor? sorusuna mavi ekran veren, "tanrı alemleri kuantum mekaniğine göre de yaratmış olabilir, newton mekaniğine göre de." önermesine verecek bir cevabı olmayan sadece bir teori.
beni "bunun sırrına erecek denli zeki olaydım allahım ne olurdu" haykırışına gark eden; zannımca dünya tarihinde ele avuca gelmiş en acayip, en dev gibi düşünce ürünü.
en sevdiğim derslerden birinin konusu olan fizik branşıdır.
önemli not: sanılanın aksine kuantum mekaniği sadece bir teori değildir. içinde birtakım teoriler barındırdığı muhakkaktır ancak başlı başına teoriden ibaret değildir. günlük hayatta kullanılan lazer, fotosel, transistör, elektron mikroskopu, yarı iletkenler, tıpta kullanılan manyetik rezonans ve daha birçok benzeri örnek kuantum mekaniği/fiziği/kimyası araştırmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
insan için "muhteşem makine" diyenler çıkabiliyor. bir makineyi hurdalığa atmak mümkündür, ama insan...? kuantum mekanik bize insanın, dünyanın, bir saat gibi mekanik bir olgu olmadığını, yaşayan bir -mekanizma değil- organizma olduğunu söyler.
bu bilimin önündeki en önemli engellerden biri deney yapmanın çok zor oluşu. hatta kimi zaman imkansızlaşabiliyor. einstein mekaniğinden yola çıkarak tüm evreni atom-altı düzeyde düşünerek bilimsel tahminler yapılarak buralara kadar gelindi. zaten kuantum mekaniğinde hiçbir şey kesin değildir. durağanlık ve sabitlik kavramları tümüyle reddedilmiştir. sürekli bir kaos ortamı olduğu varsayılır. kaosun önemli parçalarından birisi de boyuttur. bilindiği üzere newtown mekaniğinde 3 boyut vardı. einstein'ın dördüncü boyutu açıklamasıyla (ki bu dördüncü boyut zamandır.) bilim dünyası büyük şaşkınlık ve şok yaşamıştı. yeni yeni olayları hazmedip çevremizde gözlemlediğimiz olaylara mana katmaya başlarken devreye kuantum girdi ve 11 adet boyut olduğuna dair teoremler ortaya konuldu.
önemli bir gelişme de uzaklık konusunda yaşanmakta. öklid uzayına göre iki nokta arasında en kısa uzaklık düz bir doğru sanılırken aslında öyle olmadığı anlaşıldı. çünkü uzay doğrusal değildi ve bu bilim adamlarına göre iki nokta arasındaki en kısa mesafe kesinlikle bir eğri olmalıydı. bu konuda çeşitli tartışmalar hala sürmekte. bazı saygın bilimadamları hala öklid uzayının doğruluğuna inanmakta. biz göremeyiz artık da benim torunun torunu belki görür tartışmayı kimin kazandığını.