belki ilginizi çeker
  1. · bit pazarı
  2. · şeytan bunun neresinde
  3. · dede korkut
  4. · hiç
  5. · bağlama
  6. · 2009 eurovision şarkı yarışması
  7. · saz
  8. · doğa için çal
  9. · oğur kopuzu
  10. · telli çalgılar
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · aşk ı memnu
  4. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  5. · öğretmenler günü
  6. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  7. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  8. · sokak futbolu diyalogları
  9. · karizmatik isme sahip film kahramanları

kopuz  

  1. eski türklerin telli çalgılara verdikleri genel ad
    (mavio, 20.07.2004 01:19)
  2. çalınma tekniklerine ve yörelerine göre farklılık gösteren enstruman. son zamanlarda * erkan oğur bu enstrumanın çalım tekniği üzerşnde biraz değişiklik yaparak ayrı bir güzellikte tını yakalamıştır. sesi ne bağlamaya benzemektedir ne de giara. kendine özgü ayrı bir tınısı vardır. ki çalınacak eserin makamsal özelliklerine görede akord sistemi farklılık göstermektedir. ama genellikle iki çeşit akort kullanılmaktadır.

    üç tellidir.en alt telin la sesine göre orta ve üst teller aynı sese çekilir. çalım tekniği olarak mızrap yerine gitar vari tırnaklar kullanılır. en önemli olan ise sağ ve sol elin uyumunu sağlamaktadır. sağ el arpej atarken ona uygun hızda sol el notalar üzerinde dans etmesi gerekir. erkan oğur der ki: 'kopuzu elime alınca hayatımda ki müzik anlayışı değişti.'
    (telvin, 15.12.2004 19:53)
  3. bağlamanın evrim geçirmemiş halidir.
    (dünyayı kurtaran adam, 31.07.2008 11:27)
  4. en eski milli musiki aletidir. divân-ü lugâti’t-türk’te adı geçer. kopuz hakkındaki en kapsamlı bilgileri radloff verir.
    eski uygur metinlerinden anladığımız kadarıyla bu milli saz, 16. asırda da orta asya türkleri arasındaki yerini korumuştur.
    kitâb-ı dede korkut ‘ta her ozanı mutlaka elinde bir kopuzla görüyoruz. gülşehri’nin mantıku’t- tayr mesnevisinde, germiyanlı şeyhi’nin husrev-ü şîrin’inde, revâni’nin işretnâme’sinde ve Âşık çelebi tezkiresinde de kopuzun adı geçiyor.
    17. yüzyıldan sonra edebiyatımızda kopuza ve kopuzculara pek rastlamıyoruz. es’ad efendi’nin lehçetü’l-lûgat eserindeki bilgilere göre kopuzun 18. yüzyılda anadolu’da hâlâ tanındığını ama artık eski şöhretini koruyamadığını anlıyoruz.


    fuat köprülü, edebiyat araştırmaları-1
    (hürrem, 21.12.2008 12:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil