kentin göbeğinde cristiana diye özerk bir bölge vardır.
bu bölgeye hükümet ve polis hiçbir şekilde müdahale edemez.
küçük amsterdamdır. uyuşturucu ot satılan pazaryeri prefabrike ev ve işyerlerinde oluşan içinde çingene ve o tür gezginleri yaşadığı bölümleri bulunan yerdir.
(bkz. gittim gördüm) (bkz. white widow) (bkz. amsterdam)
hz. muhammed hakkındaki aşırı saçma karikatür olayından sonra göbeğine görkemli bir cami dikilmesi (islam alemine hediye olaraktan) gündeme gelen şehirdir..
hastası olduğum, "avrupanın sarhoş başkenti" tanımını hak eden, danimarka başkenti. küçük deniz kızı, tivoli, black diamond, stroget, nyhavn, christiania ve tabi ki kriterleriyle ünlüdür. evet dört bucağını seven eleven sarmıştır ama bir tane bile starbucks, gloria jeans hatta citibank bulamazsınız, bu da pek düşündürücüdür. oldukça pahalıdır, bu bağlamda almanya cennet gibi gelir insana, herkes tuborg veya carlsberg içer, bazı cinsler de (bkz: excalibur) inatla heineken ve guiness içmeye devam eder. yazık ki bira da oldukça pahalıdır, su gibi tüketilmesine rağmen. herkesin bisikleti vardır kimsenin arabası yoktur, bir türk için bisiklet de araba da sürmesi bir sinir harbidir, araba sürerken yeşil yansa bile geçememek, bisiklet sürerken sağa solla elle sinyal vermek, ışıklarda durmak, ters yönden gidememek, yaya iken gecenin ikisinde bırak arabayı insan bile yokken ışıkta beklemek kriz geçirtir insana. herkes mükemmel ingilizce konuşur, fransa almanya italya gibi aksan durumu yoktur.
nüfusunun %25inin suç mağduru olduğu danimarka şehri. çok fazla gezilecek bir yeri yoktur. bisiklet yaygındır. danimarkalıların ırkçı olduğu gibi yaygın bir kanaat bulunsa da elinizde haritayla dolaşırken siz sormadan birçok kişi yardıma ihtiyacınız olup olmadığını sorabilir. ayrıca çantamdaki türk bayrağı nedeniyle danimarkalı gençlerden küfür yediğim bir şehirdir.
tren istasyonunda 2006 yazında çaldırdığım cüzdanım bir sene sonra bulunup türkiye'ye gönderilmiştir. burdan danimarka emniyet teşkilatını tebrik ediyorum.
otobüs durağına bir kasa bira yığıp demlenen birilerini de görebileceğiniz bir şehirdir. otobüs şöforleri de hippiler hindular ve zencilerden oluşur. ayrıca eğer otobüse biniyorsanız en az 5 ytleyi gözden çıkarmanız gerekir(25 ytle çıktığı da görülmemiş şey değildir.) en ucuz ulaşım arası bisiklettir
yiyecek bakımından türkiyekilerden daha ucuz olabilen marketler vardır ama eğer yanlış bir markete girerseniz katmerli fiyatlarla da karşılaşabilirsiniz. en pahalı şey ulaşımdır.
sokakta yürüyen kızlar reklam panolarındaki model kızlardan daha güzellerdir. mamafih zerre kaprisler bulundurmazlar bünyelerinde. burnu havada bir kız göremezsiniz, ha eğer görürseniz bilin ki büyük ihtimal o kız türktür.
garip bir dil konuşulur burda.(bkz: danca) 'ö' ve 'ğ' çok kullanılır . insanlar ağızlarında sanki sıcak bişey varmış gibi konuşurlar. "hvidovre" diye yazılan bir yeri "bilöğğ" diye okubilirler, şaşırtırlar.
velhasılı kelam masal gibi bir şehirdir kopenhag.
havaalanında sizi "welcome to wonderful copenhagen" yazısı karşılar.. sevimli bir avrupa başkenti olmasının dışında aslında o kadar harikulade bir şey yoktur..
şehirde ilk dikkati çeken şey inanılmaz bisiklet kullanımıdır.. öyle ki hemen her sokakta belediyeye ait park etmiş bisikletler vardır.. isteyen oradan bir bisiklet temin edip istediğiniz kadar dolaşıp sonra yine bir park yerine bisikleti bırakabilirsiniz.. bisiklet kullanımı ücretsiz tabi..
şehir meydanında renkli tabelalar arasında carlsberg tabelası dikkatinizi çeker.. yalnız burada her zamankinden farklı olarak "probably the best beer in town" yazar..
ünlü denizkızı heykeli aslında miniciktir ve şehir merkezinin dışında yer alır.
tivoli dev bir panayırı andırır..
bir de kızları acayip güseldir..
yollarda araç yolu yaya yolu ve bisiklet yolu olarak üçe ayrılmıştır. polisleri arabalarını temizlerken birasını rahatlıkla arabanın üzerine koyabilir ve her 3-4 hamleden sonra bir fırt alırlar. halkı gayet saygılıdır ki sadece birkaç saniye göz göze geldiğinizde ya kafalarıyla ya da direk hi diye seslenirler bir süre sonra tik olur ve herkese hi diye seslenebilinir. yani bize göre değildir. pek çok evde çamaşır makinası olmadığından her apartmanın altında ortak çamaşır makinası vardır. liselerde bile bozuk para ile çalışan bira makinalar olan ve en güzel her cuma carlsberg'in at arabası yola cıkar ve insanlara bedava tahta bardakda bira dağıtırlar. pek rağbet almasada turistler için inanılmaz bir fotoğraf çekilesi andır. pizzaları güzel dönerleri berbat olan, havasındanmıdır nedir bütün kızlarının güzel olduğu şehir.
havalimanına inip, kopenhag yönüne giden trene değil de, lund yönüne ve cennet ülke isveç'e gidilmesi ile geride bırakılması gereken şehir. acı ama ırkçılık ve neo nazilik had safhada olup, aslında biz kuzeyliyiz, hoşgörülüyüz diyen bir çok vatandaşı bile pis göçmen triplerinde insanlarla muhattap olabilir... hatta bunu oradaki kıdemli göçmenler de yapar, orası daha da komiktir...