aslında ilk olarak avurturya (ya da o civarlardan bi ülke) askerlerinin üniformasında kullanılan sonradan nasıl olmuşsa türkiye'ye lise üniforması olarak yerleşmiş aksesuar...
bir yarışma programından* öğrendim ki kravat hırvatların giyim kuşam geleneklerinden gelmiştir. yani ne fransa, nede avusturya, hırvat asıllıdır kravat.
hırvatistan*** köylü kadınlarının savaş sırasında kocalarının boyunlarına özel bir teknikle bağlayarak onları kendi ailelerinin desenleri, renkleri vs. ile temsil ettiği ince uzun enli boyun bağıdır. dönemin almanya'sı* ile beraber frenkler*'e karşı yapılan savaşlarda, frenkler esirlerde buldukları bu boyun bağlarını son derece estetik bulmuşlar ve frenk boyun bağı anlamına gelen bir terimle ortaya atmışlar. günümüze kadar bu şekilde gelmiştir.
not: büyük insanları dinlemek faydalıdır, her konuşmaları bir bilgidir. (bkz: attila ilhan): "aslında fransızlar estetikten yoksun çirkin bir millettir".
halk dilinde gravat şeklinde telafuz edilen aksesuar/giysi. kravatın aksesuar mı giysi mi olduğu şaibelidir çünkü her ne kadar tek başına kullanılamama özelliğinden dolayı aksesuar olarak addedilse de özellikle resmi ortamlarda takım elbisenin bir parçası olarak giysi görevi görmektedir. adem ile havvanın edep yerlerini yaprakla örtmeleri misali kravat da kullanılabilir mi, o başka bir sorunsaldır.
kısa kollu ,ekose ,beyaz gömleğin üzerine en çok yakışan aksesuardır.,
dünya tatlısı yapar; iri gözlü ,kısa boylu,bembeyaz tenli,hızlı konuşan ve bu hız sırasında 'r' leri unutan güzellikleri.
(bkz: silmek istemiyorum)
ortaokul ve lise yıllarımdayken iş dönüşü bağını bozmadan çıkaran babamın aksine bağını bozarak çıkardığım ertesi sabah keyfime ve kravatın kumaş/tasarım yapısına göre hiç üşenmeden elde, boyunda veya dizde bağladığım aksesuar...
yumuşak kumaşlı ve geniş kravatları elde bağlamak en rahatıdır... ayrıca elde bağlamak bu tür kravatlara üçgen düğüm formunu vermek için en ideal yoldur...
orta sertlikte ki kravatları boyunda bağlamak gerekir... bu bağlama şekli aceleci işidir... kravatın boyu hemen ayarlanır, ancak üçgen düğüm yapmak her zaman mümkün olmaz...
dizde bağlamak ise işin artistik tarafıdır... uzunluk ayarlaması zordur, üçgen düğüm formu vermek için kravatı dizden çıkarıp elde bağlama moduna geçmek gerekir...
sunay akınistanbul'un nazım planı adlı kitabında kravatın hırvatlardan yayıldığını söyler.
kral bilmem kaçıncı louis savaş bittikten sonra askerleri huzuruna çağırır. ve hırvat askerler kralın huzuruna çıktıklarında -özel- görünmek için boyunlarına renkli ipek kumaşlar bağlarlar. bundan etkilenen louis kendi askerlerine de bundan sonra kravat takmalarını emreder.
osmanlı da ise kravat takan ilk padişah abdülhamit tir.
babası memur olanlar bilir; küçükken çoğumuz kravatlarıyla yataklarına girdiklerini zannederdik.
babamla aramda tam 45 yaş vardı.tam 45 yaş. dünyaya getirmeyi düşünmedikleri bir çocuktum. ama allah nasip etmişti bir kere. karşı gelmek olmazdı. hele ki babam gibi bir istanbul beyfendisine yakışmazdı zevcesine çocuk aldırtmak.
akşam abilerimle sofrada beklerdik onu. genelde gecikirdi zaten. öyle ya ekmek aslanın ağzındaydı bir kere. kapıdan girerken o içeri, çocukça sevincimi koşup kapıda ona sarılarak göstermeye çalışırdım.
-kibar hanımlar koşturmazlar böyle erkek çocuğu gibi, diyerek azarlardı. aldırış etmezdim.
doğum gününde, bayramlarda ona alınacak olanlar hep belliydi. iyi bir gömlek ve ona yakışacak bir kravat..her seferinde de beğenirdi seçtiklerimizi. dolabında çok fazla yer tutardı o kravatlar.renk renk dizilmişlerdi.
kravat.. babanın vefatının ardından o kravatlarının abilere, eşe dosta pay edilmesi, çocuk aklıyla işte tam olarak babaya ne olduğunu o an idrak edebilme..değerliydi o kravatlar. babam görse nasıl da kızardı anneme. ama demek ki gerçekten bir daha gelmeyecek.yoksa neden dağıtsın ki annem bunları.delirmiş olmalı..
..
babalar günü heyecanı vardı şu sıra her yerde. reklamlar, afişler vs. kravat ve baba karakteri...hep bir yerlerde karşımıza çıkar oldu. her evin hikayesi farklıdır belki ama bazı olaylar herkesi bir kılıyor. evet, bir babaya verilecek güzel bir hediyeydi kravat.