gündem
  1. · google wave
  2. · giyotine yolladılar gitmedim
  3. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  4. · boylumlama
  5. · yeşim salkım
  6. · the twilight saga new moon
  7. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  8. · erik erikson
  9. · deja vu

kuş sarayları  

  1. osmanlı devleti'nin hayvanlara olduğu gibi kuşlara karşı büyük bir sevgi beslediği herkes tarafından biliniyor, ecdadımızın ince hislerinin ve sanat zevklerinin birer nişaneleri olan kuş evleri, bakımsızlık ve ilgisizlik yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. türk mimarisinde, bilhassa 16. yüzyıldan itibaren kendini gösteren ve genellikle binaların en çok güneş alan, sert ve soğuk rüzgarları tutmayan cephelerinde, yüksekçe, emniyetli yerlerine yapılan kuş evlerinden bazıları günümüzde ihtişamını muhafaza ederken, ne yazık ki bazıları ise yavaş yavaş tarihe gömülüyor. ancak kuşlar son yıllarda bazısı yok olan bazısıda bakımsızlıktan harebe olan saraylarından taşınarak tabiri caizse gecekondulara taşındılar.


    istanbul eserlerinde örnekleri görülen ve saka, serçe, kırlangıç gibi korunmaya muhtaç kuşlar için yapılan bu barınaklar, doğu bayezıt, tokat, amasya, kayseri, niğde, antakya, izmir, bolu, bursa, tekirdağ, kırklareli, edirne, filibe, tırnova'da da bulunuyor. klasik devir osmanlı mimarisiyle başlayan ve 19. yüzyıl sonlarına kadar rastlanan kuş evleri, diğer bir tabiriyle minyatür saraylar, türk sanatkarlarının ince zevki, ustaca kompozisyonları ve kalplerindeki merhamet hissinin ortaya çıkmasıyla zamanla geliştirilerek ilgi çekici duruma getirilmiştir. ecdadımız sadece kuş evleri, kuş sarayları yapmakla kalmamış, leylek, kurt gibi evcil olmayan diğer hayvanlar için de vakıflar, hastaneler kurmuşlardır. öyle ki soğuk kış günlerinde kurtların aç kalmamaları için kar-tipi demeden ıssız dağ başlarında et dağıtmışlar.

    evliya çelebi'nin anlattıklarına göre, türk erkekleri, kadınları, çocukları istanbul'da kurulan büyük kuş pazarlarına haftada bir giderek kafesteki kuşları satın alıp bunları oracıkta uçurup hürriyetlerini sağlarlardı. bu bilgiyi 1732'de le bruyn ve 1836'da dr. brayner, iki başka asır için ayrı ayrı şahsi gözlem olarak eserlerinde kaydederler. castellan 1811'deki gözlemlerini "bir türk meskeni inşaa edilirken, güvercinlerin ve diğer kuşların susuz kalmamaları için münasip yerlere yalaklar yapmak, türk sivil mimarisinin vazgeçilmez özelliklerindendir. istanbul'a hububat, gemilerle gelir ve limanlara boşaltılır. binlerce kuş boşaltmayı bekleyip hücuma geçer. onlar için çuvallar açılır ve türk gümrüğünün harc olarak aldığı miktardan fazlasını tüketirler" ifadesiyle de ecdadın hayvan sevgisine dikkat çekiyor. tornton ise 1812'deki gözlemlerini anlatırken, "kuşlara ateş etmek büyük cür'ettir. bu cür'ette bulunan bazı hıristiyanları türk zabitleri derhal tutuklarlar. hiç kimse hububat limanları önünde biriken güvercin, martı, kırlangıç gibi kuşları kovamaz" diye yazıyor. hayvanlara gösterilen sevgi, bunlar için vakıflar kurmaya kadar ileri gitmiştir."

    osmanlıda'ki bu engin sevgiye, hassasiyete şaşırıp, hayret edenler, tenkid edenler de yok değildir. nitekim du loir, 1654'te şunları yazıyor: "türkler, hayır eserlerini hayvanlara da teşmil etmek suretiyle doğru yoldan sapıtmışlardır!.. osmanlı'nın birçok şehrinde kedilerin barınıp beslenmesi için vakıflar kurulduğunu hayretle gördüm. bu vakıflarda uşaklar, vekilharçlar, hayvanlara hizmet ediyorlar. köpek sevgisi de yaygındır. birçok kibar türk'ün, kasaplardan et, kebapçılardan kebap getirtip kendi elleriyle kedilere köpeklere büyük sabırla yedirdiklerini gördüm. kuşlara sevgileri ise bunlardan daha fazladır." osmanlı'nın hayvanlara ne denli titizlikle yaklaştığı ve medeniyetin birer kalıntısı olan bu evler batı dünyasını da zamanında meşgul etmiş ve dilden dile dolaşmıştı.

    kuşların tarihte süregelen en önemli özelliklerinden müjdeleyici haber getiren varlıklar olmasıydı. mesela hazreti süleyman'ın saba melikesi belkıs ile hut hut kuşu sayesinde haberleşmişti. bu yüzden bir çok yerde kuş resim ve işaretlerine suret gözüyle bakılmaz değer verilirdi. kuşların her davranışlarına bir mana verildiğinden uçarken insanın üzerine pislemesi dahi uğura, talihe ve kısmetin açılmasına yorumlanırdı. kuşlar tarih boyunca bir haberleşme aracı olarakta kullanılmış ayaklarına asılan notlar ile bir postacı görevi üstlenmişlerdi. işte geçmişte böyle değer verilen kuşlar zaman değiştikçe artık umarsanmaz oldu.

    istanbul'da üzerinde kuş evleri ve sarayları barındıran mimari eserlerimiz: süleymaniye, bali paşa, yeni cami, nuruosmaniye, fatih, laleli, üsküdar, ayazma, selimiye camileri, b. çekmece sokulu mehmet paşa köprüsü, kara mustafa paşa, amcazade hüseyin paşa, seyyid hasan paşa, feyzullah efendi medreseleri, ragıp paşa, amcazade hüseyin paşa, ı. mahmut, şebsefa hatun, şah sultan sıbyan mektepleri, ı. mahmut kütüphanesi, 3. mustafa türbesi, büyük yeni han, çukurçeşme hanı, hasan paşa hanı, eski darpane, taksim maskemi, balat ahrida sinegogu, yahudi gasilanesi.
    anadolu'da ise tokat ve antakya da ulu cami, niğde kığılı camisi, amasya sultan beyazıt camisi, doğu beyazıt ishak paşa sarayı camisi, hayrabolu çorumi mustafa efendi camisi, nevşehir damat ibrahim paşa kütüphanesi, merzifon kara mustafa paşa hanı, zile çarşı hamamı ve kayseri seyh çeşmesi.

    alıntı: inan arvas
    (kukumsal, 27.11.2007 09:34 ~ 09:36)
  2. hem yapılış amaçlarının yüceliği, hem de bulundukları yapılara kattıkları estetik değer açısından korunması gereken
    öğelerdir. güneydoğudaki eski mimarideki evlerin çoğunda da küçük pencere girintileri şeklinde mutlaka bulunur.
    (arapbebek, 27.11.2007 09:50)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil