korkuyorum anne 

adana çık aradan

  1. yaşar kurt'un "korku"'sunun ilk iki kelimesi.
    "... al beni içine" şeklinde devam eder.
    (chete, 27.04.2004 21:41)


  2. (bkz: korku)
    (wolfshade, 20.03.2005 16:40)
  3. insan nedir ki ismiyle yer aldığı uluslararası istanbul film festivali’nde fıprescı ödülü’nü almış, ülkemizde henüz gösterime girmiş reha erdem filmi.
    (emma, 25.03.2006 20:18)
  4. filme 5 dakikalık gecikmeyle, insanların küfreder bakışları arasında (ekranın ışığından aydınlanan gözler) yerimize oturduk. konusunu önceden okuyarak gelen diğer sinema seyircileri gibi filme uyum sağlamaya çalıştık. fakat zorlanmıştım. şurda burda okuduklarıma göre hafızasını bütünen kaybeden bir insanın başına gelenleri beklerken bodoslama daldığım filmde insan ilişkilerini gördüm.
    film devam ettikçe şu güzelliği gördüm ki esas işlenmek istenen zaten adamın durumu değil, onun hafızasını kaybetmesi vesilesiyle diğer herkesin de beraber "insan" davranışlarını, insanlığımızı ortaya koymak, belli kesitler sunmaktı. lezzetle izledim, odaklandığı hislere, verdiği yorumlara ayrıntılara tebrik düşünceleri güttüm.
    türk filmi ne kadar da ilerlemiş, artık kalite nasıl yükseltilir öğreniyorlar diye gördüm.

    ha teknik bir hata var ama efendim: yerlerini tam akış sırasını toparlayamadığım için söyleyemeyeceğim ama iki sefer ekranın üst kenarından aşağıya, oyuncunun kafasına sarkan ve hemen yukarı aceleyle çekilen mikrofon yakalamıştım.
    (hell guardian, 25.03.2006 20:40 ~ 20:41)
  5. genellemelerle başlayıp özelleşen nefis bir reha erdem filmi. film ilk bakışta yüzeysel görünen sınıflandırmalarla dolu baştan aşağı. oysa ki bu sınıflandırmaların hepsinin içinde yaşanmış, dolu hayatlar var. herkes hayata farklı açıdan bakıyor ve sonuç olarak insanları, hayatı algılaması da kendi yaşama tarzını belirliyor. “insanlar ikiye ayrılır: ince belliler ve kalın belliler. ince belliler de kendi içlerinde ikiye ayrılır...” şeklinde uzayıp giden bir sınıflandırma size ilk bakışta yüzeysel ve içi boş gelecektir. ancak hayatını insanların vücut biçimlerine bakarak geçiren, bu biçimlere uygun elbiseler dikerek onları memnun etmeye çalışan bir terzi için bu sınıflandırma yaşamının temelini oluşturur. insanları memnun etmek zor iştir ne de olsa...

    kısmi olarak hafizasını kaybeden ali’nin çevresinde döner olaylar. herkeste kendini ali’ye hatırlatma telaşı vardır. bu süreçte istanbul’un kenarda kalmış güzel insanlarının benliklerini arayışını görürürüz. ali tarafından hatırlananlar sevinir, hatırlanmayan baba ise kahrolur. kendilerini nasıl anlatacaklarını bilemezler zaman zaman. bu noktada kendileriyle yüzleşirler. hiç biri hakettiğini düşündüğü yerde değildir bu insanların. ama yine de “ümit”lerini korurlar. arabesk yakarışları yoktur.

