dar olanlarının kızlar tarafından giyilmesiyle karşı cinste "öfff", "eaugh", "yavrum", "onun içine beraber sığarmıyız kuzum" gibi ses efektleri yaratan fakat bir erkeğin giymesi halinde tek ses olan "ıyyyk"ın çıkmasını sağlayan pantolon cinsi
belirli bir referans noktasına göre düşey konumu belirten sözcük; yükseklik. örneğin; bir bina inşaatında temelin üst yüzeyi 0 kotu olarak alınırsa ve bir üstteki katın yüksekliği 3 metre 20 santimetre olursa o katın kotu +3,20'dir denilir.
en rahat, en kullanışlı, en güzel enlerdendir işte. montu, eteği, pantolonu, yeleği her haliyle güzeldir o. vazgeçilmezdir. bide şöyle bi huyu vardır bizimkinin giydikçe, eskidikçe güzelleşir. ne tatlı şey oo....
denim kumaştan üretilen pantolon türü olarak bilinen kotun ikinci anlamı da yapı projelerinde bir noktanın veya yüzeyin, esas alınan orijin düzleminden yüksekliğini ifade eden rakamdır (bkz: kot farkı). mimarlık öğrencileri içinse birinci anlam rakım, ikinci anlam denim kumaştan üretilen pantolondur.
dünyada üretilen toplam kumaş sayısının sadece 3'te 1'ni türkiye tek başına üretebilmektedir. böyle de tekstil gibi alanlarda özellikle kot kısmında güçlü bir ülkeyiz işte.
kot aslında bir pantolon adı değil, 1960 yılında tescillenen bir jean markasıdır; fakat nasıl her kağıt mendile selpak deniliyorsa, her jean'e de kot denilmektedir.
denim ya da kaba mavi pamukluların ilk kaynağı, türk tekstil tarihiyle yakından ilgilidir. marsilya ticaret odasının arşivi, fransa'nın levant ile ticareti üzerinde başlıca arşivlerinde biridir. fransız tarihçisi paul masson bu arşiv malzemesi üzerindeki araştırmalarına dayanan eserinde, izmir'den marsilya'ya büyük ölçüde kaba mavi pamukluların ihraç olunduğunu ve bu malın ispanya tarafından satın alındığını belirtmiştir.
bu dayanıklı ve ucuz mavi pamuklular ispanya ve portekiz tarafından güney amerika'da çalıştırılan köle işçileri giydirmek üzere kullanılıyordu. anadolu'da üretilen pamuk çeşitlerinin lifleri kalın ve sağlam olup kaba pamuklu yapmaya elverişli idi.
başlangıçta kölelerin ve işçilerin ucuz giysisi olan kaba mavi pamuklu kullanımının, nasıl olup da dünyada tüm toplum katmanları arasında moda olduğunu açıklamak güç değildir. kot'un amerika'da aydınlar arasında geniş ölçüde kullanılması ve tüm dünyada moda olması, 2. dünya savaşı'nın bitiminden sonra sosyalist hareketlerin ivme kazanmasıyla ilgilidir. işçi sınıfına yakınlık simgesi olarak üniversite gençleri ve aydınlar kotu tercih etmeye başlamışlardır.
belçika'da (ve muhtemelen diğer bazı avrupa ülkelerinde) öğrencilerin oturmak için tercih ettiği, yurt benzeri yapı.
genellikle dört (civarı) katlı, eski bir binanın içinde yirmiye yakın oda bulunur; her katta duş ve tuvalet, toplamda da bir veya iki mutfak vardır.
bir giyisidir. ancak her şey bu kadar da basit değil ne yazık ki.
giydiğimiz çoğu kotun taşlanmış olduğunu fark etmişsinizdir. bu kot taşlama işinde kum kullanılmaktadır ülkemizde. ucuza mal etmek için de işçilere yönelik koruyucu tedbirler esgeçilmektedir.
koruma mı, neyden, kimden? diyorsanız cevap kum'dan.
evet kum püskürtmeyle yapılan bu işlemdeki kum zerrecikleri silikozis hastalığına neden olmakta. bu hastalık iyileşme imkanı olmayan bir hastalık. dolayısıyla 300-400 tl'ye sigortasız gencecik insanlar bu işte çalıştırılmakta ve tahmini olarak da 5 yıl içerisinde ölmektedirler.
belirli çabalarla şu anda yasal olarak kot taşlama işi yasaklanmış durumda. ancak yaşa dışı olarak hala üretim sürmekte.
giydiğiniz kota dikkat edin lütfen. unutmayın ki o kot birilerinin ölümüne yol açmış olabilir.
biraz daha bilgi edinmek isterseniz; http://kottaslama.org/...