kuşku 

adana çık aradan

  1. modern anlamda felsefenin, dolayısıyla bilimsel düşüncenin çıkış noktasını oluşturan insani duygudur. descartes'ın cogitosu, elleri cepte kırlarda dolaşırken dökülen sonbahar yapraklarını hayal etme biçiminde oluşmuş bir düşünce değildi. kuşkuyu, hem de kendi varlığından kuşku duymaya varacak denli derin bir kuşkuyu temel alan, emin olamayan, ve nihayet varoluşunu bile ancak bundan duyduğu kuşku üzerinden ifade eden bir düşünceydi.

    emin olmak, kuşku duymamak, gönlünü ferah tutmak, bunlar bilimin, felsefenin işleri değildir. bu konforlu sığınaklar inancın, dinin alanına girer. orada kuşkuya, sorulara değil, ancak kabullenmeye yer vardır. çok fazla emniyet ve iç huzuru olan yerde bilimsel düşünce yeşeremez.

    lise yıllarımızın harika underground dergisi şizofrenginin başlık altı sloganı düşünen insanın ruh halini mükemmel özetler: "bütünüyle kuşkudayız."
    (tembel, 04.05.2006 20:00)
  2. gerceğin peşinden gitmektir.
    (stay away, 26.05.2007 12:44)
  3. kelimenin etimolojisine bakıldığında gerçekten "kuş"tan geldiği anlaşılabilir. kuşların yeni bir yere konduklarında yaşadığı o telaşı, güvensizliği ve bir türlü konsa mı kaçsa mı bilemeyişlerindeki tereddütü yansıtır.
    (pseudonym, 27.05.2007 00:49)
  4. ilerlemiş hali paranoyadır.
    (capslost, 27.05.2007 00:52 ~ 15.06.2007 00:06)
  5. güvenmenin ilk adımıdır.
    (cala, 27.05.2007 18:10)
  6. "ya" ile başlayan cümlelerin iç yemesi.
    (heidi, 30.03.2008 21:47)
  7. kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe..
    sıradan olmayan insanlarda görülen bir hal.. yani kuşlar gibi tedirgin ve ürkek olmayan..
    tevekkeli dememişler kuşku deyu..
    (acibadem, 05.04.2008 14:08)
  8. peyami safa'nın yalnızız simli romanında çok güzel işlenenduygudur.
    (kaynak kişi, 05.04.2008 15:27)
  9. "doubt can only be removed by action."*

    johann wolfgang von goethe

    *kuşku ancak eylem ile defedilebilir.
    (closer, 09.04.2008 12:39)
  10. hayatı karartan şüphe. hele, ayrıntılara çok önem veriyorsanız ve her şeyin ayrıntılarda gizli olduğuna inanıyorsanız, hiç huzurunuz yoktur.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 09.04.2008 17:35)
  11. suyu bulandırmak için atılan taş misali;vicdanı sık sık rahatsız edici ziyaretleri ile kendini hissettiren,bunun yanı sıra gerçeğe duyulan gereksinmenin yavaş yavaş benliğinizi saracağı bir olgu.
    (yağmurun yüreği, 03.05.2008 19:09)
  12. "sözcüklerden kuşku duyuyorum,her şeyden kuşku duyuyorum

    ve ancak o zaman kendim oluyorum.

    kuşku sözcüğüyle olan ilişkim beni aşandıran ve tüketen her şeyi

    olağanüstü güzel ve anlamlı kılıyor."
    (mabel, 02.06.2008 17:47 ~ 17:48)
  13. neden gözlerin yaralı, neden gövden,
    neden memelerin üzgün avuçlarımda,
    neden ağırsın;bir kaç pişmanlık acısı,
    bir kaç amaçsız kar,bir kaç reçine?
    bir adam orada kendi darağacıyla
    dinleyen serçe sıcaklığı arasında;
    burada bir kadın , ama göze alamıyor aklı
    başkaldırmayı kuşkuya.
    ikiside insancıl sözcükler yaratırlardı,
    imgeler yaratırlardı, her ikiside
    ama ne yapıyorlar şimdi, artık
    yalnızca bir yabanıl hayvan olan elleriyle?
    neden kitaplar yazalım isteksizce,
    neden yetinelim boş sayfalarla,
    neden yaşayıp duralım
    her sözün yeni bir intihara sürüklediği
    düş kırığı ozanlar?


    alain bosquet
    (kuşku adlı şiiri)

    sakla onları içinde hatta öldürüp içine göm.
    onlar, inanmaktan kaçındıkların ,inandıkların, inandıklarının dostları, inanıp sevdiklerinin aslında inanmaman gerekenler olduğu ve daha ....ve daha...
    (aysigma, 18.07.2008 11:03)
  14. insanın ruhunu yoran soru işaretleridir.
    (closer, 18.07.2008 11:11 ~ 11:11)
  15. beynimin bir köşesinde bütün durumlar, olaylar, kişiler ve nesneler için yer alan soru işaretleri topluluğu.
    kuşku insanı ilerletebilir. onu araştırmaya sevk edebilir.
    ve yine aynı kuşku insanı yiyip bitirebilir kuruntularla.
    kuşkunun sınırı insandır.
    (niya, 03.08.2008 16:18)