    senaryonun en önemli noktası filmde görünen ve görünmeyen annelerdir. annesini küçükken kaybeden ve çok özleyen ali, hayatı boyunca annesinin baskısından kurtulamamış keten ve bir anne adayı olan ipek anneliğin bütün hallerini bize yansıtır. film zekice tasarlanmış kurgusuyla da hiç sıkmadan kendini izletiyor. seyirciye fazla iş düşmüyor bu filmi izlemek için.fazla bir çabaya gerek yok. reha erdem her şeyi düşünmüş. filmden sonra aptal ama çok güzel bi mutluluk kapladı içimi.
    (kusmuk, 11.11.2006 19:16)
  6. hepimizin hayatımızın bir bölümünde en az bir kez şimşek çakarken uyuyamadığımız annemizin yanına gidip kurduğumuz cümle.
    (dna, 11.11.2006 19:46)
  7. reha erdem in bir mahallenin daha doğrusu bir apartmanın içine girerek insanı ortaya çıkarma becerisi gösterdiği film. korkuyorum anneyi hiç düşünmeden inşaat fasulye gibi filmlerin yanına koyun. ilk film bunalımında raftan alıp izleyin
    (vonalı, 27.02.2007 11:26)
  8. (bkz: bir kere daha duyarsam kusacağım)
    (bkz: ortaokul/lise klasikleri)
    (ven, 27.02.2007 12:11)
  9. reha erdem'in mükemmel filmi.
    koptuğum sahne rasih beyle küçük çetin arasında geçer.
    rasih bey anatomi kitabını açmış çetin'e sünneti tanımlamaya çalışıyordur.
    r:sünnet erkekliğe ilk adımdır.yani insanlığa da ilk adımdır.
    ç:(anatomi kitabını göstererek)ben bu kitaptan da korkuyorum.
    r:çok korkuyorsun be evladım,herşeyden de korkulur mu?
    ç:korkuyorum.
    r:sen benden de mi korkuyorsun?
    ç:(gözlerini kırpar)sünnet edersin diye.ali abiyi (ali,rasih'in oğlu,hafızasını yitirmiş koskoca bi adamdır)de sen etmişsin,o da haylaa korkuyo senden.(başını umutsuz bi şekilde masaya koyar)
    ayrıca film "annesi olmayanlar,babasını hatırlamayanlar" içindir de.
    (şimdi ben ne desem, 29.05.2007 01:08)
  10. kategorize etmenin doruklarına ulaşıldığı güzel filmdir..
    ikinci kez izlemekte hiç bir sakınca yoktur.rengarenk filmdir..sünnet olmaktan korkan velet de filmin canıdır, kanıdır..
    (provezza, 23.06.2007 16:23)
  11. herkesin kendi değer yargılarına göre insanları ikiye ayırdığı bir güzel film.
    (des, 23.06.2007 19:01)
  12. kıvrılıp anne karnına geri dönme isteği.
    (zinzoline, 27.06.2007 18:49)
  13. sonuna kadar hissedilen duygu filmi. reha erdem'in oyunculuk yönetimindeki başarısına hayran kalmamak mümkün değil. önce taner birsel sonra ali düşenkalkar. tüm karakterlerin korkuları var. kimi babasından, kimi yüksekten, kimi yalnız kalmaktan, kimi sınavı kazanamamaktan, kimi sünnetten, kimi de askere gitmekten korkuyor. yine de kadınlar erkeklerden daha güçlü, erkeklerin sorunlarının,güçsüzlüklerinin sebebi ise kadınlar. ve ben bu filmi her seyrettiğimde reha erdem bir istanbul belgeseli çekmeli diyorum.
    (velvetrevolution, 15.07.2007 11:56 ~ 11:56)
  14. asıl adı korku olan yaşar kurt şarkısı. sol frame de görünce insan 317. kısa dönemlerin askerliğe yaklaştıklarını anlıyor.
    benim de askere gitmeden 1 ay önce her daim dinlediğim şarkı idi.
    (one more cup of coffee, 06.08.2007 09:58 ~ 10:26)
  15. ikinci defa izlenemeyen film.
    (noluyoruz yahu, 06.08.2007 12:28)
  16. 7 kere izledim, izlettirdim. her izleyişimde farklı bir tad aldım. festival tadında bir film. reha erdem gene oyuncu kadrosunu neredeyse hiç bozmamış. ayrıca filmin görüntü yönetmenliği iyi kotarılmış. üzerine o kadar çok şey söylemek istiyorum ki aslında; ama neresinden başlamak gerekir, onu kestiremiyorum. korkularımız, sevinçlerimiz, normalliklerimiz, absürdlüklerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz, ilişkilerimiz, arkadaşlıklarımız, komşularımız, bağlarımız yani hayatımız üzerine aslında çok bayağı olabilecek bilindik kavramlar filmde o kadar tatlı işlenmiş ki sıkılmaya fırsat bulmak imkansız. yani, izleyin ulan!
    (baschar, 21.04.2008 22:43)
  17. insanın içini sımsıcak eden reha erdem filmidir.2006 yılında vizyona girmiş, drama türündeki yapımdır.özelikle girişi muhteşemdir.
    (magnetic resonance, 23.05.2008 21:01)
  18. -----------------film hakkında------------------

    - köpekler insanın içinde kemik var diye mi ısırır?
    - hayır! içinde kalp olmadığı için ısırır.

    -----------------film hakkında------------------
    (ikiguzelhareketbirden, 01.06.2008 04:35)
  19. bir çamaşır asma sahnesinde birinin çıkıp "boxerlar ikiye ayrılır; bir göte kaçanlar, iki göte kaçmayanlar" demesini beklediğim film.hayır o kadar çok nesneleri insanları ikiye ayırmışlardı ki, gayet normal bir biçimde bekledim.
    (topunuzu selamlarım canlarım, 05.06.2008 10:32)
  20. aytekin'in askere giderken zambak'a veda ettiği sahnede bizim ali'nin arabayı bi ileri bi geri hareket ettirmesi acaba neye delalet?...
    adam 5 dakika bi ileri bi geri yaptı, bi ileri bi geri yaptı...tövbestağfurullah
    (arkadan uzayan bir kisi, 09.06.2008 12:32 ~ 13:00)
  21. film boyunca bi' dakika kesilmeyen fonda diyemeyeciğim düzeyde yüksek müzik ile "bitse de rahatlasam." dedirten film.
    salt bu başarısız yapıyor filmi ve bu nedenle de film, üzerine düzülen methiyeleri hak etmiyor.
    öte yandan onu olduğundan daha iyi tanıtan, oldukça başarılı bir fragmanı olan film.
    (natalya casta, 09.06.2008 12:40)