(bkz:
pışık)
(bkz:
yemezler)
'karşılığında neremi vericem?' şeklinde cevap verilesi reklam sloganıdır. yemezler artık.
bu tür öneriler getiren kişiler önce nakitle kredi kartınızı kapatır, daha sonra kendi karını da içerecek bir payı üzerine koyup ortaya çıkan miktarla kredi kartınızı taksitli borca bağlarlar. tüketici o anki borcundan kurtulup, biraz daha yüksek miktarı taksitli olarak bankaya ödemeye başlar. tüketici açısından bir zararı yoktur ancak bankacılık sisteminin getirdiği taksit sistemini suistimal ederek sistemi bir şekilde zarara sokar. değerli maden ticaretiyle uğraşan kişiler bu yöntemi son günlerde çok seviyor. boş bakınız vermektense bilip de yazmak daha iyi bir şey. ne demişler, boş bakınız verme de molla sansınlar.
bir nevi tefeciliktir. olağan tefecilik yöntemlerinin aksine bu yolla çek ya da senet yerine borç vermede kredi kartı araç olarak kullanılır. bir çok tüketicinin kısa vadede işine gelse de bu durum uzun vadede kendisini zarara uğratmaktadır.
elektronik fakültesinde 7. senemi okurken aldığım dersin finalinden önce kantinde ders notlarına bakarken artık kimseyi tanımadığımı farkederek hayıflanmaya başladığım anda anlamsızca gülümseyerek masama yaklaşıp oturmak için izin istemesiyle beni şaşırtan kızın yaklaşık 2 dk sonra söylediği cümledir. sonrasında olaylar gelişir:
+ xx bank'ta kredi kartınız var mı?
- hayır yok.
+ kredi kartı kullanıyor musunuz?
- o eskidendi, artık hepsi bitti. borcum var, kartları da kırdım.
+ ama biz borcunuzu ödüyoruz? bakın şöyle anlatayım... (3 dk geçer)
- çok affınıza sığınarak bir şey diyeceğim. her ne kadar mühendislik okusam da, para konusunda bildiğim bir şey varsa o da kimsenin size hayrına vermeyeceğidir, hele ki bir bankanın. benim x lira olan borcumu siz belki ödeyeceksiniz, ama benim size olacak borcum daha fazla olmalıdır ki sizin böyle üniversite üniversite gezip sazan avlayan çalışanlarınızın paraları ödensin.
+ hmmf... ama şimdi ayda sadece z lira ödeyerek sizin borcunuzu...
- afedersiniz, ilgilenmiyorum?
+ hmmf. pfffh. pekiyi...
bankaların uyguladığı faizden daha düşük faiz oranıyla uygulandığında kazan-kazan durumu yaratacak olay.
banka ayda %4.71 yılda %56.52 lik faiz uygularken bu arkadaşlar yıllık %22 gibi bir faiz oranıyla borcunuzu taksitlendirir. böylece siz daha az faiz ödersiniz o da kendi yolunu bulmuş olur.
bu yapılırken tüketiciye verilen para karşılığı kdv si 0 olmasından ötürü kontör satışı gösterilir. ancak kontör satışı gerçekleşmediğinden bu işlem çok da yasal değildir.
ama işin asıl yasal kılıfa uyması altın sayesindedir. kredi kartınızla 12 taksitle altın satın alırsınız sonra aynı yerde bozdurursunuz. elinize nakit geçmiş olur. oldukça yasal. kredi kartıyla altın satışını yasaklayın ya da en azından gıda da olduğu gibi taksitli satışı yasaklayın olsun bitsin.
kredi kartı faizlerini düşürün. biraz düştü gerçi %5.14 tü aylık. ama yine de avrupa ve amerika seviyelerinin çok üzerinde oranlar.
sonra çıkıp kredi kartı borcu olanlara dürüst gözüyle bakmıyorum denilebilen bir ülkedeyiz.
bu sloganın yani bir nevi yasal tefeciliğin doğmasına neden olanlar, bankalardır. tcmb bugün 16 nisan 2009'da tekrar faizleri indirdi, aylardır süren bir faiz indirimi var. ancak bankalar hÂla kredi kartlarının faizlerinde ciddi rakamlarda indirim yapmadığı için, bu işi yapanlar çoğalıyor. kıymetli maden ticareti yapanlar olsun, spot beyaz eşya satıp geri alanlar olsun tabii ki arada bu kadar faiz farkı olduğu sürece bu işi yapacaklardır. alan memnun satan memnun tıpkı karaborsa örneğinde olduğu gibi. ha bu işi yapanlar etik bir işe mi imza atıyorlar, orası tartışılmaya mahkumdur.
tcmb o/n faizleri yıllık bazda %9,75'e çeksin, bankalar mevduat hesaplarına tl için %11-%12 arasında faiz versin dursunlar, bankalar kredi kartı borçları için yıllık %80'e varan oranları kullanmaya devam ettikleri sürece daha böyle birçok sorun ortaya çıkacaktır. bunu yaratan bankalar da bundan büyük zararlar görmeye devam edeceklerdir.